OLAM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "olam" olan, toplam 5 adet kelime bulunmaktadır. olam ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu olam ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde olam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

OLAM

Daha çok : Ben sus dedikçe olam bağırıyordu.

OLAMAZ

Olmasını önleyecek derecede güçlü engelleri bulunan, olanaksız, gayrimümkün. Hayret, şaşırma bildirmek için kullanılan bir söz.

OLAMAZLIK

Olamaz olma durumu.

OLAMAN

Bir yaşındayken doğuran davar. Tuzlanmış ve deri tuluma bastırılmış peynir, çökelek karışımı.

OLAMAK

Otlamak.

  -   -   -  

Anlamında OLAM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde OLAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

KADASTROLAMA

Kadastrolamak işi.

BOYUNDURUK

Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına geçirilen bir tür ağaç çember. Zulüm ve zorbalık baskısı, esaret. Güreşte hasmın başını koltuk altına alıp boynuna kol dolama oyunu. Kapı veya pencere vb. açıklıkların üzerine konulan ağaç, taş veya beton kiriş, lento. Mengenenin üst yanındaki kemer biçimli bölüm.

HAYTA

Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri. Toroslarda yaşayan bir Yörük aşireti. Başıboş, bir baltaya sap olamamış, apaş, serseri.

AMBARLAMA

Ambarlama işi, depolama.

ETYARAN

Genellikle parmaklarda olan, derinlere kadar işleyen dolama, kurlağan.

DOLAMBAÇSIZ

Dolambacı olmayan. Açık, doğrudan doğruya olan.

DALIZ

İç kulaktaki kemik dolambacın orta bölümü.

MUHAL

Olamaz, olmaz, olmayacak, olması, gerçekleşmesi olanaksız.

DEPOLANMAK

Depolama işi yapılmak.

AMBARLAMAK

Depolamak.

DALGALANMAK

Üzerinde dalga oluşmak. Tutarlı olamamak, tutarlı davranışlarda bulunamamak. Hareketli olmak, kıpırdamak. Renk, ton değiştirmek.

DOYUMSUZLUK

Doymama durumu. Tatmin olamama, cinsel birleşmede orgazma ulaşamama.

DEPOLAMA

Depolamak işi. Bellek cihazına verinin yerleştirilmesi veya saklanması.

LAMELİF

Dolambaçlı. Eğri büğrü, çarpık.

KESECİK

Kulağın dolambacında bulunan ve lenf ile dolu olan küçük zarsı organ.

ÇİMENTOLAMA

Çimentolamak işi.

BOYUTSUZ

Boyutu olamayan.

LAF

Söz, lakırtı. Konu, mevzu, bahis. Konuşma. Dedikodu. "Öyle şey olamaz, bu sözün hiçbir değeri yok" anlamlarında hafifseme yollu kullanılan bir söz. Sonuçsuz, yararı olmayan söz.

DOLAMA

Dolamak işi. Tırnak etrafındaki yumuşak bölümlerin, bazen de kemiğin iltihaplanmasından ileri gelen ağrılı şiş. Çeşitli eserlerdeki barok ve rokoko üslubunda iç içe süsleme motifi. Giysilerin üstüne giyilen, önü açık bir tür üstlük. Poşu.

DOLAM

Dolama işinin her defası. Bir kez dolanacak miktarda olan.