Kelimeler arşivi içinde; sonunda "laz" olan, toplam 88 adet kelime bulunmaktadır. Sonu laz ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında laz olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde laz olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DEKARBOKSİLAZ
OKSİNİTRİLAZ, TRANSKETOLAZ, TRANSALDOLAZ
ANİSTREPLAZ, HEMİSELÜLAZ, TENEKTEPLAZ, PLAJİYOKLAZ, HİDROKSİLAZ
CARİSPALAZ, ALDIRAYLAZ
OLİGOKLAZ, KAMARTLAZ, İNCEDALAZ, BAĞIRTLAZ
HİDROLAZ, CONKALAZ, CONCULAZ, CONGALAZ, ESATALAZ, ÇANGALAZ, KOAGÜLAZ, DESMOLAZ, KÖRTALAZ, CANGALAZ, CAMBALAZ, ORTOKLAZ, SELLÜLAZ, KANCILAZ, ŞANDALAZ, TİNCALAZ, DİYAKLAZ, KAMATLAZ
KIRTLAZ, KATALAZ, KARTLAZ, YIRTLAZ, OKYALAZ, SELÜLAZ, ALDOLAZ, SOĞULAZ
LEVLAZ, LAVLAZ, LOĞLAZ, LOVLAZ, LOYLAZ, LÖKLAZ, MIKLAZ, SOFLAZ, YALLAZ, AMİLAZ, KAHLAZ, HAYLAZ, CILLAZ, CİVLAZ
ATLAZ, BİLAZ, AFLAZ, YALAZ, SOLAZ, SULAZ, ŞALAZ, TALAZ, PALAZ, OFLAZ, TOLAZ, MALAZ, TULAZ, UFLAZ, ÜFLAZ, KALAZ, HOLAZ, HİLAZ, HALAZ, GALAZ, FOLAZ, FALAZ, DULAZ, LOLAZ, DALAZ, CİLAZ, OĞLAZ, OHLAZ, CILAZ, CALAZ, Devamını Oku »»
ALAZ
LAZ
LAZ
Güney Kafkasyalı bir halk veya bu halktan olan kimse.
ANİSTREPLAZ
Plazminojenin kandaki bilinen biçimi olan glu-plazminojene göre pıhtıya daha fazla ilgi ve seçicilik gösteren, liz-plazminojen biçiminin sterptokinazla yaptığı karmaşık yapı.
KAMARTLAZ
Kurdeşen hastalığı.
OLİGOKLAZ
Billur kütlelerde serpme durumunda bulunan, beyazımtırak bir feldspat türü.
HİDROKSİLAZ
Substrata bir hidroksil grubunun katılmasını katalize eden monooksijenaz enzimi.
CARİSPALAZ
Arsız, terbiyesiz.
BAĞIRTLAZ
Yabani ördeğe benzeyen, gece çok öten, koyu kurşuni renkli bir av kuşu.
TRANSKETOLAZ
Ketoz şekerlerden aldoz şekerlere iki karbonlu birimlerin transferini sağlayan ve beş karbonlu şekerlerden altı karbonlu şekerlerin üretiminde görev alan enzimlerden biri.
TRANSALDOLAZ
Ketoz şekerlerden aldoz şekerlere üç karbonlu birimlerin transferini sağlayan ve beş karbonlu şekerlerden altı karbonlu şekerlerin üretiminde görev alan enzimlerden biri.
HEMİSELÜLAZ
Hemiselülozu hidrolize eden enzim grubundan herhangi biri.
DEKARBOKSİLAZ
Bir substrattan karboksil grubunun ayrılmasını katalize eden liyaz sınıfından herhangi bir enzim.
TENEKTEPLAZ
Fibrine özgül trombolitik bir ilaç.
PLAJİYOKLAZ
Dilinimleri birbirine göre eğik bir durumda kalsiyum ve sodyum içeren feldspat.
ALDIRAYLAZ
Aldır ayaz, her yanı açık.
İNCEDALAZ
İnceye yakın: İncedalaz bir boyu var.
OKSİNİTRİLAZ
Hidroksinitrilleri aldehitlere dönüştüren bir enzim türü.
Bu bölümde tanımı içerisinde LAZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAZLANMA
Alazlanmak işi.
GRANÜL
Bir maddenin en küçük tanesi. Sitoplazmada bulunan küçük tanecikler.
GÖÇÜM
Bazı kimyasal maddelerin veya ışık, ısı, elektrik vb. güçlerin etkisiyle protoplazmanın yanaşma veya uzaklaşma biçiminde olan yer değiştirmesi, taksi.
ÇAPKIN
Geçici aşklar ve ilişkiler peşinde koşan (kimse), hovarda. Cinsellik hatırlatan. Haylaz. Okşayıcı bir seslenme sözü.
GEREKMEK
Bir şeyin yapılabilmesi veya gerçekleşmesi bazı nesne, fiil vb.ne bağlı olmak, gerek olmak, lazım olmak, icap etmek, iktiza etmek.
ALAZLANMAK
Alazlama işine konu olmak. İnsan derisinin üstünde kızıllık veya kızıl lekeler belirmek.
BADİK
Ördek. Palaz. Kısa boylu.
AZİZİYE
Sultan Abdülaziz'in ve devlet adamlarının giydiği fes. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.
ALAZ
Alev, yalaz.
GEÇİŞSİZ
Nesne ile kullanılmayan (fiil), lazım: Gülmek, ağlamak, düşmek, gitmek, küsmek, barışmak gibi.
GRANİT
Kuvars, feldspat, ortoklaz ve mika minerallerinden birleşmiş türlü renkte, billursu, çok sert bir kayaç türü.
ALEV
Yanan maddelerin veya gazların türlü biçimlerdeki ışıklı uzantısı, yalım, yalaz, alaz, şule. Kıvılcım. Aşk ateşi. Sıcaklık. Mızrak uçlarına takılan küçük bayrak, flama.
ÇATLAK
Çatlamış olan. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Değişimin başlangıcı. Deli. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Ara, aralık. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık.
DİYABAZ
Feldspatlardan bir plajiyoklaz ile ojitten oluşmuş yeşil renkli bir kütle.
GEREK
İcap. Gerçekleşmesi zorunlu olarak beklenen, lazım.
DİFTERİ
Kuşpalazı.
ALAZLAMA
Alazlamak işi. Vücutta kızıllık veya kızıl lekeler belirmesi durumu.
BASTIBACAK
Bacakları kısa veya çarpık (kimse). Yaramaz, haylaz (çocuk).
DİYORİT
Özellikle plajiyoklazdan oluşan, saydam, üstü tanecikli derinlik kayacı.
GEREKÇE
Gerektirici sebep, esbabımucibe. Bir yasanın önerilmesi ve hazırlanmasında, yasa tasarısının hazırlanış ve maddelerin düzenleniş sebepleri. Bir önermenin kendiliğinden var kıldığı gereklik, lazıme. Mahkeme kararlarının dayandığı kanuni ve hukuki sebepler.