Kelimeler arşivi içinde; sonunda "olam" olan, toplam 8 adet kelime bulunmaktadır. Sonu olam ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında olam olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde olam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SİNOVYOLAM
MİDAZOLAM, TRİAZOLAM
ALTDOLAM, TÜMDOLAM
DOLAM, ZOLAM
OLAM
OLAM
Daha çok : Ben sus dedikçe olam bağırıyordu.
ALTDOLAM
Bir dolamın işlemlerine kalımlı olan ve O öğesini içeren altkümesi.
TÜMDOLAM
olan ve sıfır bölenleri var olmayan birimli ve değişmeli dolam.
DOLAM
Dolama işinin her defası. Bir kez dolanacak miktarda olan.
MİDAZOLAM
Suda çözünen ve genel anestezinin uzatılması için kullanılan imidazol grubu içeren bir benzodiazepin.
SİNOVYOLAM
Sinovyom.
TRİAZOLAM
Triazalobenzodiazepin türevi hipnotik olarak kullanılan bir ilaç.
ZOLAM
Yoksul.
Bu bölümde tanımı içerisinde OLAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
LAMELİF
Dolambaçlı. Eğri büğrü, çarpık.
ETYARAN
Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan.
MUHAL
Olamaz, olmaz, olmayacak, olması, gerçekleşmesi olanaksız.
AMBARLAMAK
Depolamak.
DALGALANMAK
Üzerinde dalga oluşmak. Tutarlı olamamak, tutarlı davranışlarda bulunamamak. Hareketli olmak, kıpırdamak. Renk, ton değiştirmek.
MÜMTENİ
Bir şeyi yapmaktan çekinen, kaçınan. Olamaz, olmayacak.
LAF
Söz, lakırtı. Konu, mevzu, bahis. Konuşma. Dedikodu. "Öyle şey olamaz, bu sözün hiçbir değeri yok" anlamlarında hafifseme yollu kullanılan bir söz. Sonuçsuz, yararı olmayan söz.
DEPOLANMAK
Depolama işi yapılmak.
BOYUTSUZ
Boyutu olamayan.
DEPOLAMA
Depolamak işi. Bellek cihazına verinin yerleştirilmesi veya saklanması.
DOYUMSUZLUK
Doymama durumu. Tatmin olamama, cinsel birleşmede orgazma ulaşamama.
HAYTA
Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri. Toroslarda yaşayan bir Yörük aşireti. Başıboş, bir baltaya sap olamamış, apaş, serseri.
DOLAMA
Dolamak işi. Tırnak etrafındaki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş. Çeşitli eserlerdeki barok ve rokoko üslubunda iç içe süsleme motifi. Giysilerin üstüne giyilen, önü açık bir tür üstlük. Poşu.
AMBARLAMA
Ambarlama işi, depolama.
DALIZ
İç kulaktaki kemik dolambacın orta bölümü.
KADASTROLAMA
Kadastrolamak işi.
BOYUNDURUK
Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.
DOLAMBAÇSIZ
Dolambacı olmayan. Açık, doğrudan doğruya olan.
KESECİK
Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ.
ÇİMENTOLAMA
Çimentolamak işi.