Kelimeler arşivi içinde; başında "nö" olan, toplam 143 adet kelime bulunmaktadır. nö ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu nö ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde nö olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NÖROENDOKRİNOLOJİ
NÖROFİBROMATOZİS, NÖROŞİSTOSOMOZİS
NÖROFARMAKOLOJİ, NÖROFİBROSARKOM, NÖROTRANSMİTTER
NÖRODERMATİTİS, NÖRODİYAGNOZİS, NÖROFİLAMANLAR, NÖROŞİRÜRJİYEN, NÖROTRANSMİTER
NÖROARTROPATİ, NÖROEPİTELYOM, NÖROEPİTELYUM, NÖROFİBRİLLER, NÖROFİZYOLOJİ, NÖROHORMONLAR, NÖROMEDİYATÖR, NÖROMİYELİTİS, NÖROMODÜLATÖR, NÖROREGÜLATÖR, NÖROSEKRESYON, NÖROTÜPÇÜKLER, NÖTRALİZASYON, NÖTRLEŞTİRMEK
NÖROBİYOLOJİ, NÖROBLASTOMA, NÖROENDOKRİN, NÖROFİLAMENT, NÖROSEKRETÖR, NÖROŞİRÜRJİK, NÖROVASKULAR, NÖTRLEŞTİRME
NÖBETLEŞMEK, NÖMENKLATÜR, NÖRAMİNİDAZ, NÖROBLASTOM, NÖROHİPOFİZ, NÖROHUMORAL, NÖROİKTİSAT, NÖROKRANYUM, NÖROLESİTİN, NÖROPARALİZ, NÖROSTEROİT, NÖROŞİRÜRJİ, NÖROTEMEZİS, NÖROTROPİZM
NÖBETÇİLİK, NÖBETLEŞME, NÖRİLASYON, NÖROFİBROM, NÖROGLİYAL, NÖROLEPTİK, NÖRONAFAJİ, NÖROPEPTİT, NÖROPLAZMA, NÖROPODYUM, NÖROPRAKSİ, NÖROSARKOM, NÖROTENSİN, NÖROTOKSİN, NÖROTRAVMA, NÖRULASYON, NÖTRLEŞMEK, NÖTROFİLİK
NÖBETLEŞE, NÖKSETMEK, NÖRAPOFİZ, NÖREKTOMİ, NÖROAKSON, NÖROBLAST, NÖROFİZİN, NÖROGENEZ, NÖROGLİOM, NÖROLEMMA, NÖROLOJİK, NÖROLÖKİN, NÖRONİTİS, NÖROSİTOM, NÖTRALİZM, NÖTRLEMEK, NÖTRLEŞME, NÖTROFİLİ, NÖTROPENİ, NÖYHDEDAN
NÖGÖRMEK, NÖĞRİYON, NÖĞURMEK, NÖĞÜRMEK, NÖROKRİN, NÖROLOJİ, NÖROMAST, NÖROPATİ, NÖRORAFİ, NÖROTOMİ, NÖTRLEME, NÖTROFİL
NÖBETCİ, NÖBETÇİ, NÖĞÜMEK, NÖPİYON, NÖREKEN, NÖRİLOM, NÖRİTİS, NÖRİYON, NÖRMELİ, NÖROLİZ, NÖROLOG, NÖROMER, NÖRONUM, NÖROPİL, NÖROPOR, NÖROSİN, NÖROSİT, NÖROSÖL, NÖROTİK, NÖRÜMEK, NÖRÜYON, NÖTRİNO, NÖTRLÜK
NÖRMEK, NÖRYON, NÖSTON, NÖTRON, NÖYGÜN, NÖYHDE
NÖBET, NÖGER, NÖĞÜT, NÖKER, NÖNNÜ, NÖREK, NÖREN, NÖROM, NÖRON, NÖRÜN, NÖTÜR, NÖYLE, NÖYÜT
NÖTR
NÖF, NÖM
NÖ
NÖ
Çeşit : Birinci nö gumaş.
NÖROFARMAKOLOJİ
İlaçların sinir sistemi üzerine olan etkilerini inceleyen farmakoloji alt dalı.
NÖROŞİRÜRJİYEN
Beyin cerrahı.
NÖRODİYAGNOZİS
Sinir hastalıkları tanısı.
NÖROEPİTELYOM
Gözün retinasında ve beyinde farklılaşmamış nöropeitelyal almaç hücrelerinden köken alan kötücül tümör, medulloepitelyom, nörositom.
NÖROŞİSTOSOMOZİS
Beyin, omurilik veya beyin zarlarında Schistosoma cinsi digenetik trematodların neden olduğu enfeksiyon. İnsanlarda genellikle Schistosoma japonicum, Schistosoma mansoni ve Schistosoma haematobium eneksiyona neden olmaktadır. Sinir sisteminin S. japonicum ile enfeksiyonu akut meningoensefalitis ve kronik bir ensefalopatiye neden olurken, S. mansoni ve S. haematobium omuriliğin aşağı kısımlarında akut transversal miyelitise neden olur.
NÖROFİBRİLLER
Sinir hücrelerinde, ışık mikroskobunda gümüşleme yöntemiyle belirlenen arafilamanların demetleşerek yapmış oldukları kontraktil olmayan iplikler.
NÖRODERMATİTİS
Hayvanlarda sinir bozukluğundan kaynaklanan, kendilerinin oluşturduğu tırmalama, ısırma veya yalama gibi fiziksel darbe veya tahriş sonucu oluşan egzama benzeri deri yangısı.
NÖROEPİTELYUM
Organizmanın belirli bölgelerinde örtü epitelinin hücreleri arasında, özelleşmiş hücre grubunu içeren ve uyarıları alacak biçimde farklılaşan sinirsel epitel. Embriyoda merkezi sinir sistemini oluşturacak olan ektoderm tabakasına da bu ad verilir.
NÖROFİBROSARKOM
Schwann hücrelerinden köken alan bir kötücül tümör. Fibrosarkom'a çok benzer ve ayırımını yapmak için sinirle olan bağlantısını ortaya koymak gerekir.
NÖROENDOKRİNOLOJİ
Sinir sistemiyle iç salgı bezleri arasındaki ilişkileri konu alan bilim dalı.
NÖROFİBROMATOZİS
Vücudun çeşitli bölgelerinde özellikle deri sinirleri üzerinde çok sayıda nörofibrom oluşmasıyla belirgin, kalıtsal nitelik gösteren hastalık, von Recklinghausen hastalığı.
NÖROTRANSMİTER
Bir uyarıya cevap olarak sinapslarda, presinaptik akson ucundan salınarak postsinaptik nöron veya kas hücresinin yüzeyindeki özgül almaçlar aracılığında iletinin bir uçtan diğerine geçişini sağlayan ve sonuçta bu hücreleri uyaran veya baskılayan asetilkolin, adrenalin, noradrenalin, dopamin, serotonin, GABA, glisin, glutamat, nitrik oksit, histamin ve benzerleri kimyasal maddelerin ortak adı.
NÖROTRANSMİTTER
Nöronun ucundan salgılanan ve bir sonraki nöronun özgün bir reseptörüne bağlanan, sinir impulslarının iletimine yardımcı olan, genellikle nitrojen içeren düşük moleküler ağırlıklı bir bileşik.
NÖROFİLAMANLAR
Ara iplikçikler.
NÖROARTROPATİ
Merkezi veya periferal sinir sistemindeki patolojik değişimlerden kaynaklanan eklem hastalığı.
Bu bölümde tanımı içerisinde NÖ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
GEHGEH
"Nöbetli bir hastalığa yakalanmak" anlamında kullanılan gehgeh tutmak deyiminde geçen bir söz.
İCAPÇI
Nöbeti hastane yerine evde tutan ve her an hastaneden çağrılmayı bekleyen doktor.
NEPTÜNYUM
Atom numarası 93, atom ağırlığı 239 olan, uranyumun nötronlarla bombardımanından yapay olarak elde edilen, radyoaktif bir element (simgesi Np).
BABALI
Babası olan. Zaman zaman sinir nöbeti geçiren.
HAVALE
Bir işi bir başkasının sorumluluğuna bırakma, ısmarlama, devretme. Genellikle çocuklarda görülen, ateşli veya ateşsiz olan çırpınma nöbetleri. Bir arsayı çevirmek, kapamak için çekilen perde veya duvar. Banka, postane vb. aracılığıyla gönderilen para. Postane, banka vb. aracılığıyla para gönderildiğinde gönderenle alacak olanın adları ve para miktarı yazılı kâğıt, havale kâğıdı, havalename. Yüksek ve büyük bir görünüşü olma.
DİDEBAN
Gümrük kolcusu. Gözcü, bekçi, nöbetçi.
AKSE
Hastalık nöbeti, kriz.
MÜNAVEBELİ
Nöbetleşe.
ÇALIŞTIRICI
Bir spor dalında, sporcuyu eğiten, yetiştiren ve çalıştıran kişi, antrenör, koç (II).
MÜNAVEBE
Nöbetleşme, keşikleme.
ATAK
Düşüncesizce her işe atılan, cüretkâr. Saldırı, saldırış, hücum, hamle, akın. Gol atmak veya sayı kazanmak amacıyla yapılmış olan akın, ofans. Çevik, hareketli. Atılım. Geveze. Aniden başlayan hastalık nöbeti.
EVÇ
En yüce yer. Günöte. Yeröte.
NOKTA
Çok küçük boyutlarda işaret, benek. Orta nokta. Sınır, derece, radde. Konu, konu ile ilgili önemli bölüm. Bazı harflerin üzerine konulan ufak işaret. Cümlenin bittiğini anlatmak için sonuna konulan, küçük benek biçimindeki noktalama işareti (.). Yer. Nöbetçi, gözcü, bekçi. Hiçbir boyutu olmayan işaret. Nöbetçi bulunan yer.
DÖTERYUM
Çekirdeğinde bir proton ve bir nötron bulunduran hidrojen atomunun bir izotopu, ağır hidrojen (simgesi D).
NÖBETÇİLİK
Nöbetçi olma durumu.
ETKİSİZ
Etkisi olmayan, tesirsiz, nötr.
DÖNENCELİ
Nöbetleşe.
HUMMA
Ateşli hastalık. Sıtma nöbeti.
NÖBETÇİ
Nöbet bekleyen, nöbet sırası kendisinde olan kimse.
BOĞMACA
Genellikle çocuklarda öksürük nöbetleriyle kendisini gösteren bulaşıcı bir hastalık.