Kelimeler arşivi içinde; başında "pek" olan, toplam 74 adet kelime bulunmaktadır. pek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu pek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde pek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
PEKİŞTİREBİLMEK
PEKİŞTİREBİLME
PEKMEZLİÇORBA, PEKMEZTOPRAĞI
PEKMEZKÖPÜĞÜ, PEKMEZTAVASI, PEKİŞTİRMELİ, PEKARİGİLLER, PEKLEŞTİRMEK
PEKİŞTİRMEK, PEKİŞTİRİCİ, PEKLEŞTİRME, PEKMEZCİLER, PEKMEZCİLİK, PEKEŞTİRMEK, PEKÜŞTÜRMEK
PEKİŞTİRME, PEKİŞİLMEK, PEKMEZKEFİ, PEKTORALİS, PEKTİNATUS
PEKİLEMEK, PEKLEŞMEK, PEKMEZLİK, PEKİŞİLME
PEKSEMED, PEKLEŞME, PEKLEMEK, PEKİTMEK, PEKTORAL, PEKMEZAL, PEKTİNAZ, PEKSİMET, PEKDEĞER, PEKMEZLİ, PEKİŞMEK, PEKMEZCİ, PEKENMEK, PEKİNMEK, PEKEŞMEK, PEKETMEK
PEKSANE, PEKİTME, PEKİŞME, PEKECİK, PEKEMEK, PEKENTİ
PEKİYİ, PEKALA, PEKBAL, PEKTİN, PEKTEN, PEKŞEN, PEKNEK, PEKENT, PEKKAN, PEKLİK, PEKMEZ
PEKEY, PEKAK, PEKAY, PEKİT, PEKSU, PEKÇE, PEKİŞ, PEKÖZ, PEKON, PEKİN, PEKİL, PEKET
PEKE, PEKİ, PEKA
PEK
PEK
Sert, katı. Sağlam, dayanıklı. Gereken, beklenen veya alışılmış olandan çok. Hızlı olarak.
PEKMEZKÖPÜĞÜ
Açık kahverengi. Bu renkte olan. Kula ile doru arasında bir at donu.
PEKİŞTİRİCİ
Nitrat tabanlı filmlerin yapımında kullanılan, filmin kimyasal yönden dayanıklılığını artırıp yanıcılığını azaltan özdek. Renkli filmde jelatini sağlamlaştıran, renkli görüntünün korunmasını sağlayan özdek.
PEKEŞTİRMEK
Katılaştırmak, sıkıştırmak.
PEKLEŞTİRME
Pekleştirmek işi.
PEKARİGİLLER
Memeliler (Mammalia) sınıfının, çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, geviş getirmeyenler (Nonruminantia) alt takımından, gece faal olan, art ayakları üç parmaklı, Amerika'da yaşayan ve domuza benzeyen türleri olan bir familya. (Tayassuidae,alt-takımına giren bir familyası. Gece hayvanlarıdır. Ard ayakları 3 parmaklıdır. Amerikada yaşayan ve domuza benzeyen 2 türü vardır: Tayassu (Tayassu pecari), göbekli domuz (Dicotyles tajacu).
PEKLEŞTİRMEK
Pekleşmesine yol açmak, pekleşme işini yaptırmak. Güçlenmesini sağlamak.
PEKİŞTİREBİLME
Pekiştirebilmek işi.
PEKMEZTAVASI
İçinde pekmez kaynatılan büyük kap. (Küçükkabaca UIuborlu Isparta Kemalpaşa İzmir).
PEKMEZLİÇORBA
Aşure.
PEKİŞTİRMELİ
Pekiştirilmiş olan.
PEKİŞTİRMEK
Sertleşmek, katılaştırmak. Sağlamlaştırmak, tahkim etmek. Güçlendirmek.
PEKMEZCİLER
Diyarbakır şehrinde, Dicle ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
PEKİŞTİREBİLMEK
Pekiştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
PEKMEZCİLİK
Pekmez yapma veya satma işi.
PEKMEZTOPRAĞI
Pekmez kaynatma işlemi sırasında kullanılan beyaz toprak. (Küçükkabaca Uluborlu, Uluğbey Senirkent Isparta).
Bu bölümde tanımı içerisinde PEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABADİ
Açık saman renginde, ipekten yapılan, yarı mat, kalınca bir yazı kâğıdı türü.
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.
BAYGINTI
Baygınlık. İpek böceklerinin sindirim organlarında görülen ve yemden kesilmelerine yol açan bir hastalık. Bu sebeple koza yapamama durumu.
BAV
Şahin, köpek vb. hayvanları avcılığa alıştırma işi.
BAVCI
Şahin, köpek vb. hayvanları avcılığa alıştıran kimse.
ATLAS
Yüzü parlak, sık dokunmuş bir ipekli kumaş türü, saten. Bir konuyu açıklamak için hazırlanmış resim veya levhalardan oluşmuş kitap. Dünyanın, bir ülkenin, bir bölgenin fiziksel ve siyasal coğrafyası ile ekonomi, tarih vb. konularda toplu bilgi vermek için bir araya getirilmiş coğrafya haritaları derlemesi.
BAĞIRDAK
Beşikteki çocuğun düşmemesi için beşiğe sarılıp bağlanan, kumaştan yapılmış enli bağ, bağıldak. Kadınların âdet zamanında bağladıkları bez, bağıldak. Yaklaşık 30 santimetre eninde bir metre boyunda, uçlarında birer metre kaytanı olan, astarlı, ipek ve sırma işlemeli kumaş, bağıldak.
AĞDALIK
Pekmez yapılmış olan üzüm.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
BASTIRMAK
Basma işini yaptırmak. Gidermek. Zararlı bir olayı önlemek. Hemen söylemek. Baskı yapmak, üzerine iyice düşmek. Durdurmak. Üstünlüğünü göstermek. Bir kumaşın kenarını kıvırıp dikmek. Birdenbire gerçekleşmek ve pek çok etki göstermek. Kümes hayvanlarını kuluçkaya yatırmak. Ansızın birinin yanına gitmek.
BAKLAGİLLER
Bakla, fasulye, akasya, keçiboynuzu vb. badıçlı pek çok sebze ve ağacı içine alan, iki çenekli ayrı taç yapraklılardan büyük bir bitki familyası.
BEGAYET
Son derece, pek çok, aşırı.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AMA
Çelişkili ve tutarsız iki cümleyi birbirine bağlamaya yarayan bir söz, amma, lakin, velakin. Uyarma veya şartlı bir ifade niteliğinde olan bir cümleyi, başka bir cümleye bağlamaya yarayan bir söz. Bir yargıyı veya bir buyruğu pekiştirmek için de kullanılan bir söz. Beklenmeyen bir sonucu anlatan iki cümleyi onun sebebi durumunda olan cümleye bağlayan bir söz. Bazen dikkati çekmek için cümlenin sonuna getirilen bir söz.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
AZI
Köpek dişlerinden sonra içeriye doğru, alt ve üst çenenin iki yanında beşer tane bulunan ve yiyecekleri öğütmeye yarayan dişlerin ortak adı, azı dişi, öğütücü diş. Öküz arabalarında ön ve arka yastıkları dingile bağlayan ağaç çivi.
APTAL
Zekâsı pek gelişmemiş, zekâ yoksunu, alık, ahmak, alık salık. Küçümseme ve azarlama bildiren bir seslenme sözü.
BAVLI
Ava alıştırılmış hayvan. Avcıların, köpeklerini ava alıştırmak için kullandıkları yapay kuş vb.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
BAĞDAŞTIRMACILIK
Farklı kökenlere sahip değişik kültür özelliklerini birleştirme veya kaynaştırma işi. Pek çok değişik öğretiyi birleştirmeyi amaçlayan felsefi veya dinî öğreti.