Kelimeler arşivinde; içinde "uğu" olan, toplam 302 tane kelime bulunuyor. İçerisinde uğu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu uğu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında uğu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ORMANTAVUĞUGİLLER
KIRLANGIÇKUYRUĞU, MEHMETDEDEOBRUĞU
ATKUYRUĞUGİLLER, AYRULDUĞUNLAYIN
BUĞULANABİLMEK, BUĞULANIVERMEK, KAYINNAYUMRUĞU, KAYNANAYUMRUĞU, SARIMSAHGABUĞU, SUTAVUĞUGİLLER, UĞURLANABİLMEK, UĞURLAYABİLMEK
BEKTAŞİKAVUĞU, BUĞULANDIRMAK, BUĞULANABİLME, BUĞULANIVERME, BUĞULAŞTIRICI, BUĞULAŞTIRMAK, DEĞİRMENOLUĞU, DERBENTOBRUĞU, MİSİRKATAVUĞU, SIYIRDIMOLUĞU, TEPETOMURCUĞU, TERAZİKUYRUĞU, UĞURBÖCEKLERİ, UĞURLANABİLME, UĞURLAYABİLME
ASLANKUYRUĞU, BUĞULANDIRMA, ÇOBANTUZLUĞU, KATIRKUYRUĞU, KÖPEKKUYRUĞU, SIÇANKUYRUĞU, SIĞIRKUYRUĞU, TAVUSKUYRUĞU, TİLKİKUYRUĞU, BELSOĞUKLUĞU, ÇERKEZTAVUĞU, FINDIKKABUĞU, KADINTUZLUĞU, BUĞULAŞTIRMA, BUĞULUKAYNAK, DİLKİGUYRUĞU, DİREZİÇUBUĞU, DOMUZKUYRUĞU, MAĞARAOBRUĞU, OĞLANBONCUĞU, SIĞIRGUYRUĞU, TAVŞANTOPUĞU, TUYLUMLUĞUNA, TÜLKÜGUYRUĞU, YILANKUYRUĞU, YUĞURTÇİÇEĞİ
BÖCEKKABUĞU, FAREKUYRUĞU, MISIRTAVUĞU, CUĞURDATMAK, CUĞUZLANMAK, ÇALIBONCUĞU, ÇELİKPAMUĞU, ÇUĞUNDURMAK, DENİZKABUĞU, DEREKUTUĞUN, DOŞANTOPUĞU, GURTMUNCUĞU, KABUĞUKALIN, KEDİKUYRUĞU, KUYRUĞUEĞRİ, MUĞURLANMAK, NİŞANÇUBUĞU, PAPAZTAVUĞU, SARUĞUBURMA, SIHIBONCUĞU, TAZIBONCUĞU, TAZİBONCUĞU, TEPEKUTUĞUN, TOKATTAVUĞU, TOSBASOLUĞU, UĞULTUÖNLER, UĞURLAYINCA, UĞURLUPINAR, VARDUĞUNDAN, YABANTAVUĞU, Devamını Oku »»
BUĞULANMAK, BUĞULAŞMAK, UĞURLANMAK, UĞURSUZLUK, AHMETOLUĞU, BOĞAZOLUĞU, BUĞUNUKLUK, BUĞURSAMAK, BUNCACUĞUM, CUĞULLAMAK, CUĞURLAMAK, ÇUĞULLAMAK, ÇUĞUNLAMAĞ, ÇUĞUTLAMAK, DENİZOLUĞU, DİŞBOŞLUĞU, DUMANOLUĞU, HOŞDUĞUNAN, KAVAKOLUĞU, KAVALOLUĞU, KUŞKUYRUĞU, KUYRUĞUÖLÜ, KUYRUĞUÖRÜ, OCAKTAVUĞU, ÖLÜKUYRUĞU, PUĞURSAMAK, SİRKUYRUĞU, UĞUMLANMAK, UĞUNDURMAK, UĞURBÖCEĞİ, Devamını Oku »»
ATKUYRUĞU, BUĞULAMAK, BUĞULANIŞ, BUĞULANMA, BUĞULAŞMA, UĞULDAMAK, UĞURLAMAK, UĞURLANIŞ, UĞURLANMA, UĞURLAYIŞ, UĞURLUDAĞ, UĞURSAMAK, İTKUYRUĞU, BUĞURÖREN, BUĞURTLEN, BUĞUSAMAK, BUNUĞULAN, ÇİLBOZUĞU, ÇUĞURTMAK, DİNDORUĞU, EVKUTLUĞU, İBİTAVUĞU, KABUĞUMSU, KANDADUĞU, OLDUĞUNCA, OYÇOKLUĞU, SOVUĞURAK, SUCULLUĞU, SUÇULLUĞU, UĞULLEMEK, Devamını Oku »»
BUĞULAMA, UĞULDAMA, UĞULTULU, UĞURLAMA, UĞURSAMA, BUĞULKAN, BUĞURLAR, BUĞURSAK, CUĞUTMAK, CUĞUZLUK, ÇUĞUNCAK, ÇUĞUNMAK, ÇUĞURMAK, ÇUĞUTMAK, DİŞOYUĞU, DUĞURCUK, İTBORUĞU, KAMUCUĞU, KUĞURMAK, KUĞUŞMAK, KUŞLUĞUN, KUYRUĞUL, SUBOĞUĞU, SUBUĞUSU, SUĞULMAK, SUĞUMSUZ, SULULUĞU, SUTAVUĞU, SUUÇDUĞU, SUUÇTUĞU, Devamını Oku »»
UĞUNMAK, UĞURLUK, UĞURSUZ, BUĞUEVİ, BUĞUNAK, BUĞUSAK, DUĞUŞAĞ, KUĞUKÖY, KUĞURUK, SOYRUĞU, SUĞULYA, SUOLUĞU, ŞUĞUMAK, TANUĞUR, TUĞULGA, UĞUKUŞU, UĞUMSUZ, UĞUNMAH, UĞURALP, UĞURATA, UĞURCAN, UĞURCUK, UĞURHAN, UĞURKAN, UĞURKÖY, UĞURLAR, UĞURMAK, UĞUROVA, UĞURSAK, UĞURSAL, Devamını Oku »»
BUĞULU, UĞULTU, UĞURLU, ABUĞUN, ALDUĞU, GUĞUÇİ, PUĞUNT, UĞUKUŞ, UĞUMAK, UĞUMLU, UĞUNMA, UĞUNUK, UĞURAL, UĞURAY, UĞURCA, UĞUREL, UĞUROL, UĞURRU, UĞURUN
BUĞUR, BUĞUZ, BUĞUM, BUĞUN, CUĞUL, CUĞUN, CUĞUR, CUĞUŞ, CUĞUZ, ÇUĞUL, ÇUĞUR, DUĞUN, KUĞUK, KUĞUN, PUĞUR, PUĞUT, SUĞUM, SUĞUR, ŞAUĞU, ŞUĞUL, UĞUNT, UĞURA
BUĞU, KUĞU, UĞUR, UĞUT, CUĞU, ÇUĞU, HUĞU, PUĞU, UĞUK, UĞUM, UĞUZ, YUĞU
UĞU
UĞU
Baykuş. Boş, ıssız: Pınar uğu değil, sonra gidersin.
SUTAVUĞUGİLLER
(Rallidae),iyi bilinen türleridir. Bitki, böcek v.b. yerler.
BUĞULANIVERMEK
Çabucak buğulanmak.
BUĞULANDIRMAK
Buğulanmasına yol açmak.
UĞURLAYABİLMEK
Uğurlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
SARIMSAHGABUĞU
Kadınların büründüğü kalın, ak örtü.
ATKUYRUĞUGİLLER
Eğrelti otugillerden, örneği atkuyruğu olan bir bitki familyası.
BUĞULANABİLMEK
Buğulanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
UĞURLANABİLMEK
Uğurlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAYNANAYUMRUĞU
Kaktüs. Bir çeşit kaktüs.
KAYINNAYUMRUĞU
Yazma kenarına boncuklarla yapılan bir oya türü. (Uluğbey Senirkent Isparta).
KIRLANGIÇKUYRUĞU
Hayvanın kulağını delerek yapılmış olan işaret.
MEHMETDEDEOBRUĞU
Çorum ilinde, Dodurga ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ORMANTAVUĞUGİLLER
(Tetraonidae),iyi bilinenleridir.
BEKTAŞİKAVUĞU
Büyük ve güzel çiçekler veren, ılık iklimlerde yetişen bir kaktüs (Echinocactus).
AYRULDUĞUNLAYIN
Ayrıldığı gibi, ayrıldığı vakit.
Bu bölümde tanımı içerisinde UĞU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
ADIMLIK
Adım uzunluğunda olan.
ABARTILI
Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
ADIMSAYAR
Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABARTISIZ
Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
ADRES
Bir kimsenin oturduğu yer, bulunak. Hedef gösterilen yer. Bir kimsenin sık olarak gittiği yer. Kurum ya da kuruluşun bulunduğu yer.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.