Kelimeler arşivi içinde; başında "ni" olan, toplam 384 adet kelime bulunmaktadır. ni ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ni ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ni olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
NİTELENDİREBİLMEK
NİHAYETLENDİRMEK, NİTELENDİREBİLME
NİHAYETLENDİRME, NİPPOSTRONGYLUS, NİŞANLAYABİLMEK, NİŞANLAYIVERMEK, NİTELENDİRİLMEK, NİTRİTİFİKASYON, NİTROZOKETONLAR
NİŞADIRTOKMAĞI, NİŞANLAYABİLME, NİŞANLAYIVERME, NİTELENDİRİLME, NİTELEYEBİLMEK
NİGROPALLİDAL, NİHAYETLENMEK, NİHAYETSİZLİK, NİLÜFERGİLLER, NİŞADIRKAŞIĞI, NİŞASTALANMAK, NİTELENDİRMEK, NİTELEYEBİLME, NİTELİKSİZLİK, NİTRİFİKASYON, NİTROGLİSERİN, NİTROZAMİDLER
NİDİFİKASYON, NİHAYETLENME, NİPATIRSINIZ, NİSAİYECİLİK, NİSPETSİZLİK, NİŞASTACILIK, NİŞASTALANMA, NİTELENDİRME, NİTELİKLİLİK, NİTROSELÜLOZ, NİTRÜRLENMİŞ, NİTRÜRLEYİCİ
NİGROSİNLER, NİHAYETİNDE, NİKAHLANMAK, NİKAHSIZLIK, NİKARAGUALI, NİMFOMANYAK, NİNEMELMASI, NİSANBALIĞI, NİSPETÇİLİK, NİŞANÇUBUĞU, NİŞANLANMAK, NİTRATLAŞMA, NİTROPRUSİT, NİYASİNAMİT, NİYETLENMEK, NİYETSİZLİK, NİZAMSIZLIK
NİCELEYİCİ, NİFAKÇILIK, NİGROMETRE, NİĞDELİLİK, NİHAYETSİZ, NİKAHLAMAK, NİKAHLANIŞ, NİKAHLANMA, NİKAHLAYIŞ, NİKAHLILIK, NİKARBAZİN, NİKARDİPİN, NİKELLEMEK, NİKLOZAMİT, NİKOTAYRİN, NİKOTİNİZM, NİMETŞİNAS, NİMETULLAH, NİRDELİĞİN, NİŞANCILIK, NİŞANLAMAK, NİŞANLANIŞ, NİŞANLANMA, NİŞANLILIK, NİŞANNAMAH, NİŞANNAMAK, NİTELENMEK, NİTELİKSİZ, NİTEYDÜĞÜN, NİTROFURAN, Devamını Oku »»
NİCELEMEK, NİCELEYİŞ, NİCELLEME, NİCEMLEME, NİFEDİPİN, NİJERYALI, NİKAHLAMA, NİKBİNLİK, NİKELLEME, NİKTALOPİ, NİKTİTANS, NİMESÜLİD, NİMFOMANİ, NİMODİPİN, NİSAİYECİ, NİSPETSİZ, NİSTAGMUS, NİSTAKSİS, NİŞABUREK, NİŞANELER, NİŞANKAYA, NİŞANLAMA, NİŞANTACI, NİŞANTAŞI, NİŞASTACI, NİŞLEYVİN, NİTELEMEK, NİTELENİŞ, NİTELENME, NİTELEYİŞ, Devamını Oku »»
NİCEBERİ, NİCELEME, NİCELLİK, NİCETMEK, NİCİMSİZ, NİDASYON, NİDLEMEK, NİGAHBAN, NİGROSİN, NİHAVENT, NİHİLİST, NİHİLİZM, NİKAHLIK, NİKAHSIZ, NİKELSİZ, NİLİDRİN, NİMETİYE, NİNCELİM, NİSPETÇİ, NİSPETEN, NİSPETLE, NİSPETLİ, NİSTEMEK, NİŞANBAY, NİŞANGAH, NİŞANGEÇ, NİŞANLIK, NİŞANSIZ, NİŞLEMEG, NİŞLEMEK, Devamını Oku »»
NİCELER, NİCELİK, NİCEMLİ, NİCİDEM, NİCİMLİ, NİCİYİM, NİDESİN, NİDÜĞİN, NİFAKÇI, NİFİRGE, NİFİRME, NİFİRNE, NİGALAY, NİGEREK, NİGERİÇ, NİĞDELİ, NİHAYET, NİHEYET, NİKAHLI, NİKAPLI, NİKELAJ, NİKELİN, NİKELLİ, NİKELSİ, NİKOTİN, NİLBERK, NİLLİME, NİLÜFER, NİMEKSİ, NİMELİK, Devamını Oku »»
NİASİN, NİAYET, NİCCEZ, NİCEME, NİCESİ, NİCEYE, NİFİRİ, NİFRET, NİHADE, NİHALE, NİKART, NİKBET, NİKBİN, NİKRİS, NİKRİZ, NİKROM, NİKSAR, NİLGÜN, NİLHAN, NİMARA, NİMBUS, NİMETE, NİMETİ, NİNNAK, NİNNİK, NİRİYE, NİSANİ, NİSGİL, NİSİYE, NİSLİK, Devamını Oku »»
NİCEL, NİCEM, NİCİM, NİÇİN, NİÇUN, NİÇÜN, NİDAİ, NİDEK, NİDEN, NİDUS, NİFAK, NİFİR, NİGAH, NİGAR, NİĞDE, NİHAİ, NİHAL, NİHAN, NİHAT, NİHİN, NİHRE, NİKAB, NİKAH, NİKAP, NİKEH, NİKEL, NİKİL, NİKKE, NİKKİ, NİKSA, Devamını Oku »»
NİCE, NİCİ, NİDA, NİDE, NİDİ, NİJE, NİLE, NİLİ, NİMA, NİME, NİMF, NİNA, NİNE, NİNİ, NİRA, NİRE, NİSA, NİSE, NİŞE, NİŞT, NİTE, NİTR, NİYA, NİYE, NİZA
NİE, NİF, NİK, NİL, NİM, NİR, NİŞ
Nİ
Nİ
Ne?. Onu (III. teklik şahıs zamiri yükleme hâli). Nikel elementinin simgesi.
NİTELENDİRİLMEK
Nitelendirme işine konu olmak, vasıflandırılmak.
NİTELENDİRİLME
Nitelendirilmek işi, vasıflandırılma.
NİŞANLAYIVERME
Nişanlayıvermek işi.
NİTELEYEBİLMEK
Niteleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
NİTRİTİFİKASYON
Azotlu materyalin bakterilerce nitrata dönüşümü.
NİTROZOKETONLAR
-COC=NOH- grubunu içeren bileşiklerin genel adı.
NİHAYETLENDİRMEK
Nihayetlenme işini yaptırmak.
NİTELENDİREBİLMEK
Nitelendirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
NİŞANLAYABİLMEK
Nişanlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
NİŞANLAYABİLME
Nişanlayabilmek işi.
NİPPOSTRONGYLUS
Trichostrongylidae ailesinde bulunan nematod cinsi.
NİŞADIRTOKMAĞI
Nişadırı ufak parçalar durumuna getirmek için kullanılan araç. (Aksaray Niğde).
NİHAYETLENDİRME
Nihayetlendirmek işi.
NİŞANLAYIVERMEK
Çabucak veya ansızın nişanlamak.
NİTELENDİREBİLME
Nitelendirebilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde Nİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ACIKLI
Acındıracak, acı verecek nitelikte olan, dokunaklı, üzücü, koygun. Acı görmüş, yaslı, kederli.
ABDÜLLEZİZ
Akdeniz bölgesinde ve Afrika'da yetişen, çok yıllık, yumrulu ve otsu bir bitki (Cyperus esculentus). Bu bitkinin yemiş olarak yenilen, tatlı ve yağlı ürünü.
ACEMLEŞTİRMEK
Acemleşme işini yaptırmak.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
ACEMİ
Bir işin yabancısı olan, eli işe alışmamış, bir işi beceremeyen. Saraya yeni alınmış cariye. İşinde, mesleğinde yeni olan, toy. Bir yere, bir şeye yabancı olan.
ACEMLEŞMEK
Kültür ve medeniyet bakımından İran halkını örnek almak veya etkisi altında kalmak.
ABANİ
Genellikle sarık, bohça, kundak ve yorgan yüzü yapımında kullanılan, zemini beyaz, üzerinde safran renginde nakışlar bulunan ipek kumaş. Bu kumaştan yapılmış.
ACIKMAK
Yemek yeme gereksinimi duymak.
ACENTELİK
Acentenin yaptığı iş. Acente kuruluşu.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ABLATYA
Uzunluğu 150, genişliği 4-10 kulaç olan, geniş gözlü bir balık ağı türü.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AB
Su. Avrupa Birliği'nin kısaltılmış hali.