Kelimeler arşivi içinde; sonunda "peh" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. Sonu peh ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında peh olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde peh olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PEH
Şaşma ünlemi. Yapı yıkıntısı ve arsası. Beğeni ünlemi. Duvar : Pehin üstüne çıkma düşersin. Beğenme, kutlama belirtme için. Korkutma ünlemi.
EPPEH
Ekmek.
TEMPEH
Rhizops oligosporus.
PEHPEH
Beğenme, şaşma anlatan bir söz.
İPEH
İpek.
Bu bölümde tanımı içerisinde PEH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARITOPRAK
Malatya şehri, Tepehan bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Van ili, Erçek bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ŞİRAZE
Ciltçilikte, kitap yapraklarını düzgün tutmaya yarayan ince örülmüş şerit. Pehlivan kispetinin paçası.
ARBA
Teraziyi dengeye getirmek için hafif olan kefeye konulan taş, demir, çivi gibi ağırlık. Dara. Dengesizlik, ayarsızlık (terazide). Kuvvet ve ağırlıkça farklı: Şu pehlivan ötekinden arba geliyor. Güçlü, kuvvetli. Üstün. Ağır.
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
ALKAZITMAK
Yormak, kuvvetten düşürmek, ürkütmek: Pehlivanı alkazıttın.
ÇIKIŞ
Çıkma işi. Bir yerden çıkmak için kullanılan nokta. Güreşte cazgırın alana çıkardığı pehlivanların izleyicilere doğru yürüyerek çalım yapmaya başlaması. Yokuş. Verilen bir işaretle yarışa başlama, depar. Uçağın bir havaalanından başka bir havaalanına gitme süreci, sorti. Çıktı. Mezuniyet, okul bitirme. Beklenilmeyen bir sırada yapılmış olan sert konuşma. Kuşatılmış bir bölgedeki birliklerin yaptığı saldırı. Çıkış belgesi.
PEHLİVANANE
Pehlivanca.
POHPOHLAMAK
Birini, yüzüne karşı gereğinden çok övmek, koltuklamak, pehpehlemek.
GÜREŞÇİ
Güreş yapan, güreşen kimse, pehlivan.
KİSPET
Yağlı güreşte pehlivanların giydikleri, belden baldıra kadar uzanan, dar paçalı meşin pantolon.
PEHLİVANLIK
Pehlivan olma durumu. Güreşçilik. Güçlülük.
BAŞPEHLİVAN
Birçok pehlivanı yenerek gücünü kabul ettirmiş pehlivan.
ALİHAN
Yüce, ulu hükümdar. Malatya ilinde, Tepehan bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
PEHPEHLEME
Pehpehlemek işi.
PIRPIT
Eski püskü, değersiz, işe yaramayan. El tezgâhında dokunmuş kaba yünlü. Pehlivanların güreşte kispet yerine giydikleri, kalın bezden yapılmış veya keçi kılından örülmüş don.
PEŞREV
Klasik Türk müziğinde faslın giriş taksiminden sonra, şarkıdan önce çalınan parça. Halk hikâyelerinde, türkülerin okunup çalınışı sırasında türkü aralarına katılan mâni türünden küçük türküler. Güreşe tutuşmadan önce pehlivanların ellerini birbirine ve uyluklarına vurarak ve hafifçe sıçrayarak yaptıkları gösteri.
BAŞPEHLİVANLIK
Başpehlivan olma durumu. Başpehlivanın yaptığı iş.
KASNAK
Enli çember. Bir sütunun gövdesini oluşturan silindir biçimindeki taşların her biri. Nakış işlemek için gergef gibi kullanılan, kumaşı germeye yarayan, tahtadan çember. Pehlivanların giydikleri kispetin bele gelen bölümü. Kıyıları oluk biçiminde pervazlı, metal ve tahtadan yapılmış çember. Kalbur, tel vb. şeylerin tahta çemberi. Makinelerde, bir milden başka mile hareket geçiren kayışların takıldığı demir çember.
DESTE
Cinsleri aynı veya birbirine yakın olan şeylerin bir arada bağlanmışı, demet, bağlam. Yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları derecelerden biri. Elli iki karttan oluşan iskambil kâğıdı. Kılıç, bıçak vb.nin elle tutulacak yeri. Aynı cinsten onluk bir küme.
CAZGIR
Güreşecek olan pehlivanları yüksek sesle izleyicilere tanıtan ve dua okuyarak onları alana süren kimse. Fitneci.