Kelimeler arşivi içinde; sonunda "pek" olan, toplam 57 adet kelime bulunmaktadır. Sonu pek ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında pek olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde pek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KÖPEKOĞLUKÖPEK
KÖPOĞLUKÖPEK
TÖMBEKSEPEK
KÜÇÜKKÖPEK, BÜYÜKKÖPEK
UÇARKÖPEK, KABATEPEK, GÖDESEPEK, DELÜTEPEK
BÖĞRÜPEK, KÖRSEPEK, KÖRKÖPEK
CANIPEK, CANİPEK, GÜLİPEK, GÖZÜPEK, TÜRPPEK, KELEPEK, AĞZIPEK
YÖRPEK, KAYPEK, TELPEK, ŞİPPEK, SERPEK, ÖZİPEK, ÖZÜPEK, PEMPEK, ÇİRPEK, ÇILPEK, ÇİLPEK, ALİPEK, ÇİPPEK, AKİPEK, ÇÖLPEK, ERİPEK, HÖLPEK
TEPEK, HEPEK, SEPEK, KEPEK, ÜLPEK, ŞİPEK, AYPEK, ÇEPEK, ÜRPEK, ÖRPEK, ÖPPEK, LEPEK, KUPEK, KÖPEK, KOPEK, EŞPEK, HAPEK
ÖPEK, EPEK, İPEK
PEK
PEK
Sert, katı. Sağlam, dayanıklı. Gereken, beklenen veya alışılmış olandan çok. Hızlı olarak.
TÖMBEKSEPEK
Köstebek.
CANIPEK
Acıya, sıkıntıya karşı dayanıklı olan kimse.
KÜÇÜKKÖPEK
Bir takımyıldızın adı.
KÖPOĞLUKÖPEK
Kurnaz, işini bilen, düzenbaz, açıkgöz, uyanık kimse. Hakaret içeren bir seslenme sözü.
GÖDESEPEK
Köstebek.
KÖRKÖPEK
Köstebek.
BÖĞRÜPEK
Van kenti, Albayrak nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KABATEPEK
Kalın kabuklu, kara üzüm.
KÖPEKOĞLUKÖPEK
Kurnaz, işini bilen, düzenbaz, açıkgöz, uyanık kimse. Hakaret içeren bir seslenme sözü.
BÜYÜKKÖPEK
Bir takımyıldızın adı.
CANİPEK
Özü ipek gibi tertemiz olan kimse.
UÇARKÖPEK
Yarasalar (Chiroptera) takımının, kanat ayaklıgiller (Pteropodidae) familyasından, 50 cm kadar uzunlukta, 150 cm kadar kanat açıldığı olan, Avustralya ve yakınındaki adalarda yaşayan bir tür.
GÜLİPEK
Gül ve ipek.
DELÜTEPEK
Yolsuz ve aşırı davranışları olan, deli dolu kişi.
KÖRSEPEK
Köstebek.
Bu bölümde tanımı içerisinde PEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APTAL
Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık. Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü.
BAĞIRDAK
Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş, bağıldak.
BAVLI
Ava alıştırılmış hayvan. Avcıların, köpeklerini ava alıştırmak için kullandıkları yapay kuş vb.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
BAV
Şahin, köpek vb. hayvanları avcılığa alıştırma işi.
BAKLAGİLLER
Bakla, fasulye, akasya, keçiboynuzu vb. badıçlı pek çok sebze ve ağacı içine alan, iki çenekli ayrı taç yapraklılardan büyük bir bitki familyası.
BEGAYET
Son derece, pek çok, aşırı.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
BAYGINTI
Baygınlık. İpek böceklerinin sindirim organlarında görülen ve yemden kesilmelerine yol açan bir hastalık. Bu sebeple koza yapamama durumu.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AZI
Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş. Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi.
BASTIRMAK
Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.
BAĞDAŞTIRMACILIK
Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.
BAVCI
Şahin, köpek vb. hayvanları avcılığa alıştıran kimse.
AĞDALIK
Pekmez yapılmış olan üzüm.
ATLAS
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.