Kelimeler arşivi içinde; başında "lav" olan, toplam 48 adet kelime bulunmaktadır. lav ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu lav ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lav olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
LAVANTACILIK
LAVTACILIK, LAVOTLAMAK, LAVANTASIZ, LAVANTALIK, LAVURLUVUR
LAVGARACI, LAVGARLIK, LAVANTALI, LAVANTACI, LAVABOSUZ
LAVSONİT, LAVANTİN, LAVARDAK, LAVROVİT, LAVABOLU, LAVLAVCI, LAVDANOM
LAVIRTI, LAVTACI, LAVGARA, LAVURTA, LAVANTA
LAVLAZ, LAVMAN, LAVGAR, LAVLAV, LAVLAK, LAVKAR, LAVĞAR, LAVAŞA, LAVUST, LAVABO
LAVUM, LAVIN, LAVUS, LAVUK, LAVUT, LAVUZ, LAVTA, LAVOT, LAVİK, LAVDA, LAVAT, LAVAŞ, LAVAJ
LAVA
LAV
LAV
Yanardağların püskürme sırasında yeryüzüne çıkardıkları, dünyanın derinliklerinden gelen kızgın, erimiş maddeler, püskürtü.
LAVSONİT
Hidratlı alüminyum ve kalsiyum çift silikatı.
LAVANTASIZ
İçinde lavanta olmayan.
LAVARDAK
Çabuk çabuk konuşan.
LAVANTİN
Lavanta çiçeğinin bir başka türü.
LAVTACILIK
Lavtacının mesleği.
LAVANTACILIK
Lavanta yapma ve satma işi.
LAVANTALI
İçinde lavanta bulunan.
LAVURLUVUR
Dedikodu.
LAVANTACI
Lavanta yapan kimse. Gezici olarak esans satan kimse.
LAVROVİT
Piroksen grubundan doğal silikat.
LAVGARACI
Alaycı.
LAVABOSUZ
Lavabosu olmayan.
LAVANTALIK
Lavanta kokusunu koymaya yarayan şişe.
LAVGARLIK
Gevezelik.
LAVOTLAMAK
Keteni ağartmak için üstüne su dökmek, su püskürtmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde LAV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇİRKİN
Göze veya kulağa hoş gelmeyen, güzel karşıtı. Karanlık, dalavereli, şüpheli. Hoş olmayan, yakışık almayan (davranış veya söz).
ÇİMBALİ
Klavsen.
CAĞ
Parmaklık, korkuluk. Hamam, duş, banyo vb. yerlerde atık suyun akmasını sağlayan delik. Lavabo, banyo. Büyük bez veya deri torba, cav.
ARAÇSIZ
Doğrudan doğruya yapılmış olan veya olan, vasıtasız, bilavasıta. Araç olmaksızın, vasıtasız bir biçimde, bilavasıta, doğrudan doğruya.
BALLIBABAGİLLER
Nane, lavanta çiçeği, kekik vb. kokulu bitkileri içine alan ve iki çenekli bitişik taç yapraklılardan oluşan bir familya.
ATROPİN
Güzelavrat otundan çıkarılıp hekimlikte kullanılan zehirli bir madde.
ÇEK
Bir kimsenin, satın aldığı hizmet veya ürün karşılığında para yerine verdiği ve karşılığı banka hesabından ödenen yazılı belge. Slavların batı kolundan olan bir ulus veya bu ulusun soyundan gelen kimse.
ÇEMBALO
Klavsen.
BREŞ
Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle. Bir yapay mermer türü.
BAKLAVALIK
Baklava yapımında kullanılan veya baklava yapmaya elverişli olan.
BULGAR
Slavların güney kolundan olan bir halk veya bu halkın soyundan olan kimse.
BALDO
İri ve dolgun taneli pilavlık pirinç.
AFERİST
Dalavereci.
BELLADONNA
Güzelavrat otu.
BAKLAVALI
İçinde baklava biçiminde desen bulunan.
DAHASI
Fazlası, ilavesi.
BALON
Isıtılmış hava veya havadan daha hafif bir gazla doldurulan, atmosferde uçabilen, küre biçiminde araç. Aslı olmayan, palavra şey. Karikatürde içi sözle doldurulan yuvarlak. Karnı yuvarlak ve şişkin, boynu dar cam kap. Hava veya gazla doldurulmuş, kauçuktan yapılmış olan çocuk oyuncağı. Geriden gelen rüzgârdan yararlanmak amacıyla yatın ana direği üzerine çekilen üç köşeli, hafif yelken.
BALONCU
Balon satan kimse. Palavracı.
BAKLAVACILIK
Baklava yapma veya satma işi.
BAKLAVACI
Baklava yapan veya satan kimse.