Kelimeler arşivi içinde; başında "no" olan, toplam 196 adet kelime bulunmaktadır. no ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu no ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde no olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NORBİNALTURFİMİN
NOKTALAYABİLMEK, NORFOLKTERİYERİ, NORMALLEŞTİRMEK
NOKTALANDIRMAK, NOKTALAYABİLME, NORKONİDENDRİN, NORMALLEŞTİRME
NOKTALANDIRMA, NONKROMAFİNOM, NORADRENERJİK, NORLANDSIĞIRI
NOKARDİYOZİS, NOKSANNANMAK, NONFİGÜRATİF, NORADRENALİN, NORMALLEŞMEK, NORMOGLİSEMİ, NORMOSTENÜRİ, NOTLANDIRMAK
NODULLANMAK, NOKTAİNAZAR, NOKTALANMAK, NOMANKLATÜR, NOMENKLATÜR, NORGESTOMET, NORMALLEŞME, NORMOKROMİK, NORMOSPERMİ, NOTLANDIRMA, NOZEMATOZİS
NODULLAMAK, NODULLANMA, NOHSANİYET, NOHUTALANI, NOKARDİYOZ, NOKTACILIK, NOKTALAMAK, NOKTALANMA, NOKTALAYIŞ, NOKTAZIMBA, NOMİNALİZM, NORMALALTI, NORMALÜSTÜ, NORMOBLAST, NORÜYOLLAR, NOTOPODYUM
NOBRANLIK, NOCTİLUCA, NODULLAMA, NODÜLOZİS, NOHUTALAN, NOHUTTEPE, NOKSANLIK, NOKSANSIZ, NOKTALAMA, NOKTİLUKA, NOKTURNAL, NOMİNATİF, NOMOGRAFİ, NORMALİTE, NORMALLİK, NORZERİĞİ, NOSTALJİK, NOTALAMAK, NOTOEDRES, NOTOEDRİK, NOTOGENEZ, NOTOKORDA, NOTOMELUS, NOTURELLİ, NOVASUROL, NOZEMOZİS
NOBELYUM, NOBRANCA, NOCARDİA, NODULLAR, NOGAYLAR, NOHUTKÖY, NOHUTSUZ, NOKTABAĞ, NOKTASIZ, NOMOGRAF, NONPOLAR, NORMATİF, NORVEÇÇE, NORVEÇLİ, NOSTALJİ, NOTALAMA, NOTASYON, NOTERLİK, NOTOKORD, NOTOMELİ, NOVARGAN
NOBETÇİ, NODULLA, NODULUS, NOGAYCA, NOHUTLU, NOHUTSU, NOKTACI, NOKTALI, NOLAYDI, NOLUSAR, NOMİNAL, NOMURUM, NOOSFER, NORECAN, NORECİĞ, NORIYON, NORİYON, NORUYON, NOTİLUS, NOTOGEA, NOTUREL, NOVATCI, NOVATÇİ
NOBRAN, NODULİ, NOHOLA, NOHSAN, NOHUDİ, NOKRAN, NOKSAN, NOLASI, NORCUK, NORDEK, NORİTO, NORİYE, NORMAL, NORMAN, NORŞİT, NORVUZ, NOSEMA, NOSYON, NOTURA
NOBAT, NODUL, NODUR, NODUS, NODÜL, NOFLİ, NOFUD, NOFUT, NOGAY, NOĞAY, NOĞDA, NOĞUL, NOHDA, NOHID, NOHIT, NOHOT, NOHRA, NOHSA, NOHUL, NOHUT, NOİSE, NOKRA, NOKSA, NOKTA, NOKUL, NOKUM, NOKUT, NOLUR, NOMEN, NONAK, Devamını Oku »»
NODA, NOEL, NOHT, NOLA, NOLU, NOMA, NORA, NORİ, NORM, NOTA, NOTE, NOUT, NOVA
NOF, NOM, NOP, NOT
NO
NO
(Japonca) Din âyinlerinden çıkma bir çeşit danslı ve lirik Japon dramı. Nobelyum elementinin simgesi. Nitrik oksit.
NOKTALAYABİLME
Noktalayabilmek işi.
NONFİGÜRATİF
İnsanı, hayvan ve tabiat ögelerini işlemeyen (sanat), betisiz (sanat).
NONKROMAFİNOM
Kemodektom.
NORLANDSIĞIRI
Norveç'in kuzey bölgelerinden köken alan, kısa kemikli, kısa bacaklı, vücudunun yan tarafları renkli, genellikle siyah renkli, kırmızı ve gri gibi renklerle de karşılaşılan, yüksek selülozlu yemleri iyi değerlendiren, kombine verimli sığır ırkı.
NOKSANNANMAK
Noksanlanmak.
NOKTALANDIRMAK
Noktalanma işini yaptırmak.
NOKTALANDIRMA
Noktalandırmak işi.
NORFOLKTERİYERİ
İngiltere'den köken alan, küçük İrlanda Teriyerleri ile Border ve Cairn dâhil olmak üzere diğer Teriyer ırkları arasında yapılan birleştirmeler sonucu geliştirildiği düşünülen, yakın bir geçmişe kadar Norveç Teriyer ile aynı ırk olarak değerlendirilen, kulaklarının düşük oluşu ve hatlarının köşeli oluşuyla bu ırktan ayrılan ayrıca buna göre daha kıskanç ve asosyal olan, kısa, güçlü ve dayanıklı bir yapısı olan, bacakları güçlü ve tilkiye benzeyen bir burun yapısına sahip, tüy yapısı düz ve sert, rengi kızıl, buğday, ten rengi ve siyah olabilen, yüzündeki tüyler bıyık ve kaş oluşturacak biçimde uzun, etkin, sevecen ve cesur, dengeli bir karaktere sahip, bekçi köpeği ve kemirgen ve tilki avcısı olarak kullanılan köpek ırkı.
NORMALLEŞTİRME
Normalleştirmek işi.
NOKTALAYABİLMEK
Noktalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
NOKARDİYOZİS
Nocardia cinsi bakterilerin oluşturduğu enfeksiyon. Deri nokardiyozisi. Sistemik nokardiyozis. Sığırların farsi hastalığı.
NORBİNALTURFİMİN
Opioitlerden ileri gelen zehirlenmeler veya doz aşımı durumlarının tedavisinde kullanılan, opioit antagonisti bir ilaç.
NORADRENERJİK
Uçlarından noradrenalin salgılanan sempatik sinir sisteminin sinir telleri.
NORKONİDENDRİN
Baldıran otu hamurunun kükürtlü atık sıvısının metillenmesiyle üretilen, katı ve sıvı yağların oksitlenmesini önlemede kullanılan bir madde.
NORMALLEŞTİRMEK
Normal duruma getirmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde NO geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABANOZLAŞMA
Abanozlaşmak durumu.
ALTYAPI
Bir yerleşim yeri veya bir yapı için gerekli olan yol, kanalizasyon, su, elektrik vb. tesisatın tümü. Toplumun ekonomik yapısını oluşturan ve insan bilincinden bağımsız olarak biçimlenen üretim ilişkilerinin hepsi, enfrastrüktür, üstyapı karşıtı. Bireyin edindiği bilgi ve deneyim.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ALMANSEVER
Alman yanlısı, Alman dostu, Germanofil.
ADCILIK
Kavramların gerçek varlıklar olduğunu kabul eden, kavram gerçekliğine karşıt olarak tümel kavramların yalnızca nesnelerin adları olduğunu ileri süren görüş, isimcilik, nominalizm.
AÇIMLAMAK
Bir sorunu veya konuyu ele alıp en ince noktasına kadar gözden geçirerek anlatmak, şerh etmek, teşrih etmek.
AKŞIN
Doğuştan boya maddesi bulunmadığı için kıllarında ve gözlerinde, bazen de derisinde ak olan (hayvan veya insan), çapar, albinos.
ANASON
Maydanozgillerden, kokulu tohumu hamur işlerinde ve rakı yapımında kullanılan bir bitki (Pimpinella anisum).
AJANDA
Gerekli notların unutulmaması için yazıldığı takvimli defter, andaç.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
AKUPUNKTUR
Vücudun belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılmış olan tedavi.
AĞBENEKLİLİK
Arpada görülen mantar hastalığı (Pyrenophora).
ALTILI
Altı parçadan oluşan, kendinde herhangi bir şeyden altı tane bulunan. Altılı ganyan. İskambil, domino vb. oyunlarda üzerinde altı işareti bulunan kâğıt veya pul. Divan edebiyatında her bendi altı dizeden oluşan nazım biçimi.
AKORTÇU
Piyano, org vb. müzik aletlerini ayarlamayı meslek edinmiş kimse.
AKTİNOLOJİK
Aktinoloji ile ilgili.
ALIÇ
Hünnapgillerden, kırlarda kendiliğinden yetişen, hekimlikte ve boyacılıkta kullanılan, sert odunlu bir ağaç, gövem eriği, geyik dikeni, akdiken (Crataegus monogyna). Bu ağacın mayhoş yemişi.