Sonu LAZ ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "laz" olan, toplam 88 adet kelime bulunmaktadır. Sonu laz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında laz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde laz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

DEKARBOKSİLAZ

12 harfli kelimeler

OKSİNİTRİLAZ, TRANSKETOLAZ, TRANSALDOLAZ

11 harfli kelimeler

ANİSTREPLAZ, HEMİSELÜLAZ, TENEKTEPLAZ, PLAJİYOKLAZ, HİDROKSİLAZ

10 harfli kelimeler

CARİSPALAZ, ALDIRAYLAZ

9 harfli kelimeler

OLİGOKLAZ, KAMARTLAZ, İNCEDALAZ, BAĞIRTLAZ

8 harfli kelimeler

HİDROLAZ, CONKALAZ, CONCULAZ, CONGALAZ, ESATALAZ, ÇANGALAZ, KOAGÜLAZ, DESMOLAZ, KÖRTALAZ, CANGALAZ, CAMBALAZ, ORTOKLAZ, SELLÜLAZ, KANCILAZ, ŞANDALAZ, TİNCALAZ, DİYAKLAZ, KAMATLAZ

7 harfli kelimeler

KIRTLAZ, KATALAZ, KARTLAZ, YIRTLAZ, OKYALAZ, SELÜLAZ, ALDOLAZ, SOĞULAZ

6 harfli kelimeler

LEVLAZ, LAVLAZ, LOĞLAZ, LOVLAZ, LOYLAZ, LÖKLAZ, MIKLAZ, SOFLAZ, YALLAZ, AMİLAZ, KAHLAZ, HAYLAZ, CILLAZ, CİVLAZ

5 harfli kelimeler

ATLAZ, BİLAZ, AFLAZ, YALAZ, SOLAZ, SULAZ, ŞALAZ, TALAZ, PALAZ, OFLAZ, TOLAZ, MALAZ, TULAZ, UFLAZ, ÜFLAZ, KALAZ, HOLAZ, HİLAZ, HALAZ, GALAZ, FOLAZ, FALAZ, DULAZ, LOLAZ, DALAZ, CİLAZ, OĞLAZ, OHLAZ, CILAZ, CALAZ, Devamını Oku »»

4 harfli kelimeler

ALAZ

3 harfli kelimeler

LAZ

Bazı kelimelerin anlamları

LAZ

Güney Kafkasyalı bir halk veya bu halktan olan kimse.

ANİSTREPLAZ

Plazminojenin kandaki bilinen biçimi olan glu-plazminojene göre pıhtıya daha fazla ilgi ve seçicilik gösteren, liz-plazminojen biçiminin sterptokinazla yaptığı karmaşık yapı.

KAMARTLAZ

Kurdeşen hastalığı.

TRANSKETOLAZ

Ketoz şekerlerden aldoz şekerlere iki karbonlu birimlerin transferini sağlayan ve beş karbonlu şekerlerden altı karbonlu şekerlerin üretiminde görev alan enzimlerden biri.

TENEKTEPLAZ

Fibrine özgül trombolitik bir ilaç.

HEMİSELÜLAZ

Hemiselülozu hidrolize eden enzim grubundan herhangi biri.

CARİSPALAZ

Arsız, terbiyesiz.

BAĞIRTLAZ

Yabani ördeğe benzeyen, gece çok öten, koyu kurşuni renkli bir av kuşu.

HİDROKSİLAZ

Substrata bir hidroksil grubunun katılmasını katalize eden monooksijenaz enzimi.

DEKARBOKSİLAZ

Bir substrattan karboksil grubunun ayrılmasını katalize eden liyaz sınıfından herhangi bir enzim.

İNCEDALAZ

İnceye yakın: İncedalaz bir boyu var.

ALDIRAYLAZ

Aldır ayaz, her yanı açık.

PLAJİYOKLAZ

Dilinimleri birbirine göre eğik bir durumda kalsiyum ve sodyum içeren feldspat.

OKSİNİTRİLAZ

Hidroksinitrilleri aldehitlere dönüştüren bir enzim türü.

TRANSALDOLAZ

Ketoz şekerlerden aldoz şekerlere üç karbonlu birimlerin transferini sağlayan ve beş karbonlu şekerlerden altı karbonlu şekerlerin üretiminde görev alan enzimlerden biri.

OLİGOKLAZ

Billur kütlelerde serpme durumunda bulunan, beyazımtırak bir feldspat türü.

  -   -   -  

Anlamında LAZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇATLAK

Çatlamış olan. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Değişimin başlangıcı. Deli. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Ara, aralık. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık.

ALAZLANMAK

Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.

ALAZLAMA

Alazlamak işi. Vücutta kızıllık veya kızıl lekeler belirmesi durumu.

GEREKMEK

Bir şeyin yapılabilmesi veya gerçekleşmesi bazı nesne, fiil vb.ne bağlı olmak, gerek olmak, lazım olmak, icap etmek, iktiza etmek.

DİYORİT

Özellikle plajiyoklazdan oluşan, saydam, üstü tanecikli derinlik kayacı.

ÇAPKIN

Geçici aşklar ve ilişkiler peşinde koşan (kimse), hovarda. Cinsellik hatırlatan. Haylaz. Okşayıcı bir seslenme sözü.

ALAZ

Alev, yalaz.

DİFTERİ

Kuşpalazı.

ALAZLANMA

Alazlanmak işi.

AZİZİYE

Sultan Abdülaziz'in ve devlet adamlarının giydiği fes. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.

GEÇİŞSİZ

Nesne ile kullanılmayan (fiil), lazım: Gülmek, ağlamak, düşmek, gitmek, küsmek, barışmak gibi.

BADİK

Ördek. Palaz. Kısa boylu.

GRANÜL

Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.

GÖÇÜM

Bazı kimyasal maddelerin veya ışık, ısı, elektrik vb. güçlerin etkisiyle protoplazmanın yanaşma veya uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi, taksi.

BASTIBACAK

Bacakları kısa veya çarpık (kimse). Yaramaz, haylaz (çocuk).

GRANİT

Kuvars, feldspat, ortoklaz ve mika minerallerinden birleşmiş türlü renkte, billursu, çok sert bir kayaç türü.

DİYABAZ

Feldspatlardan bir plajiyoklaz ile ojitten oluşmuş yeşil renkli bir kütle.

GEREK

İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.

ALEV

Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.

GEREKÇE

Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.