Kelimeler arşivi içinde; sonunda "taf" olan, toplam 9 adet kelime bulunmaktadır. Sonu taf ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında taf olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde taf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PARTAF, PASTAF, ŞANTAF
MUTAF, KUTAF, MATAF, ŞATAF
İTAF
TAF
TAF
Bul, ara.
PARTAF
Çabalama.
KUTAF
Köpek yavrusu.
MATAF
Çeşit çeşit eşya.
ŞATAF
Çalım, süs. 1.Neşe. 2.Güleç. 1.Asmanın son üzümü. 2.Ağaçların zamansız meyvesi. Güler yüzlü, neşeli.
PASTAF
Abartı, büyütme. Yalan, uydurma. Alay.
MUTAF
Keçi kılından hayvan çulu, yem torbası vb. dokuyan kimse. Keçi kılından dokunmuş veya örülmüş çul, çuval, yem torbası vb. şey.
ŞANTAF
Çalım, süs.
İTAF
Arapça kökenli ithâf: ithaFar.
Bu bölümde tanımı içerisinde TAF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HOŞLUK
Hoş olma durumu, letafet.
KARAYEMİŞ
Taflan.
MECAZ
Bir ilgi veya benzetme sonucu gerçek anlamından başka anlamda kullanılan söz. Bir kelimeyi veya kavramı kabul edilenin dışında başka anlamlara gelecek biçimde kullanma, metafor.
AYRINTILI
Ayrıntısı olan, teferruatlı, tafsilatlı, detaylı, mufassal, ince, uzun. Ayrıntılara girerek.
LÜKS
Giyimde, eşyada, harcamada aşırı gitme, gösteriş, şatafat. Aydınlatma ölçü birimi. Aşırı, fazla. Hava basınçlı bir tür petrol lambası, lüks lambası. Gösterişli, şatafatlı. Gereksinim dışı olan.
CAFCAF
Gösteriş, şatafat. Ağız kalabalığı ile bir şeyi elde eden, şirret.
METAFİZİKÇİLİK
Metafizikçinin işi veya mesleği.
GÖRKEM
Göz alıcı ve gösterişli olma durumu, gösteriş, debdebe, ihtişam, tantana, haşmet, şatafat, şaşaa. Büyüklük.
MUTANTAN
Görkemli, şatafatlı.
CAFCAFLI
Gösterişli, fazla şık, şatafatlı. Karışık, gürültülü patırtılı, tehlikeli.
AYRINTI
Bir bütünün önemce ikinci derecede olan ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat, detay. Edebiyat veya sanat eserlerinde bir bütünün ögelerinden her biri, teferruat, tafsilat. Bir tiyatro eserinde ana düşünceye yardımcı olan kelime, cümle veya eşya.
ÇALIMLI
Gösterişli, kurumlu, afralı tafralı. Başı yüksek, yapısı dar gemi.
METAFİZİKÇİ
Metafizik ile uğraşan kimse.
ŞİRPENÇE
Deri altı hücre dokusunun ve yağ bezlerinin iltihaplanmasından oluşan, genişlediğinde çok tehlikeli olabilen, stafilokokların sebep olduğu bir kan çıbanı, kızılyara, aslanpençesi.
ÇALIM
Karşıdakini etkilemek amacıyla yapılmış olan abartılı davranış, kurum, caka, afra tafra, afur tafur, zambır. Geminin su kesiminden aşağı bölümünün baş ve kıç bodoslamasına doğru darlaşması. Bir oyuncunun topu elinden veya ayağından kaçırmadan karşısındaki oyuncuları kıvrak hareketlerle geçmesi. Biraz benzeme, andırma. Menzil, erim. Kılıcın keskin yanı.
AĞAÇÇIK
Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.
DOĞAÖTESİ
Duyularımızla algılayamadığımız varlıkların sebeplerini ve temellerini araştıran felsefe, fizikötesi, metafizik. Akıl ve sezgiyle elde edilen ilk ilkeleri veya mutlak bilgiyi konu alan felsefe, fizikötesi, metafizik. Bu felsefeyle ilgili olan.
BUTAFORCULUK
Butaforcunun yaptığı iş.
ABRAZONLU
Gösterişli, şatafatlı, oynak: Fatma çok abrazonludur.
GÖRKEMLİ
Büyüklüğü, görünüşü ve güzelliğiyle görenleri etkileyen, gösterişli, debdebeli, haşmetli, ihtişamlı, muhteşem, şaşaalı, şatafatlı, tantanalı, anıtsal. İri yapılı, iyice serpilmiş.