Kelimeler arşivi içinde; başında "ula" olan, toplam 67 adet kelime bulunmaktadır. ula ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ula ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ula olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
ULAŞILABİLİRDİK
ULAŞTIRABİLMEK
ULAŞILABİLMEK, ULAŞTIRABİLME
ULAŞILABİLME
ULAŞIVERMEK, ULAŞABİLMEK
ULAŞMAKLIK, ULAŞDIRMAK, ULAŞIVERME, ULAŞTIRMAK, ULAŞABİLME, ULAMLATMAK, ULAMAYONCA
ULAŞUKLUK, ULAHLAMAK, ULAŞILMAK, ULAŞTIRMA
ULAŞILMA, ULAMAOTU, ULALTMAK, ULAŞTURU
ULANMAK, ULAŞMAK, ULALMAK, ULAKLIK, ULAKBEY, ULAŞKAN, ULAŞLAR, ULAÇKAN, ULAÇHAN, ULATMAK
ULAMIŞ, ULAŞIM, ULAŞIK, ULAŞMA, ULAŞLI, ULASIR, ULARCA, ULAOTU, ULANTI, ULANMA, ULAŞTI, ULAMAN, ULAMAK, ULALAR, ULAKLI, ULAHÇA, ULAĞAT, ULAÇLI, ULACIK
ULAYU, ULAŞU, ULAŞI, ULAMA, ULALI
ULAŞ, ULAR, ULAN, ULAM, ULAK, ULAH, ULAĞ, ULAF, ULAÇ, ULAY
ULA
ULA
Muğla iline bağlı ilçelerden biri.
ULAŞILABİLİRDİK
Bir soruşturu ya da görüşmede kendilerinden bilgi alınacak olan yanıtlayıcıların alanda bulunma ya da elde edilme olanağı.
ULAŞTIRMAK
Ulaşmasını sağlamak.
ULAŞMAKLIK
Vuslet, kavuşma.
ULAŞIVERMEK
Çabucak veya kısa sürede ulaşmak.
ULAMAYONCA
Sulak yerlerde yetişen bir çeşit ot.
ULAŞUKLUK
Akrabalık, karabet, yakınlık.
ULAŞILABİLME
Ulaşılabilmek işi.
ULAŞIVERME
Ulaşıvermek işi.
ULAŞDIRMAK
Ulaştırmak; yetiştirmek.
ULAŞABİLMEK
Ulaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ULAŞTIRABİLMEK
Ulaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
ULAŞABİLME
Ulaşabilmek işi.
ULAŞTIRABİLME
Ulaştırabilmek işi.
ULAMLATMAK
Başkasının malını parasını yemek, yutmak.
ULAŞILABİLMEK
Ulaşılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde ULA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AFERİN
Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AGULAMA
Agulamak işi.
AĞDALANMAK
Ağda durumuna gelmek, ağdalaşmaya başlamak. Ağda bulaşmak.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
ABİS
Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.
ACIMA
Acımak durumu. Başka bir kimsenin veya canlının mutsuzluğuna karşı duyulan üzüntü, merhamet.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ADAMCIL
İnsandan ürkmeyen, insana alışmış olan, insana sokulan, sıcakkanlı, munis.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ADAMCAĞIZ
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
AFYON
Olgunlaşmamış haşhaş kapsüllerine yapılmış olan çiziklerden sızan, güçlü bir zehir olmakla birlikte içinde morfin, kodein vb. uyuşturucular bulunan madde.
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
AFET
Çeşitli doğa olaylarının sebep olduğu yıkım. Çok kötü. Hastalıkların dokularda yaptığı bozukluk. Güzelliği ile insanı şaşkına çeviren, aklını başından alan kadın. Kıran.