RAK ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "rak" olan, toplam 29 adet kelime bulunmaktadır. rak ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu rak ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde rak olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

RAKİPSİZLİK

10 harfli kelimeler

RAKAMLAMAK

9 harfli kelimeler

RAKAMLAMA

8 harfli kelimeler

RAKİPSİZ, RAKİPLİK, RAKAMSIZ, RAKKASLI

7 harfli kelimeler

RAKAMLI, RAKATLU, RAKKASE

6 harfli kelimeler

RAKICI, RAKİME, RAKİDE, RAKİBE, RAKIME, RAKKAS

5 harfli kelimeler

RAKİT, RAKUN, RAKOR, RAKTA, RAKİP, RAKİK, RAKIM, RAKET, RAKAM

4 harfli kelimeler

RAKI, RAKS, RAKA

Bazı kelimelerin anlamları

RAK

- ca, - ça eki olarak kullanılır : Orası uzağrak.

RAKİBE

Kadın rakip.

RAKİPSİZLİK

Rakipsiz olma durumu.

RAKİDE

Durgun, sessiz, hareketsiz.

RAKICI

Rakı yapan veya satan kimse. Rakı içen kimse.

RAKİPSİZ

Daha üstünü, daha iyisi bulunamayan (kimse veya şey).

RAKAMLAMAK

Bas notalarının üstüne akortlarını belirten rakam koymak.

RAKAMLI

Rakamı olan, içinde rakam bulunan.

RAKİME

Yazılan şey, mektup.

RAKATLU

Rahat, âsude, rahatlık veren.

RAKİPLİK

Birbirine rakip olma durumu, rekabet.

RAKAMSIZ

Rakamı olmayan.

RAKKASLI

Sarkacı olan.

RAKKASE

Raksı meslek edinmiş kadın.

RAKIME

Yazan, çizen.

RAKAMLAMA

Rakamlamak işi.

  -   -   -  

Anlamında RAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde RAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

ACIRAK

Az acı, acımtırak.

ACABA

Şüphe, kuşku. (a'caba:) Merak, kararsızlık veya kuşku anlatan bir söz, acep.

ABONE

Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).

ACELECİ

Tez iş gören, çabuk davranan, canı tez, farfara, fırtına gibi, içi tez, ivecen, iveğen, kıvrak, sabırsız, tez canlı, telaşlı, acul.

ABAKÜS

Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.

ACIMASIZCA

Acımasız olarak, acımasız bir biçimde, acımasızcasına, zalimce, zalimcesine, zalimane.

ABARTISIZ

Olduğu gibi gösterilen, abartmasız, mübalağasız. Abartmadan, abartısız olarak, mübalağasız bir biçimde.

ACUR

Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).

ACIMSI

Acıyı andıran, acıya benzeyen, acı gibi, acımtırak. Dokunaklı.

ACELE

Hızlı yapılan, çabuk, tez, ivedi. Tez davranma gerekliliği. Vakit geçirmeden, tez olarak.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ACIKTIRMAK

Açlık duymasına sebep olmak. Aç bırakmak.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ABANOZLAŞMAK

Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.

ABDESTLİ

Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).

ABDÜLLEZİZ

Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.

ABARTILI

Olduğundan fazla gösterilen, abartmalı, mübalağalı. Abartarak, abartılı olarak, mübalağalı bir biçimde.

ACCELERANDO

Gittikçe hızlanarak.