Kelimeler arşivinde; içinde "ner" olan, toplam 403 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ner bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ner ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ner olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MİNERALLEŞTİRİCİ, MİNERALLEŞTİRMEK, DEMİNERALİZASYON
MİNERALLEŞTİRME, DÖNERBOYUNLULAR, KARDİYOPULMONER, KÜRELEYİNERİSİN
DEJENERELEŞMEK, BRUNNERBEZLERİ, HORNERSENDROMU, MİNERALİZASYON, SİNERADYOGRAFİ, TURNERSENDROMU
MULTİMİLYONER, TUĞGENERALLİK, TÜMGENERALLİK, KORGENERALLİK, BİYOENERJETİK, DEJENERELEŞME, NORADRENERJİK, ÖNERİLEBİLMEK, PLÖROPULMONER, REİNNERVASYON, TOİSONERİYİĞİ
KIRMIZIFENER, NERGİSGİLLER, ORGENERALLİK, TRİLYONERLİK, VETERİNERLİK, DEJENERASYON, DÖNERBASAMAK, FANEROGAMLAR, KESTANERENGİ, MAKROMİNERAL, MİNERALBİLİM, MİNERALLEŞME, ÖNERİLEBİLME, REJENERASYON, RENOPULMONER, RUMELİFENERİ, SİNERGASİLOZ, SİNERGASİLUS
DEJENERELİK, GELİNFENERİ, GÜVEYFENERİ, HÜNERSİZLİK, MİLYONERLİK, MİNEROLOJİK, MİSYONERLİK, AVDANERTESİ, BİYOENERJİK, DEJENERATİF, DENERVASYON, DİNERKÇİLİK, GELİNERTESİ, GÜNERKÖLÇER, İNNERVASYON, MOLLAFENERİ, MONOGENERİK, ÖNEREBİLMEK, SOĞANERKEĞİ, VALLİSNERİA
BİYOENERJİ, DÖNERCİLİK, ENERJİKLİK, GENERALLİK, JENERASYON, KORGENERAL, MİNERALSİZ, MİNEROLOJİ, PANSİYONER, TUĞGENERAL, TÜMGENERAL, YANARDÖNER, ADRENERJİK, DÖNERBOYUN, DÖNERDÖVER, EKSKRENERE, FANEROZOİK, FENERCİLİK, FENERLİLER, GENERALİZE, GİDENNERDE, İNERVASYON, KOLİNERJİK, KORNERİPİN, ÖNEREBİLME, SEKSENERLİ, TİNERCİLİK, YABANERÜGÜ, YILDIRANER
AKSİYONER, JENERATÖR, KONTEYNER, METNERYUM, MİNERALLİ, MİNEROLOG, NEREDEYSE, ORGENERAL, PARATONER, SİNEROMAN, TRİLYONER, VETERİNER, BEZENEREK, ÇİNERTMEK, DÖNERCELİ, DÖNERDERE, EPİNERYUM, ETAJENERO, FANEROFİT, İNERÇIKAR, KADINERKİ, NERGİZLİK, NEYNERSİN, ÖNERİLMEK, SİNERGİZM, SİNERJİST, SİNERJİZM, SİNİFENER, SİTOFANER, SUSTAİNER
DEJENERE, FENERSİZ, HABANERA, HÜNERSİZ, LEJYONER, MİLYONER, MİSYONER, NERVÜRLÜ, PARTÖNER, RAFİNERİ, SEKSENER, SİNERAMA, SİNERJİK, AKRENNER, ANERBERİ, ANERBETİ, BAŞTANER, BİLGİNER, CANDANER, CANERİĞİ, CANSUNER, COŞKUNER, CÖNERLİK, ÇİNERMEK, DÖNERLİK, DÖNERTAŞ, DURGUNER, DÜZDÖNER, FENERKÖY, FENERLİK, Devamını Oku »»
ANEROİT, DÖNERCİ, ENERJİK, FENERCİ, FENERLİ, GENERAL, HÜNERLİ, JENERİK, KORONER, MİNERAL, NERİTİK, ÖNERMEK, PARTNER, SEMİNER, SİNERJİ, YÖNERGE, AKINERİ, AKMANER, AKSUNER, ALTANER, ALTINER, ASLANER, AYDINER, AYGÜNER, BİNERLİ, CİHANER, ÇAPANER, DENERVE, DEVİNER, DİNERKİ, Devamını Oku »»
DİNERİ, ENERJİ, KORNER, NEREDE, NERELİ, NERESİ, NERGİS, NERVÜR, ÖNERGE, ÖNERİŞ, ÖNERME, ÖNERTİ, AĞANER, AKANER, AKINER, ALANER, ANERJİ, ASİNER, ATANER, BİTNER, CİYNER, ÇİNERK, EKENER, EKİNER, ENEREN, ESENER, ESİNER, FİNERİ, GANERE, GÜNERİ, Devamını Oku »»
BİNER, DÖNER, FENER, HÜNER, ÖNERİ, TİNER, TONER, CANER, CÖNER, ÇİNER, EĞNER, ENERE, EYNER, FİNER, GENER, GONER, GÖNER, GÜNER, İĞNER, İNERT, KANER, KENER, KİNER, KÖNER, KUNER, KÜNER, NERGİ, NERİM, NERMİ, NERVİ, Devamını Oku »»
NERE, ENER, NERİ, ONER, ÖNER, ÜNER
NER
NER
Nehir - neri: nehri.
DEJENERELEŞMEK
Soysuzlaşmak. Yozlaşmak.
MİNERALLEŞTİRMEK
Bir metali mineral duruma getirmek. İçinde mineral maddeler eritilerek suyu, maden suyu niteliğine getirmek.
MULTİMİLYONER
Çok zengin kimse.
KÜRELEYİNERİSİN
Fırlatıverince, atıverince.
HORNERSENDROMU
Atlarda ve kedilerde beyin-omurilik zedelenmesinden kaynaklanan, boyun bölgesi sempatik sinirinin felci sonucu, göz yuvarının içe çökmesi, etkilenen göz ve yüz bölgesinin kuruluğu, göz bebeğinin büzüşmesi ve üst göz kapağının düşmesiyle belirgin klinik hastalık tablosu, Bernard-Horner sendromu, Claude Bernard senromu.
DÖNERBOYUNLULAR
Sürüngenler (Reptilia) sınıfının, kaplumbağalar (Testudinata) takımından, tatlı sularda yaşayan, boyunları dinlenme hâlinde iken içeri çekilmeyip sırt kabuğunun altına doğru kıvrılan, çamurcul kaplumbağagiller (Pelomedusidae) ve yılan boyunlu kaplumbağagiller (Chelidae) familyaları bulunan bir alt takım. (Pleurodira), familyalarını içine alır.
TUĞGENERALLİK
Tuğgeneral olma durumu. Tuğgeneralin görevi, mirlivalık. Tuğgeneralin rütbesi, mirlivalık.
TURNERSENDROMU
Kısraklarda en çok görülen kromozomal anomali (63, XO genotype). Gonadal disgenesise bağlı olarak hayvan ergin yaşa gelmesine rağmen üreme organları normal gelişmelerini göstermezler. Normal kızgınlık döngüsü göstermezler. İki yumurtalık da küçük ve yumuşaktır.
MİNERALİZASYON
Organik bileşiklerin mineral maddelere dönüşmesi.
KARDİYOPULMONER
Kalp ve akciğerlerle ilgili.
SİNERADYOGRAFİ
Fluoresan ekrandaki görüntünün sinema şeridi gibi seri halde fotoğraflarının alınması.
MİNERALLEŞTİRME
Mineralleştirmek işi.
MİNERALLEŞTİRİCİ
Bir madenle birleşerek onu mineral duruma dönüştüren madde.
BRUNNERBEZLERİ
Onikiparmak bağırsağının başlangıç kesiminde submukozada yer alan, urogastronla asit mide içeriğini nötralize eden, alkali yapıda salgı üreten tubulo-alveoler müköz bezler, glandule duodenales, onikiparmak bağırsağı bezleri. Urogastron mideden salgılanan hidroklorik asitin salınımını durdurarak ince bağırsaklarda kript epitelinin yenilenmesini sağlar.
DEMİNERALİZASYON
Bir sıvıdan çözünmüş mineral veya mineral tuzlarının ayrışması. Aşırı derecede mineral kaybı. Mineralsizleştirme.
Bu bölümde tanımı içerisinde NER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALMAŞ
İki veya daha çok şeyin sıra ile değiştirilerek kullanılması veya kendiliğinden değişerek çalışması, keşikleme, münavebe. Birinin doğru olması ötekinin yanlışlığını gerektiren iki önermenin oluşturduğu sistem.
ARITIMEVİ
Şeker, petrol vb. maddelerin arıtıldığı yer, tasfiyehane, rafineri.
AMORTİ
Birden ödenerek faizinin işlemesine son verilen tahvil. Piyangoda bilet değeri kadar kazanılan ikramiye.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
ALBAY
Rütbesi yarbay ile tuğgeneral arasında bulunan ve asıl görevi alay komutanlığı olan üstsubay, miralay.
ALTIK
Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: "Kimi insanlar fânidir" önermesi "Bütün insanlar fânidir" önermesinin altığı olur.
AMİRAL
Rütbesi general ile aynı olan deniz subayı.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ASKER
Orduda görev yapan erden generale kadar herkes. Askerlik görevi ya da ödevi. Er. Topluluk düzenine saygısı olan, disiplinli. Yurdunu iyi koruyan, kahraman özelliği taşıyan.
AŞINMAK
Birbirine sürtünerek incelmek. Çıkıntıları silinmek, düzleşmek. Eskimek, yıpranmak.
ASBEST
Tremolitin bozulmasından oluşan, lifli, kırılmadan bükülebilen ve ateşte niteliği değişmeyen bir mineral, taş pamuğu, kaya lifi.
ASKI
Üzerine herhangi bir şey asmaya yarar nesne. Elbise, gömlek, tişört, ceket gibi elbiselerin kırışmadan düzgün bir biçimde elbise dolabına asılması için insan omzu biçiminde tasarlanmış, bazılarının altında pantolon asmak için düz bir çıta, bazılarının her iki kenarında etek asmak için çengel bulunan alet, elbise askısı. Saz şairleri arasında yapılmış olan deyiş yarışında üstün gelene verilmek için duvara asılan kumaş, tabanca vb. ödül. İpek böceğinin kozasını sarması için yanına konulan çalı çırpı. Düğünlerde geline yakınları tarafından takılan hediye. Artırma, eksiltme vb. resmî iş ilanlarının ilgili daire duvarında belli bir zaman süresince asılı durması. Kadınların kullandığı altın dizisi veya zincirli mücevherat. Hastanelerde kırık kol veya bacakların asılarak tutturulduğu araç. Gelinin odasına asılan süs. Yeni yapılmış olan yapıların çatısına, ev sahibi tarafından usta için veya düğün arabalarına düğün sahibi tarafından arabacı için armağan olarak asılan kumaş. Pantolon veya giysilerin düşmesini önlemek için omuzdan aşırılan bağ. Çay, kahve taşımaya yarar kahveci tepsisi, fener. Saklanmak için tavana asılmış dizi veya hevenk.
ALINDILI
Postaya ek ücret ödenerek alındı karşılığında verilen ve alıcısına ulaştırılması üstlenilmiş olan (mektup, paket vb.), taahhütlü.
AKÜMÜLATÖR
Elektrik enerjisini kimyasal enerji olarak depolayan, istenildiğinde bunu elektrik enerjisi olarak veren cihaz, akımtoplar, akü.
AMİP
Amipler takımından, vücudunun biçim değiştirmesiyle oluşan geçici kollar veya ayaklar üzerinde sürünerek yer değiştiren, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan bir hücreli canlı (Amoeba).
ARTEZYEN
Burgu ile delinerek açılan ve suyu yükseğe fışkırtan kuyu.
ARİSTOTELESÇİLİK
Yunan filozoflarından derslerini öğrencileriyle birlikte gezinerek veren Aristoteles'in felsefesi, gezimcilik, Aristoculuk, peripatetizm. Bu felsefeyi benimsemiş olma durumu.
ANLAM
Bir kelimeden, bir sözden, bir davranış veya olgudan anlaşılan şey, bunların hatırlattığı düşünce veya nesne, mana, meal, fehva, deme, mazmun, medlul, valör. Bir önermenin, bir tasarının, bir düşüncenin veya eserin anlatmak istediği şey.
ATEŞBAZ
Ateşle hüner gösteren oyuncu. Osmanlılarda şenlikler için donanma fişeklerini hazırlayan kimse.
ANLAMA
Anlamak işi, anlamaklık, derk, fehim, intikal, tefehhüm, vukuf. Bir olay veya önermenin daha önce bilinen bir kanunun veya formülün sonucu olduğunu görme.