Kelimeler arşivi içinde; sonunda "rad" olan, toplam 14 adet kelime bulunmaktadır. Sonu rad ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında rad olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde rad olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PLANTİGRAD, UNGULİGRAD
ONURAD, TETRAD
AVRAD, FARAD, MİRAD, MURAD, SARAD, SERAD, TİRAD
GRAD, İRAD
RAD
RAD
Absorblanmış doz birimi; herhangi bir maddeye aktarılan radyasyon enerjisini ya da dozunu göstermede kullanılır, l rad ışınlanan maddenin l kg'ına 100 Jüllük enerji veren radyasyon miktarı, l rad= 100 Gy. Maddeye aktarılan özgül enerji, kerma ve soğrulma dozunun eski birimi. Yeni birim: gray(Gy). 1 rad = 10¯² j. kg ¯¹. Bir gram ağırlığındaki bir dokuya 100 Erg'lik enerji veren radyasyon miktarı.
MİRAD
Murad, dilek, arzu.
UNGULİGRAD
Tırnaklarıyla yere basanlar.
MURAD
Murat.
AVRAD
Kadın, karı, avrat. Kadın, eş.
ONURAD
Onuruyla tanınmış kimse.
PLANTİGRAD
Tabanlarıyla yere basanlar.
TETRAD
Mitoz bölünmesinin profaz evresinde yanyana gelen ve ortasından ayrılan kromozom çiftlerinin meydana getirdiği dörtlü topluluk.
İRAD
gelir.
GRAD
Bir dik açının ölçüsünün yüzde biri.
SERAD
Adı başta olan. Ünlü, meşhur.
FARAD
Elektrik sığa birimi. Uluslararası birim dizgesinde sığa birimi; iki yaprağı arasına bir voltluk bir gerilim uygulandığı zaman 1 coulomb'luk yük alabilen bir sığacın sığası. SI, sisteminde kondansatörlerin sığa birimi. 1 kulonluk (C) yük yüklenerek 1 V'luk potansiyel farkı oluşturulmuş kondansatörün sığası 1 farad'dır. Elektrik sığası birimi; 1 kulonluk elektrik yükü verildiğinde, yüzeyleri arasında 1 voltluk gerilim farkı oluşan bir yoğunlacın sığasına denir.
TİRAD
Oyun kişilerinin uzun soluklu konuşmalarına verilen ad.
SARAD
Büyük delikli kalbur.
Bu bölümde tanımı içerisinde RAD geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTIŞAR
Altı sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her defasında altısı bir arada olan, her birine altı.
AKOR
Üç veya daha çok sesin bir arada tınlaması.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
AĞILLANMAK
Toplanıp bir arada durmak. Çevresinde ağıl denen hale oluşmak, halelenmek.
ALPYILDIZI
Dağların çok yüksek yamaçlarında yetişen bir çiçek (Paradisia liliastrum).
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
ALTMIŞAR
Altmış sıfatının üleştirme sayı sıfatı. Her birine altmış, her defasında altmışı bir arada olan.
AKORTSUZLAŞTIRMAK
Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.
ADİ
Değersiz, kötü, sıradan, hiçbir özelliği olmayan. Bayağı. Aşağılık, alçak.
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
ALTILIK
Altısı bir arada, altı taneden oluşmuş. Düzinenin yarısı. Altı tane alabilen.
ALTINCI
Altı sayısının sıra sıfatı, sırada beşinciden sonra gelen. Altın alıp satan kimse.
AJANS
Haber toplama, yayma ve üyelerine dağıtma işiyle uğraşan kuruluş. Bu iş kollarının çalıştığı büro. Radyoda haber bülteni.
ABULİ
İrade yitimi.
ALTIZ
Altısı bir arada doğan (çocuk).
ALTMIŞINCI
Altmış sıfatının sıra bildiren biçimi, sırada elli dokuzuncudan sonra gelen.
AKTİNYUM
Atom numarası 89, atom ağırlığı 227 olan radyoaktif bir element (simgesi Ac).
ACIMAK
Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.