İçinde OLAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "olan" olan, toplam 91 tane kelime bulunuyor. İçerisinde olan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu olan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında olan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

OLANAKSIZLAŞTIRMA, KOLANJİYOHÜCRESEL

15 harfli kelimeler

OLANAKSIZLAŞMAK, DOLANDIRABİLMEK

14 harfli kelimeler

KADROLANDIRMAK, OLANAKSIZLAŞMA, KOLANJİYOLİTİS, PERİKOLANJİTİS, DEPOLANABİLMEK, KOLANJİYOGRAFİ, DOLANDIRABİLME, KADASTROLANMAK, DOLANDIRICILIK

13 harfli kelimeler

DOLANDIRILMAK, KADROLANDIRMA, DEPOLANABİLME, KADASTROLANMA, GOLANLIÇEMBER, ÇİMENTOLANMAK

12 harfli kelimeler

DOLANIVERMEK, DOLANABİLMEK, GOLANLIYAZMA, OLANAKSIZLIK, DOLANDIRILMA, ÇİMENTOLANMA, DOLANDIRILIŞ

11 harfli kelimeler

TOLANDURMAK, DOLANDIRMAK, DOLANDIRICI, DOLANIVERME, DOLANABİLME, TOLANDIRMAK, OLANAKÇILIK

10 harfli kelimeler

DEPOLANMAK, KOLANJİTİS, DOLANMALIK, KOLANCILIK, BİTOLANMAK, DOLANDIRIŞ, DOLANDIRMA, DOLANILMAK

9 harfli kelimeler

KARAKOLAN, DEPOLANMA, DOLANIŞIK, DEPOLANIŞ, OLANAKSIZ, OLANCAMAL, KOLANKAYA

8 harfli kelimeler

ZOLANMAK, TOLANMAK, KOLANİYA, TOLANBAÇ, OLANAKLI, DOLANGER, DOLANMAK, DOLANGAN, DOLANGAÇ, DOLANBAÇ, DOLANCAL

7 harfli kelimeler

DOLANTI, KOLANLI, KOLANCI, OLANCIK, ORTOLAN, SOLANGA, SOLANİN, KOLANKA, DOLANMA, DOLANIŞ, YOLANTI, DOLANIM, DOLANKI, DOLANLI, DOLANIL, DOLANER, DOLANAK, DOLANCA, KOLANGA

6 harfli kelimeler

OLANCA, TOLANI, DOLANI, KOLANÇ, OLANGI, OLANAK

5 harfli kelimeler

KOLAN, DOLAN, HOLAN, ÇOLAN, GOLAN, VOLAN

4 harfli kelimeler

OLAN

Bazı kelimelerin anlamları

OLAN

Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.

OLANAKSIZLAŞMAK

Olanaksız duruma gelmek, imkânsızlaşmak.

DOLANDIRICILIK

Dolandırıcı olma durumu, ayyarlık. Dolandırıcının yaptığı iş.

DEPOLANABİLMEK

Depolanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

KADASTROLANMAK

Kadastrosu yapılmak.

KADROLANDIRMA

Kadrolandırmak işi veya durumu.

KOLANJİYOLİTİS

Karaciğer içindeki safra kanalları yangısı.

KADROLANDIRMAK

Kadroda yer vermek.

OLANAKSIZLAŞMA

Olanaksızlaşmak işi, imkânsızlaşma.

PERİKOLANJİTİS

Safra kanalları çevresindeki yangı.

KOLANJİYOGRAFİ

Kontrast maddenin vena içi verilmesinden sonra safra yollarının grafisinin alınması.

DOLANDIRABİLME

Dolandırabilmek işi.

KOLANJİYOHÜCRESEL

Safra kanallarına ait, onlarla ilişkili veya ilişkin.

DOLANDIRABİLMEK

Dolandırmayı becermek.

OLANAKSIZLAŞTIRMA

Olanaksızlaştırmak işi, imkânsızlaştırma.

DOLANDIRILMAK

Dolandırma işine konu olmak.

  -   -   -  

Anlamında OLAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OLAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ACEMCE

Farsça. Bu dille yazılmış olan.

ABDESTLİ

Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).

ABASIZ

Aba giymemiş olan.

ACIKLI

Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.

ABLATYA

Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.

ACİZ

Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.

ABANOZ

Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.

ABLA

Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ABALI

Aba giymiş olan.

ABDESTSİZ

Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.

ACILI

Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.

ABA

Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

ACEMİ

Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.

ABAZAN

Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ABONELİK

Abone olma durumu. Belirli sayıda abonesi olan.

ABAJURLU

Abajuru olan.