SEP ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "sep" olan, toplam 89 adet kelime bulunmaktadır. sep ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu sep ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde sep olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SEPETLEYEBİLMEK

14 harfli kelimeler

SEPETLEYEBİLME

12 harfli kelimeler

SEPLEŞTİRMEK

11 harfli kelimeler

SEPETLENMEK, SEPETKEMİĞİ, SEPENEKIRAN

10 harfli kelimeler

SEPİLENMEK, SEPETLENME, SEPETLEMEK, SEPETKULPU, SEPETÇİLİK, SEPİLETMEK, SEPELEMEYH, SEPTİLLİON

9 harfli kelimeler

SEPELEMEK, SEPTİSİZM, SEPDÜRMEK, SEPETTOPU, SEPTİSEMİ, SEPETLEME, SEPLENMEK, SEPETLEĞİ, SEPETLEĞE, SEPTİRMEK, SEPİCİLİK, SEPELEMEĞ, SEPİLEMEK, SEPİLENME, SEPPETMEK

8 harfli kelimeler

SEPİTMEK, SEPKİNTİ, SEPLEMEK, SEPİRMEK, SEPİKÜPÜ, SEPİLEME, SEPİŞMEK, SEPİLMEK, SEPİNMEK, SEPİŞKEN, SEPGEYEN, SEPETSİZ, SEPETLİK, SEPETLİG, SEPETLEK, SEPETÇİK, SEPENLİK, SEPTALİS, SEPELEME, SEPTİSİT, SEPTULUM

7 harfli kelimeler

SEPKMEK, SEPMECE, SEPMEYH, SEPSEPİ, SEPBECE, SEPİNTİ, SEPECEK, SEPENEK, SEPEREK, SEPETLİ, SEPETÇİ

6 harfli kelimeler

SEPİLİ, SEPTUM, SEPELE, SEPTİK, SEPSİS, SEPENE, SEPMEK, SEPGİN, SEPKÜN, SEPİCİ, SEPKİN, SEPKEN

5 harfli kelimeler

SEPEN, SEPYA, SEPİT, SEPÇE, SEPEK, SEPKİ, SEPTİ, SEPLİ, SEPTA, SEPSİ, SEPHİ, SEPET

4 harfli kelimeler

SEPİ, SEPE, SEPS

3 harfli kelimeler

SEP

Bazı kelimelerin anlamları

SEP

Kırık çanak çömleği yapıştırmaya yarayan yumurta akı, kireç, süt, pamuk karışımı. Çanak, çömlek yapıştırmaya yarayan bir çeşit macun. Serpmek. Sebt, cumartesi.

SEPİLENMEK

Sepileme işi yapılmak, tabaklanmak.

SEPLEŞTİRMEK

Bölüp dağıtmak, paylaştırmak. Bölük ve benzerleri toplulukları çevreye, gereken yerlere yerleştirmek.

SEPETLENME

Sepetlenmek işi.

SEPETLENMEK

Sepetleme işi yapılmak. Bir yerden uzaklaştırılmak, kovulmak.

SEPETLEYEBİLME

Sepetleyebilmek işi.

SEPETLEYEBİLMEK

Sepetleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

SEPETKULPU

Basık kemer veya tonoz.

SEPENEKIRAN

Bir çeşit iri üzüm.

SEPELEMEK

Kısa süreler içinde ve serpinti hâlinde yağmak, dökülmek, serpelemek.

SEPİLETMEK

Deriyi tabaklatmak.

SEPETÇİLİK

Sepet yapma veya satma işi.

SEPTİLLİON

1024 sayısı.

SEPETKEMİĞİ

Kaburga kemiği, göğüs kafesi.

SEPELEMEYH

Yağmur az yağmak, çiselemek.

SEPETLEMEK

Meyve, sebze vb.ni sepete koymak, sepete yerleştirmek. Başından savmak. İşinden çıkarmak.

  -   -   -  

Anlamında SEP bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde SEP geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BASKETBOL

Beşer kişilik iki takım arasında topu 3 metre yükseklikteki karşılıklı duran ağ geçirilmiş iki sepetten birine sokup sayı kazanmak esasına dayanan bir oyun, basket, sepet topu.

ALMAÇ

Bir elektrik akımını alıp başka bir kuvvete çeviren cihaz, alıcı, reseptör.

KAP

İçi gaz, sıvı veya katı herhangi bir maddeyi alabilen oyuk nesne. Türlü şeylerin taşınması veya saklanması için kullanılan torba, kılıf, çanta, sepet, sandık vb. Kadınların giydiği kolsuz üstlük. Kapak, cilt. Kap kacak. Gövdeyi omuzların üstünden çepeçevre saracak biçimde yapılmış olan bir tür üst giysisi.

ASIL

Bir şeyin kendisi, örnek, kopya karşıtı. Gerçek, esas. Aranılan nitelikleri en çok kendinde toplamış olan. Bir şeyin temelini oluşturan, ana. Bir görevde sürekli bulunan, yedek karşıtı. Kök, köken, kaynak. Gerçeklik. Soy, nesep. (a'sıl) Gerçekten, gerçek olarak.

KAZEVİ

Saz veya kamıştan örülmüş büyük sepet.

İŞPORTA

Gezici satıcıların mallarını koymaya yarayan yayvan sepet veya bu işi gören, ona benzer araç, sergi. Açıkta yapılmış olan satış.

DEBBAĞ

Sepici.

ANLAYIŞ

Anlama işi, telakki. Anlama yeteneği, feraset, izan, zekâ. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Hoş görme, hâlden anlama. Bir toplum veya topluluktaki bireylerde görüş ve inanış etmenlerinin etkisiyle beliren düşünme yolu, düşünüş biçimi, zihniyet, mantalite.

ÇAVELA

Tutulan balıkların içine konduğu sepet, çavalye.

DÜZEN

Belli yöntem, ilke veya yasalara göre kurulmuş olan durum, uyum, nizam, sistem. Topluca ve gizlice yürütülen herhangi bir plan, dolap, komplo. Dolap, hile. Soyut ve somut nesnelerin bir sıraya, bir hedefe, bir amaca göre sıralanması, konsept. Bez dokuma tezgâhı. Toplumsal bir yapı içinde ögelerin bütüne, bütünün ögelere ve ögelerin birbirlerine göre ilişkileri. Yerleştirme, tertip. Bir devletin belli başlı ilkeleri bakımından yönetimde tuttuğu yol, yönetim biçimi, rejim. Müzik aletlerinde ses ayarı, akort. Bir kimseye, bir kuruluşa karşı toplu olarak alınan gizli karar, dolap, komplo. Alet edevat takımı.

ÇİTEN

Saman taşımak için arabalara konulan ince dallardan örülmüş büyük sepet veya çit. Kuzu ağılı.

BALSAMLI

Balsam içeren, antiseptik ve besleyici özelliği olan (ilaç, merhem vb.).

DAMACANA

Su vb. sıvıları taşımaya yarayan, dar ağızlı, şişkin karınlı, genellikle hasır veya plastik sepet içinde korunan büyük şişe.

KİRTİL

Büyük kabuklu deniz hayvanlarını avlamakta kullanılan, ince dallardan örülmüş sepet.

KAVRAM

Bir nesnenin veya düşüncenin zihindeki soyut ve genel tasarımı, mefhum, fehva, konsept, nosyon. Karın zarı, periton. Nesnelerin veya olayların ortak özelliklerini kapsayan ve bir ortak ad altında toplayan genel tasarım, mefhum, konsept, nosyon. Tutam, avuç dolusu.

DEBAGAT

Sepicilik.

KABUL

Bir şeye isteyerek veya istemeyerek razı olma. Akseptans. Konukları veya işi olanları yanına, katına alma. Bir öneriyi uygun bulma, onaylama. Bir yere alınma. Sunulan bir şeyi, armağanı alma.

KAVRAMCILIK

Kavramın, onu bildiren sözden farklı bir varlık olduğunu ve gerçeğin zihinde bulunmadığını ileri süren öğreti, konseptüalizm.

GÖRÜŞ

Görme işi. Cezaevi veya hastanedeki birine yapılmış olan ziyaret. Gözle bir şeyi algılama yetisi. Benzerlerinden ayıran özellik, konsept. Bir olay, varlık veya düşünce üzerinde varılan yargı, fikir.

ANTİSEPTİK

Antisepsi yapmak için kullanılan (madde). Antisepsi özelliği olan (madde).