Kelimeler arşivi içinde; başında "nep" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. nep ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu nep ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nep olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NEPTÜNYUM
NEPOTİST, NEPOTİZM
NEPAİN, NEPRÜS, NEPTÜN
NEP
NEP
Bilmem, ne bileyim.
NEPAİN
Göz içi basıncı etkilemeyen, pupilleri genişletmeyen, yalnızca korneanın anestezisi için (% 2-4 çözeltisi) kullanılan, ester yapılı yerel anestezik bir ilaç.
NEPOTİZM
Akraba ve yakın arkadaşları kayırma.
NEPTÜN
Güneş'e yakınlık bakımından sekizinci olan gezegen.
NEPOTİST
Akraba ve yakın arkadaşlarını kayıran kimse.
NEPRÜS
Uğursuz, işi ters giden. Pis, kirli kimse. Eğitim görmemiş kimse.
NEPTÜNYUM
Atom numarası 93, atom ağırlığı 239 olan, uranyumun nötronlarla bombardımanından yapay olarak elde edilen, radyoaktif bir element (simgesi Np).
Bu bölümde tanımı içerisinde NEP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SÜNEPELİK
Sünepe olma durumu.
DÖŞEMECİ
Döşeme yapan kimse. Perde, koltuk, kanepe vb. satan veya onaran kimse.
DİRSEKLİK
Koltuk, kanepe vb.nde dirsekleri dayamaya elverişli bölüm. Ceket kolunun dirsek bölümünü korumak veya yamamak için kullanılan (kumaş vb.). Dirsek olarak kullanılmaya uygun olan (ağaç, boru vb.).
SUİBRİĞİ
Suibriğigillerden, yaprakları almaşık, sapları uzun ve sülüksü, yaprak ayası ibrik biçiminde gelişmiş olan, sıcak ülkelerde yetişen, tırmanıcı bir bitki (Nepenthes destillatoria).
ÇEKYAT
Gerektiğinde açılıp yatak durumuna getirilebilen koltuk, kanepe.
MENDEBUR
Sümsük, sünepe, pis, iğrenç.
OTURACAK
Sandalye, tabure, kanepe gibi üstüne oturulan şey.
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.
DÖŞEMELİK
Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç). Kanepe, koltuk vb.nin kaplanmasına elverişli (kumaş).
PISIRIK
Tutuk, sünepe, aşırı çekingen, yüreksiz ve beceriksiz, ezik, girgin karşıtı.
KILIKSIZ
Giyimi düzgün olmayan, sünepe, kıyafetsiz, süfli. Giyimi düzgün olmayan, sünepe, süfli bir biçimde.
LAKOZ
Hanigiller familyasından yuvarlak kuyruğu bulunan bir tür balık (Epinephelus zeneus).
ORFOZ
Hanigillerden, Ege ve Akdeniz'de bulunan, eti beyaz ve lezzetli, 10 kilogramdan 50 kilograma kadar ağırlığı olan bir tür balık (Epinepheles gigas).
DÖŞEME
Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.
ABAÇ
Annesi gibi, annesine çeken, annesi ahlâkında: Zeynep, abaç bir kız. Annesine benzeyen.
RUPİ
Hindistan, Mauritius, Nepal, Pakistan, Seyşeller ve Sri Lanka'da kullanılan para birimi.
UYUŞUK
Duymaz ve hareket edemez duruma gelmiş, uyuşmuş. Gevşek, tembel, sünepe, uyuntu.
SARIHANİ
Hanigillerden, uzunluğu 25 santimetre kadar olan bir Akdeniz balığı (Epinepheles gigas).
PLÜTONYUM
Atom numarası 94 olan, neptünyumdan elde edilen radyoaktif bir element (simgesi Pu).
OTOMAN
Bir tür ipekli kumaş. Sedir biçiminde kanepe.