Kelimeler arşivinde; içinde "nep" olan, toplam 33 tane kelime bulunuyor. İçerisinde nep bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu nep ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında nep olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KESTANEPINARI
KESTANEPINAR
ZEYNEPUŞAĞI
TEKNEPINAR, NANEPINARI, EZİNEPAZAR
ZEYNEPKÖY, NEPTÜNYUM, SÜNEPELİK, AMİNEPTİN, GENEPAKLA
NEPOTİST, HIŞDENEP, NEPOTİZM, PENEPLEN
SENEPER
DENEPE, KANEPE, ZEYNEP, NEPTÜN, ŞİNEPE, SUNEPA, NEPRÜS, NEPAİN, SÜNEPE, ÇÖNEPE, KERNEP, KENEPE, GINNEP, GENEPE
NEP
Bilmem, ne bileyim.
NEPTÜNYUM
Atom numarası 93, atom ağırlığı 239 olan, uranyumun nötronlarla bombardımanından yapay olarak elde edilen, radyoaktif bir element (simgesi Np).
HIŞDENEP
Yazın yetişen, sulu bir çeşit elma.
ZEYNEPUŞAĞI
Kahramanmaraş şehrinde, Çağlayancerit ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
NANEPINARI
Kastamonu ili, Cide belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
TEKNEPINAR
Hatay şehri, Samandağ ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer. Samsun ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
SÜNEPELİK
Sünepe olma durumu.
ZEYNEPKÖY
Şanlıurfa ili, Yardımcı bucağına bağlı bir yer.
NEPOTİST
Akraba ve yakın arkadaşlarını kayıran kimse.
AMİNEPTİN
Yapıca trisiklik antidepresanlara benzeyen baskılanma önleyici etkili bir ilaç.
PENEPLEN
Yontuk düz.
GENEPAKLA
Üzeri benekli bir çeşit ufak fasulye, börülce.
EZİNEPAZAR
Amasya kenti, Ezinepazarı nahiyesine bağlı bir bölge.
KESTANEPINARI
Sakarya şehri, Kocaali belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
NEPOTİZM
Akraba ve yakın arkadaşları kayırma.
KESTANEPINAR
Samsun ili, Çayırkent bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde NEP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ETEK
Bedenin belden aşağısına giyilen, değişik biçimlerde, genellikle kadın giysisi, eteklik. Yağmur sularının, çatının bazı yerlerinden içeri sızmasını önlemek için yapılmış olan saç örtü. Dağ, tepe, yığın vb. yamaçlı şeylerin alt bölümü. Giysinin alt kenarı. Çadır, kanepe örtüsü gibi kumaştan olan şeylerin yere sarkan bölümü. Giysinin belden aşağıda kalan bölümü. Edep yeri.
KILIKSIZ
Giyimi düzgün olmayan, sünepe, kıyafetsiz, süfli. Giyimi düzgün olmayan, sünepe, süfli bir biçimde.
ABAÇ
Annesi gibi, annesine çeken, annesi ahlâkında: Zeynep, abaç bir kız. Annesine benzeyen.
SUİBRİĞİ
Suibriğigillerden, yaprakları almaşık, sapları uzun ve sülüksü, yaprak ayası ibrik biçiminde gelişmiş olan, sıcak ülkelerde yetişen, tırmanıcı bir bitki (Nepenthes destillatoria).
DÖŞEMECİ
Döşeme yapan kimse. Perde, koltuk, kanepe vb. satan veya onaran kimse.
MENDEBUR
Sümsük, sünepe, pis, iğrenç.
LAKOZ
Hanigiller familyasından yuvarlak kuyruğu bulunan bir tür balık (Epinephelus zeneus).
OTOMAN
Bir tür ipekli kumaş. Sedir biçiminde kanepe.
OTURACAK
Sandalye, tabure, kanepe gibi üstüne oturulan şey.
DÖŞEMELİK
Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç). Kanepe, koltuk vb.nin kaplanmasına elverişli (kumaş).
SARIHANİ
Hanigillerden, uzunluğu 25 santimetre kadar olan bir Akdeniz balığı (Epinepheles gigas).
ÇEKYAT
Gerektiğinde açılıp yatak durumuna getirilebilen koltuk, kanepe.
ORFOZ
Hanigillerden, Ege ve Akdeniz'de bulunan, eti beyaz ve lezzetli, 10 kilogramdan 50 kilograma kadar ağırlığı olan bir tür balık (Epinepheles gigas).
UYUŞUK
Duymaz ve hareket edemez duruma gelmiş, uyuşmuş. Gevşek, tembel, sünepe, uyuntu.
PLÜTONYUM
Atom numarası 94 olan, neptünyumdan elde edilen radyoaktif bir element (simgesi Pu).
RUPİ
Hindistan, Mauritius, Nepal, Pakistan, Seyşeller ve Sri Lanka'da kullanılan para birimi.
PISIRIK
Tutuk, sünepe, aşırı çekingen, yüreksiz ve beceriksiz, ezik, girgin karşıtı.
AYDINCA
Aydına yaraşır bir biçimde. Amasya ilinde, Ezinepazarı bucağına bağlı bir bölge. Batman ilinde, Gercüş ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Tokat şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
DİRSEKLİK
Koltuk, kanepe vb.nde dirsekleri dayamaya elverişli bölüm. Ceket kolunun dirsek bölümünü korumak veya yamamak için kullanılan (kumaş vb.). Dirsek olarak kullanılmaya uygun olan (ağaç, boru vb.).
DÖŞEME
Döşemek işi. Bir yapının döşenmesine yarayan her türlü eşya, mefruşat. Halk edebiyatında ve türkülerden önce söylenen, bazen tekerleme biçiminde olan uyaklı giriş bölümü. Taşıtların koltuk, taban, tavan vb. yerleri. Yapılarda taban üzerine döşenen tahta vb. kaplama. Koltuk, kanepe, divan vb.nin kumaş, yay, pamuk vb. bölümleri.