Sonu LAY ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lay" olan, toplam 64 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lay ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında lay olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lay olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

YUKARIDOLAY

10 harfli kelimeler

ENGİNTALAY, AŞAĞIDOLAY

9 harfli kelimeler

HILAPULAY, ÖRNEKOLAY

8 harfli kelimeler

MANGILAY, MANGALAY, GÖKDOLAY, GÖKTALAY, KANDALAY, YANDOLAY

7 harfli kelimeler

GÖNÜLAY, KIZİLAY, KUBİLAY, GÜZELAY, CELİLAY, YÜCELAY, NİGALAY, BETÜLAY, ÖZGÜLAY, SEÇİLAY, AKTALAY, SEVİLAY, SÜZÜLAY, MİRALAY, TÜKELAY

6 harfli kelimeler

MANLAY, LAYLAY, KUTLAY, IŞILAY, AÇILAY, ATALAY, BILLAY

5 harfli kelimeler

NİLAY, DOLAY, HALAY, YILAY, KALAY, TÜLAY, KOLAY, TOLAY, TALAY, SELAY, SALAY, AVLAY, HELAY, KULAY, HİLAY, İNLAY, GÜLAY, GOLAY, DİLAY, BİLAY, DELAY, DALAY, MALAY, CİLAY, CALAY, BULAY

4 harfli kelimeler

OLAY, ULAY, İLAY, ALAY

3 harfli kelimeler

LAY

Bazı kelimelerin anlamları

LAY

Ey, ulan anlamında kabaca seslenme ünlemi. Ortaçağın Batı koşuk türlerinden ikisine verilen ad: içsel lay (lai lyrique) ve öyküleme layı (lai narratif). Orta çağın Batı nazım türlerinden ikisine verilen ad: LİRİK LAY (Lai lyrique) ve HİKÂYELEME LAYI (Lai narratif).

GÖNÜLAY

Gönlü ay gibi parlak, temiz olan.

GÖKDOLAY

Dağın en yüksek yeri, tepe.

KUBİLAY

Ünlü bir hükümdar.

AŞAĞIDOLAY

Diyarbakır şehri, Bismil ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

GÜZELAY

Güzel kimse.

GÖKTALAY

Mavi deniz.

KIZİLAY

Kızılay.

MANGALAY

Alın. Binici, süvari.

HILAPULAY

Karmakarışık.

MANGILAY

Alın.

KANDALAY

Tahtakurusu.

YUKARIDOLAY

Diyarbakır şehri, Bismil ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

ÖRNEKOLAY

Bir konu, sorun, durum ya da sürecin gözlenmesi için elverişli ya da örnekçeli olduğu gerekçesiyle seçilen ve derinliğine gözlem konusu yapılan birim olay.

YANDOLAY

Keçiyolu. Yamacı enlemesine kesen yol.

ENGİNTALAY

Büyük deniz, okyanus.

  -   -   -  

Anlamında LAY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LAY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIKLANAN

Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

ADALET

Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.

ABULLABUT

Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).

AÇIKÇA

Gizli bir yönü kalmaksızın, kolay anlaşılır bir biçimde, alenen, aşikâre.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

ABANDONE

Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

ABARTI

Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.

ACI

Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

AÇMAZ

Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

AÇIKLAMALI

Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.

AÇIKLAYICILIK

Açıklayıcı olma durumu.

ADIMSAYAR

Yürüme sırasında gerçek sonuçlara varabilmek için geçilen yerin uzunluğunu anlayabilmek amacıyla ayağa veya bele takılan alet, pedometre.

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.