Kelimeler arşivinde; içinde "laz" olan, toplam 292 tane kelime bulunuyor. İçerisinde laz bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu laz ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında laz olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ANAPLAZMODASTAT, PALAZLANABİLMEK, PLAZMALAŞTIRMAK, SİTOPLAZMOLİZİS
DİSKONDROPLAZİ, ERGASİTOPLAZMA, GANGALAZLAŞMAK, HİPERAMİLAZEMİ, HİSTOPLAZMOZİS, KONDRODİSPLAZİ, PALAZLANABİLME, PALAZLANDIRMAK, PLAZMALAŞTIRMA, TOKSOPLAZMOZİS
DEKARBOKSİLAZ, MİKOPLAZMALAR, MİKOPLAZMOZİS, NÜKLEOPLAZMİN, PALAZLANDIRMA, PLAZMASİTOZİS, PLAZMODEZMATA, PLAZMOSİTOZİS, SERULOPLAZMİN, UREAPLAZMOZİS
HAYLAZLAŞMAK, AKONDROPLAZİ, ANAPLAZMOZİS, DİHİDRALAZİN, HACIOFLAZLAR, HİYALOPLAZMA, KONDROMALAZİ, NÜKLEOPLAZMA, OKSİNİTRİLAZ, PİROTOPLAZMA, SENTROPLAZMA, THELAZİOİDEA, TRANSALDOLAZ, TRANSKETOLAZ, TROMBOKLAZİS
HAYLAZLAŞMA, PALAZLANMAK, PALAZLAŞMAK, PLAJİYOKLAZ, PROTOPLAZMA, TALAZLANMAK, YALAZLANMAK, ANİSTREPLAZ, DALAZLANMAK, DEPLAZMOLİZ, ELAZIĞLILIK, GLAZİNGLEME, HEMİSELÜLAZ, HİDROKSİLAZ, HİDROLAZLAR, KARYOPLAZMA, PALAZLANMAH, PLAZMALEMMA, PLAZMALOGEN, PLAZMALOJEN, PLAZMASİTOM, PLAZMATOSİT, PLAZMİNOJEN, PLAZMOBLAST, PLAZMOLİZİS, SARKOPLAZMA, SİTOKALAZİN, SİTOPLAZMON, TELAZİYOZİS, TENEKTEPLAZ, Devamını Oku »»
ALAZLANMAK, PALAZLAMAK, PALAZLANMA, PALAZLAŞMA, SİTOPLAZMA, TALAZLANMA, YALAZLAMAK, YALAZLANMA, AKSOPLAZMA, ALDIRAYLAZ, CARİSPALAZ, DALAZLAMAK, DESMOPLAZİ, DİKLAZURİL, EKTOPLAZMA, ENDOPLAZMA, FİBROPLAZİ, HALAZLAMAK, HİPERPLAZİ, KALAZOGAMİ, MİKOPLAZMA, NÖROPLAZMA, OSTEOKLAZİ, PALAZIRMAK, PALAZOBASI, PARAPLAZMA, PLAZMODYUM, PLAZMOGAMİ, SİTOKLAZİS, TALAZLAMAK, Devamını Oku »»
ALAZLAMAK, ALAZLANMA, HAYLAZLIK, KUŞPALAZI, MALAZGİRT, NEOPLAZMA, OLİGOKLAZ, PALAZLAMA, YALAZLAMA, ABDÜLAZİM, ABDÜLAZİZ, AMİLAZEMİ, AMİLAZÜRİ, BAĞIRTLAZ, CILLAZMAK, DALAZIMAK, DINKALAZU, GLAZELEME, HALAZLAMA, HİPOPLAZİ, İLAZIMSIZ, İNCEDALAZ, KAMARTLAZ, LÖKOPLAZİ, MAZOPLAZİ, MESALAZİN, METALAZON, METAPLAZİ, NEOPLAZYA, PALAZIMAK, Devamını Oku »»
ALAZLAMA, DİYAKLAZ, HALAZADE, HAYLAZCA, LAZIMLIK, TALAZLIK, AKALAZYA, ANAPLAZİ, CAMBALAZ, CANGALAZ, CILAZMAK, CONCULAZ, CONGALAZ, CONKALAZ, ÇANGALAZ, DALAZLIK, DESMOLAZ, DİSPLAZİ, ELAZIĞLI, ESATALAZ, HALAZADA, HAYLAZLI, HİDROLAZ, KAMATLAZ, KANCILAZ, KOAGÜLAZ, KÖRTALAZ, KSİLAZİN, LAZERTUS, NEOPLAZİ, Devamını Oku »»
LAZANYA, MÜLAZIM, ALDOLAZ, HALAZON, KALAZYA, KARTLAZ, KATALAZ, KIRTLAZ, MALAZIR, MALAZMA, OFLAZER, OKYALAZ, OOPLAZM, PLAZMİN, PLAZMİT, PLAZMOM, SELÜLAZ, SOĞULAZ, YALAZAN, YALAZAY, YALAZUH, YILAZAN, YIRTLAZ
AMİLAZ, HALAZA, HAYLAZ, LAZIME, APLAZİ, CILLAZ, CİVLAZ, ELAZIĞ, GALAZA, GLAZÖR, HALAZI, İLAZIM, KAHLAZ, KALAZA, LAVLAZ, LAZLIK, LAZOTU, LEVLAZ, LOĞLAZ, LOVLAZ, LOYLAZ, LÖKLAZ, MALAZA, MIKLAZ, PALAZA, PLAZMA, SOFLAZ, TALAZA, ÜLAZİM, YALAZA, Devamını Oku »»
ALAZA, LAZCA, LAZER, LAZIM, LAZUT, MALAZ, OFLAZ, PALAZ, PLAZA, TALAZ, YALAZ, AFLAZ, ATLAZ, AVLAZ, BİLAZ, CALAZ, CILAZ, CİLAZ, DALAZ, DULAZ, FALAZ, FOLAZ, GALAZ, HALAZ, HİLAZ, HOLAZ, KALAZ, LAZIT, LAZOT, LAZUD, Devamını Oku »»
ALAZ, LAZA
LAZ
LAZ
Güney Kafkasyalı bir halk veya bu halktan olan kimse.
GANGALAZLAŞMAK
Çok ihtiyarlamak.
PALAZLANABİLMEK
Palazlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
PALAZLANABİLME
Palazlanabilmek işi.
PALAZLANDIRMAK
Palazlanma işini yaptırmak.
TOKSOPLAZMOZİS
Toxoplasma gondi tarafından oluşturulan, beyin zarları ve beynin irinsiz yangısı, damar yangısı, perivasküler ödem, hücre infiltrasyonu ve beyin nekrozuyla belirgin memeli hayvanlarda, insanlarda ve kuşlarda görülen protozoon hastalığı.
ANAPLAZMODASTAT
Hayvanlarda anaplazmozisin kontrolünde kullanılan kimyasal maddelerden herhangi biri.
PLAZMALAŞTIRMA
Plazmalaştırmak işi.
PLAZMALAŞTIRMAK
Bir gazı plazmaya dönüştürmek.
DİSKONDROPLAZİ
Uzun kemiklerin uç kısımlarında kıkırdak dokuda gelişimin durması nedeniyle, baş ve gövdenin normal olmasına karşın, kol ve bacakların kısa kalmasıyla belirgin bir iskelet yapılış bozukluğu.
DEKARBOKSİLAZ
Bir substrattan karboksil grubunun ayrılmasını katalize eden liyaz sınıfından herhangi bir enzim.
KONDRODİSPLAZİ
Kalıtsal olarak belli sığır, koyun ve köpek ırklarında görülen, kıkırdağın enlemesine veya uzunlamasına büyümesindeki bozukluklara bağlı olarak oluşan, yerel veya genel, kemik veya iskelet bozukluğu.
SİTOPLAZMOLİZİS
Sitoplazma erimesi.
HİSTOPLAZMOZİS
Monosit-makrofaj sisteminin hücre içi bir paraziti olan Histoplasma capsulatum tarafından oluşturulan, retiküloendoteliyal sistemin yaygın tutulumuyla belirgin, mantar hastalığı.
HİPERAMİLAZEMİ
Kan serumunda amilaz düzeylerinin yüksek bulunması. Kan serumunda anormal olarak yüksek amilaz düzeyleri.
ERGASİTOPLAZMA
Bağımsız ribozomlar ve endoplazma retikulumlarından oluşan sitoplazmanın çalışan, sentez yapan yoğun kısımları.
Bu bölümde tanımı içerisinde LAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAPKIN
Geçici aşklar ve ilişkiler peşinde koşan (kimse), hovarda. Cinsellik hatırlatan. Haylaz. Okşayıcı bir seslenme sözü.
GEÇİŞSİZ
Nesne ile kullanılmayan (fiil), lazım: Gülmek, ağlamak, düşmek, gitmek, küsmek, barışmak gibi.
GRANİT
Kuvars, feldspat, ortoklaz ve mika minerallerinden birleşmiş türlü renkte, billursu, çok sert bir kayaç türü.
DİYABAZ
Feldspatlardan bir plajiyoklaz ile ojitten oluşmuş yeşil renkli bir kütle.
ALAZ
Alev, yalaz.
GÖÇÜM
Bazı kimyasal maddelerin veya ışık, ısı, elektrik vb. güçlerin etkisiyle protoplazmanın yanaşma veya uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi, taksi.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
DİYORİT
Özellikle plajiyoklazdan oluşan, saydam, üstü tanecikli derinlik kayacı.
GEREKMEK
Bir şeyin yapılabilmesi veya gerçekleşmesi bazı nesne, fiil vb.ne bağlı olmak, gerek olmak, lazım olmak, icap etmek, iktiza etmek.
ALAZLANMAK
Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.
ALAZLAMA
Alazlamak işi. Vücutta kızıllık veya kızıl lekeler belirmesi durumu.
AZİZİYE
Sultan Abdülaziz'in ve devlet adamlarının giydiği fes. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.
ALAZLANMA
Alazlanmak işi.
ÇATLAK
Çatlamış olan. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Değişimin başlangıcı. Deli. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Ara, aralık. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık.
DİFTERİ
Kuşpalazı.
BASTIBACAK
Bacakları kısa veya çarpık (kimse). Yaramaz, haylaz (çocuk).
BADİK
Ördek. Palaz. Kısa boylu.
GEREK
İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.
GEREKÇE
Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.
GRANÜL
Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.