Kelimeler arşivi içinde; başında "ne" olan, toplam 822 adet kelime bulunmaktadır. ne ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ne ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ne olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NEŞELENDİREBİLMEK, NETİCELENDİRİLMEK
NEKTAREMENGİLLER, NEŞELENDİREBİLME, NETİCELENDİRİLME, NETLEŞTİREBİLMEK
NEFESLENEBİLMEK, NEFROKALSİNOZİS, NEKROBASİLLOZİS, NEMATOSPİROİDES, NESNELLEŞTİRMEK, NETİCELENDİRMEK, NETLEŞTİREBİLME
NEBELUNGKEDİSİ, NEFESLENEBİLME, NEFROSKLEROZİS, NEFTİLEŞTİRMEK, NEOEKİNORİNKOZ, NESNELLEŞTİRME, NETİCELENDİRME
NEDENSELCİLİK, NEFROHİDROZİS, NEFROKARDİYAK, NEFROLİTİAZİS, NEFROSİSTİTİS, NEFTİLEŞTİRME, NEMALANDIRMAK, NEMATODİROZİS, NEOSTRONGYLUS, NEOTROMBİCULA, NEŞELENDİRMEK, NEŞREDEBİLMEK, NEUBERGESTERİ, NEVRUZYAYLASI, NEVŞEHİRLİLİK, NEZAKETSİZLİK
NEFRİTOJENİK, NEFROBLASTOM, NEFROJENETİK, NEFSEKOYMAGI, NEMALANDIRMA, NEMATOLOJİST, NEMATOMORPHA, NEMLENDİRİCİ, NEMLENDİRMEK, NEMRUTLAŞMAK, NEOARSİKODİL, NEOKLASİSİZM, NEOPLATONİZM, NEOSTİLBOSAN, NERGİSGİLLER, NESNELLEŞMEK, NEŞELENDİRME, NEŞREDEBİLME, NEŞRETTİRMEK, NETİCELENMEK, NETİCELEŞMEK, NETİCESİZLİK, NETLEŞTİRMEK, NEVYUNANİLİK, NEZAKETLİLİK, NEZAKETSİZCE
NEBÜLİZATÖR, NEDENSELLİK, NEDENSİZLİK, NEFELOMETRE, NEFELOMETRİ, NEFESLENMEK, NEFRALKOZİS, NEFRİDYOPOR, NEFROMALASİ, NEFROMEGALİ, NEFROTOKSİK, NEFROTOKSİN, NEFTİLEŞMEK, NEFYEDİLMEK, NEKAHETHANE, NEKATOROZİS, NEKROSPERMİ, NEKROTOKSİN, NELBEKLEMEK, NEMATODESMA, NEMATODİRUS, NEMATODİSİT, NEMERTİNLER, NEMLENDİRME, NEMRUTLAŞMA, NEOARTROZİS, NEOSPOROZİS, NEOTROPİKAL, NEOVARİKAİN, NESNELCİLİK, Devamını Oku »»
NEARTROZİS, NEBAHATTİN, NECABETTİN, NECMİYEKÖY, NEDBELEŞME, NEDENBİLİM, NEFELENMEK, NEFESLEMEK, NEFESLENME, NEFİLENMEK, NEFREKTAZİ, NEFREKTOMİ, NEFRİDİYUM, NEFROBLAST, NEFROGRAFİ, NEFROJENİK, NEFROJENÖZ, NEFROKOLİK, NEFROLİTİK, NEFROLİZİN, NEFSANİYET, NEFTİLEŞME, NEFYEDİLME, NEGATOSKOP, NEKROBİYOZ, NEKROFAGUS, NEKROJENİK, NEKROLOJİK, NEKROSİTOZ, NEKROSKOPİ, Devamını Oku »»
NEDENİYLE, NEFESLEME, NEFRALJİK, NEFRATONİ, NEFRİDYUM, NEFROPATİ, NEFROSKOP, NEFROSTOM, NEFROTOMİ, NEFYETMEK, NEHİRKENT, NEHZETMEK, NEJMEDDİN, NEKLETMEK, NEKRİDİUM, NEKROFİLİ, NEKROLOJİ, NEKROTOMİ, NEMALANMA, NEMATOSİT, NEMATOZİS, NEMERTİNİ, NEMGÖZLER, NEMİROĞLU, NEMLENMEK, NEMLETMEK, NEMNEŞEEL, NEMRUTLUK, NENEHATUN, NEOFAŞİST, Devamını Oku »»
NEARKTİK, NEBİHOCA, NEBİOĞLU, NEBİŞEYH, NECATİYE, NECEFALİ, NECİPKÖY, NEÇENLİH, NEDENSEL, NEDENSİZ, NEDİMİYE, NEDİRCİK, NEDİYSEN, NEDREBOL, NEFERLİK, NEFESLİK, NEFİRNEM, NEFİRTAŞ, NEFRALJİ, NEFRİTİK, NEFRİTİS, NEFROJEN, NEFROLİT, NEFROLİZ, NEFROSİT, NEFROTİK, NEFROZİS, NEFRÖDEM, NEFTİMSİ, NEFTYAĞI, Devamını Oku »»
NEBAHAT, NEBALIM, NEBATAT, NEBEDİR, NEBENYA, NEBİKÖY, NEBİLER, NEBLEKİ, NEBÜLİN, NEBÜLÖZ, NECABET, NECASET, NECATOR, NECEBET, NECESET, NECMİYE, NEDAMET, NEDECAN, NEDEMET, NEDENCE, NEDENLİ, NEDENNİ, NEDENSE, NEDİRLİ, NEDİSEN, NEFASET, NEFERNE, NEFESET, NEFESLİ, NEFİRGE, Devamını Oku »»
NEBATİ, NEBBAŞ, NEBEVİ, NEBİHE, NEBİLE, NEBİYE, NEBLEM, NEBULA, NECABI, NECAŞİ, NECATİ, NECCAR, NECDET, NECİBE, NECİLE, NEÇARE, NEÇEYE, NEÇİYE, NEDANİ, NEDENK, NEDİME, NEDRET, NEFÇİM, NEFENE, NEFİSE, NEFREM, NEFRET, NEFRİK, NEFRİT, NEFRON, Devamını Oku »»
NEBAT, NEBEN, NEBET, NEBİH, NEBİL, NEBRİ, NECAL, NECAP, NECAT, NECDE, NECEK, NECEN, NECEP, NECİK, NECİP, NECLA, NECMİ, NECVE, NEÇEG, NEÇEK, NEÇİN, NEÇÜN, NEDBE, NEDEK, NEDEN, NEDİM, NEDİR, NEFEL, NEFER, NEFES, Devamını Oku »»
NEBİ, NEBO, NECE, NECİ, NECK, NEÇA, NEÇE, NEÇİ, NEDE, NEDİ, NEET, NEFA, NEFİ, NEFT, NEHL, NEJE, NEMA, NEME, NEMF, NENA, NENE, NENİ, NEON, NERE, NERİ, NESE, NESİ, NEŞE, NEŞİ, NEVA, Devamını Oku »»
NEA, NEB, NEK, NEL, NEM, NEN, NEO, NEP, NER, NEŞ, NET, NEV, NEY
NE
NE
Türk alfabesinin on yedinci harfinin adı, okunuşu. Hangi. Şaşma veya abartı bildiren bir söz. Her şey. "Sana ne, bana ne" gibi sorularda "ne ilgisi var" anlamına gelen bir söz. Neon elementinin simgesi. Nasıl. Neden. Soru biçiminde şaşma bildiren ünlem. Hangi şey. Birçok şey.
NEŞELENDİREBİLME
Neşelendirebilmek işi.
NETİCELENDİRİLME
Sonuçlandırılma.
NEMATOSPİROİDES
Farelerde parazitlenen ve genellikle biyomedikal araştırmalarda kullanılan bir nematod cinsi.
NETLEŞTİREBİLME
Netleştirebilmek işi.
NEKTAREMENGİLLER
Kuşlar (Aves) sınıfının, ötücü kuşlar (Passeriformes) takımının, öz ötücüler (Oscines) üst familyasından, gagaları ince ve uzun, kanatları sivri, tüyleri madeni parlaklık gösteren, küçük kuşları içine alan bir familya.
NEFESLENEBİLMEK
Nefeslenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
NEŞELENDİREBİLMEK
Neşelendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
NETLEŞTİREBİLMEK
Netleştirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
NETİCELENDİRMEK
Sonuçlandırmak.
NEFROKALSİNOZİS
Kanda kalsiyum düzeyinin aşırı düzeyde yükselmesi ve adenil siklazın inaktivasyonu sonucu tubulus bazal zarları ve epitelinde başlayan, daha sonra glomerulusları etkileyen böbrek kireçlenmesi, hiperkalsemik böbrek hasarı.
NEKROBASİLLOZİS
Fusobacterium necrophorum toksinlerinin sindirim kanalının birçok bölümünde ve karaciğerde büyük, iyi sınırlanmış, sarımtrak-gri renkte, kuru nekroz alanları oluşturmasıyla belirgin bakteriyel bir hastalık.
NEFESLENEBİLME
Nefeslenebilmek işi.
NEBELUNGKEDİSİ
Amerika'dan köken alan, en belirgin özellikleri geniş boyutlu yassı ve düz baş yapısı ve dolgun tüyleri olan, tüyleri çift kat olmasından dolayı vücut hatları pek belli olmayan, tüyleri orta uzunlukta, parlak ve tek renk tonlarında olup Amerika'da grinin açık tonları, İngiltere'de maviye dönen renklerde, atılan objeleri yakalayıp getirmekten çok hoşlanan, sevecen, hareketli ve oldukça zeki yapıda, yarı uzun tüylü kedi ırkı.
NETİCELENDİRİLMEK
Sonuçlandırılmak.
NESNELLEŞTİRMEK
Nesnelleşme işini yaptırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde NE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ABANOZLAŞMAK
Ağaç gibi maddeler suda uzun süre kalarak kararmak. Güneşte uzun süre kalarak kararmak, matlaşmak, sertleşmek.
ABARTICI
Abartıyı huy edinen (kimse), abartmacı, mübalağacı.
ABİS
Okyanusların güneş ışığının ulaşamadığı derin yerleri.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
ABANA
Kastamonu iline bağlı ilçelerden biri.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
ABARTILMAK
Abartma işine konu olmak.
ABANOZGİLLER
İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.
ABONELİK
Abone olma durumu. Belirli sayıda abonesi olan.
ABRAMAK
Fırtınalı havalarda gemiyi ustalıkla yönetmek. Başarmak, bir işi becermek.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ABRAKADABRA
Eski çağlarda bazı hastalıklara iyi geldiğine inanılan büyülü söz. Sihirbazların sıkça kullandığı büyü sözü.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.