Kelimeler arşivi içinde; başında "per" olan, toplam 395 adet kelime bulunmaktadır. per ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu per ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde per olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PERİKARDİYOSENTEZ
PERÇİNLEYEBİLMEK, PERİKARDİYEKTOMİ, PERİKOLESİSTİTİS, PERİPANKREATİTİS
PERÇİNLEŞTİRMEK, PERÇİNLEYEBİLME, PERDELEYEBİLMEK, PERİENSEFALİTİS, PERİFOLİKÜLİTİS, PERİKARDİYOTOMİ, PERİPROSTATİTİS, PERİTONSİLLİTİS, PERPENDİKULARİS
PERAKENDECİLİK, PERÇİNLEŞTİRME, PERDELEYEBİLME, PERİBRONŞİOLİT, PERİKOLANJİTİS, PERİLARİNGİTİS, PERİMENİNGİTİS, PERİÖZOFAGİTİS, PERİURETERİTİS, PERİVASKULİTİS, PERVASIZCASINA
PERDESİZLEŞME, PERELENDİRMEK, PERİARTERİTİS, PERİBRANŞİYAL, PERİENTERİTİS, PERİGASTRİTİS, PERİHEPATİTİS, PERİKOLONİTİS, PERİKONDRİYUM, PERİMİYELİTİS, PERİODONTİTİS, PERİOOFORİTİS, PERİPROKTİTİS, PERİSİNUSİTİS, PERİSPLENİTİS, PERİSSODAKTİL, PERİTONEOPATİ, PERİYEYUNİTİS, PEROKSİZOMLAR, PERSEVERASYON
PERÇİNLENMEK, PERÇİNLEŞMEK, PERÇİNLETMEK, PERDAHLANMAK, PERHİZKARLIK, PERİARTRİTİS, PERİDENTİTİS, PERİFARİNJAL, PERİFRENİTİS, PERİKARDİTİS, PERİKARDİYAK, PERİKARDİYUM, PERİMETRİTİS, PERİMETRİYUM, PERİNEFRİTİS, PERİODONTİUM, PERİOSTRAKUM, PERİOVARİTİS, PERİPATETİST, PERİPATETİZM, PERİPLÖRİTİS, PERİREKTİTİS, PERİSİSTİTİS, PERİSTALTİZM, PERİTRİCHİDA, PERİVASKÜLER, PERİYHDİRMEK, PERİYOSTEMİN, PERKİŞTİRMEK, PERMEABİLİTE, Devamını Oku »»
PERAKENDECİ, PERÇİNLEMEK, PERÇİNLENİŞ, PERÇİNLENME, PERÇİNLEŞME, PERÇİNLETME, PERÇİNLEYİŞ, PERÇİNNEMEK, PERDAHÇILIK, PERDAHLAMAK, PERDAHLANMA, PERDELENMEK, PERDELEYİCİ, PERDESİZLİK, PEREMECİLİK, PERESTİŞKAR, PERFORASYON, PERHEKSİLİN, PERİBRONŞİT, PERİDİDİMUS, PERİFERİYAL, PERİHDİRMEK, PERİHEPATİK, PERİKOLİTİS, PERİKTİRMEK, PERİKTURMEK, PERİODONTAL, PERİODONTUM, PERİORŞİTİS, PERİOSTİTİS, Devamını Oku »»
PERASİTLER, PERÇİNLEME, PERDAHLAMA, PERDAHTLIK, PERDECİLİK, PERDELEMEK, PERDELENME, PERELENMEK, PERENDEBAZ, PERENLEMEK, PERENNİYAL, PEREYİOPOT, PERFENEZİN, PERFORJELİ, PERFORMANS, PERİBACASI, PERİKARDİT, PERİKARYON, PERİKLEMEK, PERİLİKARİ, PERİMİSYUM, PERİMİZYUM, PERİNEFRİK, PERİNÖRYUM, PERİOSTEUM, PERİŞANLIK, PERİTEKTİK, PERİTRİKÖZ, PERİYAKTOY, PERKUTANÖZ, Devamını Oku »»
PERAKENDE, PERÇİNSİZ, PERDAHSIZ, PERDAVŞAN, PERDEDARİ, PERDELEME, PEREĞENTİ, PERELEMEK, PERESELİK, PEREVENTİ, PERFORANS, PERFORMER, PERFÜZYON, PERHİZKAR, PERHİZSİZ, PERİBLAST, PERİCELİK, PERİÇEHRE, PERİDOTİT, PERİFERAL, PERİFERİK, PERİFİTON, PERİHEMAL, PERİKARYA, PERİLİMFA, PERİNATAL, PERİNİŞAN, PERİNÖRAL, PERİPATUS, PERİPLAST, Devamını Oku »»
PERCİDAE, PERÇEMLİ, PERÇİNLİ, PERDAHÇI, PERDAHLI, PERDEBEN, PERDEDAR, PERDELİK, PERDESİZ, PERDÜÇEN, PEREENTİ, PEREMECİ, PERESTİŞ, PERFORAJ, PERFORİN, PERFORJE, PERGENDE, PERHİZLİ, PERİDERM, PERİDYUM, PERİFERİ, PERİHMEK, PERİKARD, PERİKARP, PERİKART, PERİKMEK, PERİNEUM, PERİPETİ, PERİSARK, PERİSİKL, Devamını Oku »»
PERAKUT, PERDECİ, PERDEDE, PERDELİ, PERENCE, PERENDE, PERENTİ, PERESEK, PERESTE, PERFANA, PERFORM, PERGOLA, PERİANT, PERİCAN, PERİCİK, PERİDOT, PERİFER, PERİGON, PERİHAN, PERİLTİ, PERİNUR, PERİOST, PERİSİT, PERİŞAN, PERİTON, PERİVEŞ, PERİYOT, PERİZAT, PERKELE, PERKLİK, Devamını Oku »»
PERAVU, PERÇEM, PERÇİM, PERÇİN, PERÇÜK, PERDAH, PERDİÇ, PERDÜÇ, PEREDE, PEREKE, PERELİ, PEREME, PERENE, PERESE, PERGEL, PERHEÇ, PERHİZ, PERİDE, PERİLİ, PERİRU, PERİZE, PERKEM, PERLİT, PERLON, PERMUN, PERNEK, PERPER, PERPIR, PERPİL, PERPİN, Devamını Oku »»
PERDE, PERDİ, PEREK, PEREN, PERİÇ, PERİK, PERİM, PERİZ, PERKE, PERKİ, PERLİ, PERMA, PERMİ, PERON, PERPİ, PERRE, PERSE, PERSİ, PERUK, PERUN, PERÜN, PERVA, PERYH, PERZÜ
PERE, PERİ, PERK, PERM, PERT, PERU
PER
PER
Bozulmaya başlayan sulu yiyeceklerin üzerinde oluşan köpük, küf. Dişlerde, dilde hastalık, açlık nedeniyle olan sarı tortu, pas. Çark, değirmen ve vapurun pervanesi. Değirmen çarkının kepçeleri. Davarların sağıldığı yer, ağıl. Zar, ince tabaka. Sulu yiyeceklerin üstünde oluşan ince zar. Diş kökü. Dokumacılıkta, dokunan bezin selmi denilen direğe bir kez sarılması. Ark suyunu tarlaya çevirerek yapılan sulama işlemi. Küçük çivi, ayakkabı çivisi. Değirmen çarkının iç bölümünü oluşturan parçalar. Pervane. Kuş kanadı. Değerli ev araçları. Koyun ağılı. Kapıların iç tarafındaki ağaç sürgünün hareketsiz kalmasını sağlayan ağaç parçaları. (Çarıksaray Şarkikaraağaç Isparta). Su değirmeni çarkındaki ağaç parmaklar. (Köprü Şarkikaraağaç Isparta). Protein etkinlik derecesi.
PERÇİNLEŞTİRMEK
Perçinli duruma getirmek, perçinleşmeyi sağlamak, sağlamlaştırmak.
PERİFOLİKÜLİTİS
Kıl foliküllerinin çevresinde yangı hücrelerinin bulunması.
PERAKENDECİLİK
Perakende olarak yapılmış olan alışveriş.
PERİKARDİYEKTOMİ
Kalp kesesinin bir bölümünün cerrahi işlemle uzaklaştırılması.
PERÇİNLEYEBİLMEK
Perçinleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
PERİENSEFALİTİS
Beyin yüzeyinin yangısı.
PERİPROSTATİTİS
Prostat çevresindeki dokuların yangısı.
PERİKOLESİSTİTİS
Safra kesesini saran dokuların yangısı.
PERÇİNLEYEBİLME
Perçinleyebilmek işi.
PERİKARDİYOSENTEZ
Genellikle kalp kesesinde sıvı toplanıp toplanmadığını anlamak için kalp kesesine yapılan punksiyon, perikardiyal punksiyon.
PERİTONSİLLİTİS
Bademciği saran dokunun yangısı.
PERDELEYEBİLMEK
Perdeleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
PERİKARDİYOTOMİ
Kalp kesesine kesit yaparak perikart boşluğunu açma.
PERPENDİKULARİS
Dikey, düşey.
PERİPANKREATİTİS
Pankreası saran dokuların yangısı.
Bu bölümde tanımı içerisinde PER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇKISIZ
Açkı yapılmamış, perdahlanmamış, perdahsız.
AÇKILI
Açkı yapılmış, perdahlanmış, perdahlı.
ANTİEMPERYALİST
Emperyalizme karşı olan.
APRELEMEK
Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
APRESİZ
Apresi yapılmamış, perdahlanmamış veya cilalanmamış.
AÇKILANMAK
Açkı yapılmak, perdahlanmak.
ANTİEMPERYALİZM
Emperyalizme karşı tutum, davranış veya öğreti.
AÇKILATMAK
Açkı işi yaptırmak, perdahlatmak.
AÇKICI
Açkı yapan kimse, perdahçı. Anahtarcı.
AKLANMAK
Ak olmak, temizlenmek. Hakkında dava açılan sanık, yargılama sonunda suçsuz bulunmak, temize çıkmak, beraat etmek. Kooperatif, şirket, dernek vb. kuruluşların faaliyetleri ve harcamaları genel kurulca uygun bulunmak.
APRE
Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.
AMELİYAT
Hasta üzerinde tedavi amacıyla uygulanan kesme ve dikme işlemi, cerrahi müdahale, operasyon. İşler, faaliyetler.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
AÇIKAĞIZ
Turpgillerden bir bitki (Hesperis acris).
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AKIMÖLÇER
Bir elektrik akımının şiddetini ölçmeye yarayan aygıt, amperölçer, ampermetre.
AÇKI
Bir cismin yüzeyi üzerinde sert bir madde veya bir araç sürterek onu düzleştirip parlatma, perdah. Her türlü açma aracı. Anahtar. Demircilikte delik büyütmekte kullanılan araç.
APRELİ
Apresi yapılmış, perdahlanmış veya cilalanmış.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.