LAZ ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "laz" olan, toplam 16 adet kelime bulunmaktadır. laz ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu laz ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde laz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

LAZERTUS, LAZIMLIK

7 harfli kelimeler

LAZANYA

6 harfli kelimeler

LAZIME, LAZLIK, LAZOTU

5 harfli kelimeler

LAZCA, LAZER, LAZIM, LAZIT, LAZOT, LAZUD, LAZUT, LAZZİ

4 harfli kelimeler

LAZA

3 harfli kelimeler

LAZ

Bazı kelimelerin anlamları

LAZ

Güney Kafkasyalı bir halk veya bu halktan olan kimse.

LAZUD

Mısır.

LAZCA

Lazların kullandığı dil. Bu dille yazılmış olan.

LAZLIK

Laz olma durumu. Laz gibi davranma.

LAZER

Çok güçlü pırıltılar oluşturan, değişik alanlarda kullanılan ışık kaynağı.

LAZANYA

Bir tür İtalyan makarnası.

LAZIME

Yapılması gerekli olan şey. Gerekçe.

LAZOTU

Mısır.

LAZIM

Gerek, gerekli. Geçişsiz, müteaddi karşıtı.

LAZERTUS

Yassı kiriş yolu.

LAZA

Bal koymaya yarayan küçük tekne.

LAZIT

Mısır.

LAZZİ

Commedia dell'arte oyuncularının güldürücü hareketleri için kullanılan uluslararası terim. İtalyanca kökenli sözcük. Commedia dell'Arte oyuncularının güldürücü eylemleri.

LAZIMLIK

Ördek.

LAZUT

Mısır.

LAZOT

Mısır.

  -   -   -  

Anlamında LAZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

GRANİT

Kuvars, feldspat, ortoklaz ve mika minerallerinden birleşmiş türlü renkte, billursu, çok sert bir kayaç türü.

ALAZLAMA

Alazlamak işi. Vücutta kızıllık veya kızıl lekeler belirmesi durumu.

ALEV

Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.

ÇATLAK

Çatlamış olan. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Değişimin başlangıcı. Deli. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Ara, aralık. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık.

AZİZİYE

Sultan Abdülaziz'in ve devlet adamlarının giydiği fes. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.

ALAZLANMA

Alazlanmak işi.

GEREK

İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

ÇAPKIN

Geçici aşklar ve ilişkiler peşinde koşan (kimse), hovarda. Cinsellik hatırlatan. Haylaz. Okşayıcı bir seslenme sözü.

GÖÇÜM

Bazı kimyasal maddelerin veya ışık, ısı, elektrik vb. güçlerin etkisiyle protoplazmanın yanaşma veya uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi, taksi.

BADİK

Ördek. Palaz. Kısa boylu.

GRANÜL

Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.

DİYABAZ

Feldspatlardan bir plajiyoklaz ile ojitten oluşmuş yeşil renkli bir kütle.

GEREKÇE

Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.

GEÇİŞSİZ

Nesne ile kullanılmayan (fiil), lazım: Gülmek, ağlamak, düşmek, gitmek, küsmek, barışmak gibi.

ALAZLANMAK

Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.

GEREKMEK

Bir şeyin yapılabilmesi veya gerçekleşmesi bazı nesne, fiil vb.ne bağlı olmak, gerek olmak, lazım olmak, icap etmek, iktiza etmek.

DİFTERİ

Kuşpalazı.

DİYORİT

Özellikle plajiyoklazdan oluşan, saydam, üstü tanecikli derinlik kayacı.

BASTIBACAK

Bacakları kısa veya çarpık (kimse). Yaramaz, haylaz (çocuk).

ALAZ

Alev, yalaz.