Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ula" olan, toplam 130 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ula ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ula olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ula olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DİSKOBLASTULA, NEOTROMBİCULA
EKZOKUTİKULA, ENDOKUTİKULA, EUTROMBİCULA
EPİKUTİKULA, PARENŞİMULA, RHODOTORULA, SUBKUTİKULA, TEREBRATULA
İNCUNABULA, KORPUSKULA, KUKUPAPULA, TROMBİCULA
ÇARAMBULA, ÇIRIMBULA, HANSENULA, KARUNKULA, KLAVİKULA, MANDİBULA, TARANTULA, TRABEKULA, UNGUİKULA, VALLEKULA
BLASTULA, GASTRULA, GLANDULA, HABENULA, HULAHULA, İSLİKULA, KARACULA, KARAGULA, KARAKULA, KOMATULA, KUTİKULA, KÜTİKULA, PELİKULA, RADİKULA, RETİNULA, SİLİKULA, VARAKULA, VETOĞULA
MUŞMULA, ACABULA, ALABULA, ANAVULA, BARBULA, CINCULA, CUMCULA, DADDULA, FOSSULA, FURFULA, FURKULA, GUNGULA, GURZULA, KAMBULA, KANNULA, KAPSULA, KULKULA, KUNKULA, LİNGULA, PANKULA, PLAGULA, PLANULA, PLUMULA, SELLULA, SERPULA, SKAPULA, SKOPULA, SPATULA, VALVULA, ZONGULA
ÇAPULA, HEYULA, MORULA, PUSULA, SAÇULA, TATULA, ARKULA, BUGULA, CABULA, CAPULA, COBULA, FABULA, FASULA, FİBULA, GEMULA, GUGULA, HACULA, İNSULA, KAKULA, KUKULA, KUMULA, KUPULA, LİGULA, LUNULA, MAKULA, MAMULA, MUTULA, NEBULA, NUCULA, ÖZKULA, Devamını Oku »»
ABULA, ALULA, ASULA, UVULA
BULA, KULA, CULA, GULA, HULA, LULA, TULA, VULA, YULA, ZULA
ULA
ULA
Muğla iline bağlı ilçelerden biri.
İNCUNABULA
Batıda 1500 yılına değin basılan kitaplara verilen genel ad.
TEREBRATULA
Kolsu ayaklılar (Brachiopoda) dalından, kabukları uzun, Akdeniz ve Atlantik Okyanusu'nda yaşayan türleri olan bir cins. (Terebratula), Kolsu-ayaklılar (Brachiopoda) dalından bir yumuşakçamsı cinsi. Kabukları uzuncadır. Akdeniz ve Atlantik Okyanusunda bulunur. Kolsu ayaklılar (Brachiopoda) şubesinden, kabukları uzun, Akdeniz ve Atlas Okyanusu'nda yaşayan türleri olan bir cins.
SUBKUTİKULA
İplik kurtlarında olduğu gibi, kutikulanın alandaki epidermis.
EKZOKUTİKULA
Eklem bacaklıların kutikulasının esas tabakası. Kabuklularda kalsiyum tuzları kapsayan kalın ve sert tabaka. Kabuklu hayvanlarda kalsiyum tuzları kapsayan kalın ve sert tabaka.
KUKUPAPULA
Saklambaç oyunu.
PARENŞİMULA
Boşluğu jelatinimsi bir bağ dokusu ile dolu olan, kamçılı bir sünger larvası. Boşluğu jelatinimsi bir bağ dokusuyla dolu olan kamçılı bir sünger larvası.
EPİKUTİKULA
Eklem bacaklıların dış iskeletinde en dıştaki ince ve vakslı tabaka.
DİSKOBLASTULA
Kanatlıların embriyolojik gelişmelerinde morulayı izleyen evredeki blastula. Disk biçimindeki blastoderm tabakası gelişerek diskoblastulayı biçimlendirir.
ENDOKUTİKULA
Eklem bacaklıların kutikulasının en iç tabakası.
ÇARAMBULA
Ateş böceği.
EUTROMBİCULA
Trombicula cinsinde bulunan alt cins.
TROMBİCULA
Trombiculidae ailesinde, Eutrombicula ve Leptotrombidium olmak üzere iki alt cinsi bulunan, larvalarına şigger adını alan ve ısırıkları insan dâhil birçok omurgalıda dermatitise neden olan, kimi türleri Asya ve Pasifik ülkelerinde fundalık tifüsünü yayan bir akar cinsi.
KORPUSKULA
Cisimcik. Korpuskulumun çoğulu.
NEOTROMBİCULA
Trombiculidae ailesinde bulunan akar cinsi.
RHODOTORULA
Et ve süt mamulleriyle turşu gibi gıdalarda kırmızı, pembe, sarı renkli pigment oluşturarak renk bozulmasına neden olan maya cinsi.
Bu bölümde tanımı içerisinde ULA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
AFYON
Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.
ADAMCAĞIZ
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.
AGULAMA
Agulamak işi.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
AĞDALANMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalaşmaya başlamak. Ağda bulaşmak.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.
ABİS
Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.