İçinde OLAM geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "olam" olan, toplam 67 tane kelime bulunuyor. İçerisinde olam bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu olam ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında olam olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

MONOETANOLAMİN, KATEKOLAMİNLER

13 harfli kelimeler

KADASTROLAMAK, ÇOKDOLAMLILAR

12 harfli kelimeler

ÇİMENTOLAMAK, ASETAZOLAMİD, KADASTROLAMA, ZOKSAZOLAMİN

11 harfli kelimeler

DOLAMBAÇSIZ, KATEKOLAMİN, GÜNDOLAMASI, METAZOLAMİT, ÇİMENTOLAMA

10 harfli kelimeler

SİNOVYOLAM, KASKOLAMAK, GOVGOLAMAK, ETANOLAMİN, DOLAMLILAR, DOLAMBAÇLI, TOLAMEHMET, BOSBOLAMAT

9 harfli kelimeler

TRİAZOLAM, ÇİNKOLAMA, MİDAZOLAM, DOLAMLAMA, SİLOLAMAK, OLAMAZLIK, KASKOLAMA, MANTOLAMA, SODOLAMAK, DEPOLAMAK

8 harfli kelimeler

DOLAMALI, DEPOLAMA, DOLAMBAÇ, PROLAMİN, TÜMDOLAM, SİLOLAMA, ALTDOLAM, TOLAMBAÇ

7 harfli kelimeler

ZOLAMAK, SOLAMAK, TOLAMAK, TOLAMAN, YOLAMAK, YOLAMAÇ, MOLAMAK, DOLAMAK, DOLAMIK, MOLAMAH, LOLAMAK, HOLAMAN, HOLAMAK, DOLAMAÇ, MOLAMAZ, DOLAMBA, DOLAMAŞ, DOLAMAN

6 harfli kelimeler

DOLAME, DOLAMA, OLAMAZ, TOLAMA, SOLAMA, OLAMAN, OLAMAK

5 harfli kelimeler

ZOLAM, DOLAM

4 harfli kelimeler

OLAM

Bazı kelimelerin anlamları

OLAM

Daha çok : Ben sus dedikçe olam bağırıyordu.

MONOETANOLAMİN

Etanolamin.

GÜNDOLAMASI

Güneydoğu. Güneybatı. Düzce şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

KATEKOLAMİN

Adrenal medulla.

SİNOVYOLAM

Sinovyom.

DOLAMBAÇSIZ

Dolambacı olmayan. Açık, doğrudan doğruya olan.

ÇİMENTOLAMAK

Çimento sürmek, çimento ile sıvamak.

ÇİMENTOLAMA

Çimentolamak işi.

KADASTROLAMAK

Kadastrosunu yapmak.

ASETAZOLAMİD

Vücutta su ve karbondioksit arasındaki tepkimeye aracılık eden karbonikanhidraz enziminin etkinliğini engelleyerek işemeye neden olan bir ilaç.

KADASTROLAMA

Kadastrolamak işi.

ÇOKDOLAMLILAR

Birbirine bitişik birkaç dolamdan yapılı özdecikler.

KATEKOLAMİNLER

Adrenerjik agonistler.

ZOKSAZOLAMİN

Mefenezine benzer biçimde striknin ve pentilentetrazol konvulsiyonlarını önleyen ve klinikte ilk kullanılan benzokzazol türevi kas gevşetici ilaç.

KASKOLAMAK

Kasko yapmak.

METAZOLAMİT

İşetici olarak kullanılan karbonik anhidraz baskılayıcısı ilaç.

  -   -   -  

Anlamında OLAM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OLAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MUHAL

Olamaz, olmaz, olmayacak, olması, gerçekleşmesi olanaksız.

HAYTA

Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri. Toroslarda yaşayan bir Yörük aşireti. Başıboş, bir baltaya sap olamamış, apaş, serseri.

DEPOLAMA

Depolamak işi. Bellek cihazına verinin yerleştirilmesi veya saklanması.

ETYARAN

Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan.

DALGALANMAK

Üzerinde dalga oluşmak. Tutarlı olamamak, tutarlı davranışlarda bulunamamak. Hareketli olmak, kıpırdamak. Renk, ton değiştirmek.

AMBARLAMAK

Depolamak.

AMBARLAMA

Ambarlama işi, depolama.

DOYUMSUZLUK

Doymama durumu. Tatmin olamama, cinsel birleşmede orgazma ulaşamama.

POŞU

Kenarları saçaklı ipek, pamuk, yün vb.nden yapılmış bir başörtüsü türü, dolama.

DOLAMA

Dolamak işi. Tırnak etrafındaki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş. Çeşitli eserlerdeki barok ve rokoko üslubunda iç içe süsleme motifi. Giysilerin üstüne giyilen, önü açık bir tür üstlük. Poşu.

DEPOLANMAK

Depolama işi yapılmak.

BOYUNDURUK

Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.

KESECİK

Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ.

BOYUTSUZ

Boyutu olamayan.

DALIZ

İç kulaktaki kemik dolambacın orta bölümü.

LAMELİF

Dolambaçlı. Eğri büğrü, çarpık.

MÜMTENİ

Bir şeyi yapmaktan çekinen, kaçınan. Olamaz, olmayacak.

LAF

Söz, lakırtı. Konu, mevzu, bahis. Konuşma. Dedikodu. "Öyle şey olamaz, bu sözün hiçbir değeri yok" anlamlarında hafifseme yollu kullanılan bir söz. Sonuçsuz, yararı olmayan söz.

OLAMAZLIK

Olamaz olma durumu.

DOLAM

Dolama işinin her defası. Bir kez dolanacak miktarda olan.