Sonu UĞA ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "uğa" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu uğa ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında uğa olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde uğa olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

EŞEKCUĞA

7 harfli kelimeler

HASBUĞA, KANCUĞA, MURTUĞA, TUSBUĞA

6 harfli kelimeler

DARUĞA, LAPUĞA

4 harfli kelimeler

BUĞA, ÇUĞA, DUĞA, YUĞA

3 harfli kelimeler

UĞA

Bazı kelimelerin anlamları

UĞA

Ona.

LAPUĞA

Şiş ya da ağrıyan yerlere konulan lapa : Keten tohumu lapuğası koydum.

EŞEKCUĞA

Mantar denilen bitki.

HASBUĞA

Kırklareli şehrinde, Vize ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

ÇUĞA

Cesur, kahraman.

DARUĞA

Askeri vali.

KANCUĞA

Terki.

YUĞA

Yufka.

MURTUĞA

Unu yağda kavurarak yapılan şekersiz helva.

BUĞA

Yerden 5-10 santim yükselen başı top ince bir bitki. Boğa. Buna. Eski türkçe buka: boğa. Buna (işaret zamiri yaklaşma hâli).

TUSBUĞA

Kaplumbağa.

DUĞA

Ispanaklı yoğurt çorbası. Dua.

  -   -   -  

Anlamında UĞA bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde UĞA geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DALKAVUKÇA

Dalkavuk gibi, yaltakça. (dalkavu'kça) Dalkavuğa yakışır bir biçimde, yaltakça.

ÇOĞUNLUKLA

Çoğunluğa dayanılarak, ekseriyetle. Genellikle.

AĞIRLAMAK

Konuğa saygı göstererek onun her türlü rahatını, gereksinimini sağlamak, ikram etmek, izaz etmek.

AŞILAMAK

Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. Başkasına hastalık geçirmek.

ÇOCUKLAŞMAK

Çocuk gibi davranışlarda bulunmak. Çocuğa benzer durum almak.

ANGARYA

Bir kimseye veya bir topluluğa zorla, ücret vermeden yaptırılan iş, yüklenti. Kölelik düzeninde köylünün derebeyine yaptığı zorunlu ücretsiz hizmet. Usandırıcı, bıktırıcı, zorla yapılmış olan iş. Savaş durumundaki bir devletin, kendi sularındaki yabancı bir devletin ticaret gemilerine el koyarak bunlardan yararlanması. Olağanüstü durumlarda veya sıkıyönetimde devletin vatandaşlara ait taşıtlara el koyması. Bir kişiye görevi dışında yaptırılan iş.

DIŞLANMAK

Dışarıda tutulmak, bir yere veya topluluğa alınmamak.

ÇEKEL

Küçük çapa. Üvendirenin alt ucunda bulunan, pulluğa yapışan toprağı ayırmaya yarayan demir bölüm.

BURUKSU

Buruğa benzer, buruk gibi.

DERE

Genellikle yazın kuruyan küçük akarsu. Damlarda yağmur sularını toplayarak oluğa veren çinko veya kiremit yol. İki dağ arasındaki uzun çukur.

ATKI

Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.

DADI

Evlerde çocuğa bakan kimse, daye.

AŞILAMA

Aşılamak işi, telkih. Yeni aşılanmış ağaç. Aşılanmış (ağaç). Bu yolla elde edilmiş. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katma. Bitkilerin aşı yoluyla üretilmesi, ilkah.

ÇOCUKSU

Çocuk gibi, çocukça olan, çocuğa benzeyen. Çocuğa benzer bir biçimde.

BABA

Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.

ÇOCUKÇA

Çocuğa yakışan, çocuk gibi. (çocu'kça) Çocuğa yakışır bir biçimde.

ANKASTRE

Bir oyuğa, yuvaya yerleştirilmiş (tesisat).

ÇÖKÜNTÜ

Çökme. Çoğunluğa ilişkin satın alma gücünün durması, satış değerlerinin düşmesi, çalışma gücünün azalması vb. sebeplerle ortaya çıkan ekonomik durum, bunalım, kriz, depresyon. Jeolojik bir olay sonunda oluşan toprak çöküklüğü. Çöken şeylerin kalıntısı, enkaz. Suyun dibine çöken şeyler.

CENNET

Dinî inanışlara göre imanlı, dünyada iyi işler yapmış kimselerin öldükten sonra sonsuz bir mutluluğa kavuşacakları yer, uçmak, behişt. Herhangi bir şeyden fazlasıyla bulunan yer. Çok güzel, huzur veren (yer). Herhangi bir şeyin kolayca yapıldığı yer.

DİNLETİ

Sanat eserlerini bir topluluğa çalma veya söyleme, konser.