Kelimeler arşivinde; içinde "olan" olan, toplam 91 tane kelime bulunuyor. İçerisinde olan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu olan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında olan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
OLANAKSIZLAŞTIRMA, KOLANJİYOHÜCRESEL
OLANAKSIZLAŞMAK, DOLANDIRABİLMEK
KADROLANDIRMAK, OLANAKSIZLAŞMA, KOLANJİYOLİTİS, PERİKOLANJİTİS, DEPOLANABİLMEK, KOLANJİYOGRAFİ, DOLANDIRABİLME, KADASTROLANMAK, DOLANDIRICILIK
DOLANDIRILMAK, KADROLANDIRMA, DEPOLANABİLME, KADASTROLANMA, GOLANLIÇEMBER, ÇİMENTOLANMAK
DOLANIVERMEK, DOLANABİLMEK, GOLANLIYAZMA, OLANAKSIZLIK, DOLANDIRILMA, ÇİMENTOLANMA, DOLANDIRILIŞ
TOLANDURMAK, DOLANDIRMAK, DOLANDIRICI, DOLANIVERME, DOLANABİLME, TOLANDIRMAK, OLANAKÇILIK
DEPOLANMAK, KOLANJİTİS, DOLANMALIK, KOLANCILIK, BİTOLANMAK, DOLANDIRIŞ, DOLANDIRMA, DOLANILMAK
KARAKOLAN, DEPOLANMA, DOLANIŞIK, DEPOLANIŞ, OLANAKSIZ, OLANCAMAL, KOLANKAYA
ZOLANMAK, TOLANMAK, KOLANİYA, TOLANBAÇ, OLANAKLI, DOLANGER, DOLANMAK, DOLANGAN, DOLANGAÇ, DOLANBAÇ, DOLANCAL
DOLANTI, KOLANLI, KOLANCI, OLANCIK, ORTOLAN, SOLANGA, SOLANİN, KOLANKA, DOLANMA, DOLANIŞ, YOLANTI, DOLANIM, DOLANKI, DOLANLI, DOLANIL, DOLANER, DOLANAK, DOLANCA, KOLANGA
OLANCA, TOLANI, DOLANI, KOLANÇ, OLANGI, OLANAK
KOLAN, DOLAN, HOLAN, ÇOLAN, GOLAN, VOLAN
OLAN
OLAN
Oğlan. Oğlan, erkek çocuk. Vakia, olan. Oğul, evlat.
OLANAKSIZLAŞMAK
Olanaksız duruma gelmek, imkânsızlaşmak.
DOLANDIRICILIK
Dolandırıcı olma durumu, ayyarlık. Dolandırıcının yaptığı iş.
DEPOLANABİLMEK
Depolanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KADASTROLANMAK
Kadastrosu yapılmak.
KADROLANDIRMA
Kadrolandırmak işi veya durumu.
KOLANJİYOLİTİS
Karaciğer içindeki safra kanalları yangısı.
KADROLANDIRMAK
Kadroda yer vermek.
OLANAKSIZLAŞMA
Olanaksızlaşmak işi, imkânsızlaşma.
PERİKOLANJİTİS
Safra kanalları çevresindeki yangı.
KOLANJİYOGRAFİ
Kontrast maddenin vena içi verilmesinden sonra safra yollarının grafisinin alınması.
DOLANDIRABİLME
Dolandırabilmek işi.
KOLANJİYOHÜCRESEL
Safra kanallarına ait, onlarla ilişkili veya ilişkin.
DOLANDIRABİLMEK
Dolandırmayı becermek.
OLANAKSIZLAŞTIRMA
Olanaksızlaştırmak işi, imkânsızlaştırma.
DOLANDIRILMAK
Dolandırma işine konu olmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde OLAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACEMCE
Farsça. Bu dille yazılmış olan.
ABDESTLİ
Abdest almış (kimse). Abdest alarak, abdest almış olarak. İyi adam. Abdesti bozulmamış olan (kimse).
ABASIZ
Aba giymemiş olan.
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ACİZ
Gücü bir işe yetmez olanın durumu, güçsüzlük. Beceriksizlik. Kişinin ve kuruluşun borcunu vaktinde ödeyememesi durumu.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ABALI
Aba giymiş olan.
ABDESTSİZ
Abdest almamış olan (kimse). Abdesti bozulmuş olan (kimse). Abdest almadan, abdest almaksızın. Kötü adam.
ACILI
Acı katılmış olan. Acısı olan, kederli.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABONELİK
Abone olma durumu. Belirli sayıda abonesi olan.
ABAJURLU
Abajuru olan.