TAF ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "taf" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. taf ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında taf olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde taf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

6 harfli kelimeler

PARTAF, PASTAF, ŞANTAF

5 harfli kelimeler

MUTAF, KUTAF, MATAF, ŞATAF

4 harfli kelimeler

İTAF

3 harfli kelimeler

TAF

Bazı kelimelerin anlamları

TAF

Bul, ara.

MUTAF

Keçi kılından hayvan çulu, yem torbası vb. dokuyan kimse. Keçi kılından dokunmuş veya örülmüş çul, çuval, yem torbası vb. şey.

İTAF

Arapça kökenli ithâf: ithaFar.

ŞANTAF

Çalım, süs.

KUTAF

Köpek yavrusu.

ŞATAF

Çalım, süs. 1.Neşe. 2.Güleç. 1.Asmanın son üzümü. 2.Ağaçların zamansız meyvesi. Güler yüzlü, neşeli.

MATAF

Çeşit çeşit eşya.

PARTAF

Çabalama.

PASTAF

Abartı, büyütme. Yalan, uydurma. Alay.

  -   -   -  

Anlamında TAF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde TAF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ŞİRPENÇE

Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin iltihaplanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların sebep olduğu bir kan çıbanı, kızılyara, aslanpençesi.

AYRINTILI

Ayrıntısı olan, teferruatlı, tafsilatlı, detaylı, mufassal, ince, uzun. Ayrıntılara girerek.

MUTANTAN

Görkemli, şatafatlı.

ÇALIM

Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.

METAFİZİKÇİLİK

Metafizikçinin işi veya mesleği.

METAFİZİKÇİ

Metafizik ile uğraşan kimse.

CAFCAF

Gösteriş, şatafat. Ağız kalabalığı ile bir şeyi elde eden, şirret.

AĞAÇÇIK

Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.

KARAYEMİŞ

Taflan.

HOŞLUK

Hoş olma durumu, letafet.

ÇALIMLI

Gösterişli, kurumlu, afralı tafralı. Başı yüksek, yapısı dar gemi.

LÜKS

Giyimde, eşyada, harcamada aşırı gitme, gösteriş, şatafat. Aydınlatma ölçü birimi. Aşırı, fazla. Hava basınçlı bir tür petrol lambası, lüks lambası. Gösterişli, şatafatlı. Gereksinim dışı olan.

BUTAFORCULUK

Butaforcunun yaptığı iş.

MECAZ

Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz. Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.

GÖRKEM

Göz alıcı ve gösterişli olma durumu, gösteriş, debdebe, ihtişam, tantana, haşmet, şatafat, şaşaa. Büyüklük.

AYRINTI

Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.

GÖRKEMLİ

Büyüklüğü, görünüşü ve güzelliğiyle görenleri etkileyen, gösterişli, debdebeli, haşmetli, ihtişamlı, muhteşem, şaşaalı, şatafatlı, tantanalı, anıtsal. İri yapılı, iyice serpilmiş.

ABRAZONLU

Gösterişli, şatafatlı, oynak: Fatma çok abrazonludur.

DOĞAÖTESİ

Duyularımızla algılayamadığımız varlıkların sebeplerini ve temellerini araştıran felsefe, fizikötesi, metafizik. Akıl ve sezgiyle elde edilen ilk ilkeleri veya mutlak bilgiyi konu alan felsefe, fizikötesi, metafizik. Bu felsefeyle ilgili olan.

CAFCAFLI

Gösterişli, fazla şık, şatafatlı. Karışık, gürültülü patırtılı, tehlikeli.