Kelimeler arşivi içinde; başında "küt" olan, toplam 93 adet kelime bulunmaktadır. küt ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu küt ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde küt olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KÜTÜPHANECİLİK
KÜTAHYALILIK, KÜTLEŞTİRMEK, KÜTKUYRUKLAR
KÜTÜKLEŞMEK, KÜTÜRTDENEK, KÜTLEŞTİRME, KÜTÜRDETMEK, KÜTÜPHANECİ
KÜTİNLEŞME, KÜTÜKARABA, KÜTÜKÇÜLÜK, KÜTÜKLEMEK, KÜTÜKLEŞME, KÜTÜKUŞAĞI, KÜTKAĞNISI, KÜTÜRDEMEK, KÜTÜRDETME
KÜTİKÜLİN, KÜTLEŞMEK, KÜTÜRTDEK, KÜTLEKLİK, KÜTLETMEK, KÜTÜLEMEK, KÜTÜREDEK, KÜTÜPHANE, KÜTİKULİN, KÜTÜKLEME, KÜTELEMEK, KÜTÜRDEME, KÜTAHYALI
KÜTÜKLÜK, KÜTLEMEK, KÜTDEMİR, KÜTTEDEK, KÜTLETME, KÜTDÜĞÜM, KÜTÜKKÖY, KÜTZIMBA, KÜTİKÜLA, KÜTELMEG, KÜTELMEK, KÜTÜRDEK, KÜTİKULA, KÜTLEŞME, KÜTKERİÇ, KÜTÜLMEK, KÜTLESEL
KÜTÜLDÜ, KÜTAHYA, KÜTÜRGE, KÜTÜKLÜ, KÜTÜRTÜ, KÜTÜRÜM, KÜTÜVAL, KÜTÜMEK, KÜTÜPÜR, KÜTÜLTİ, KÜTLEME, KÜTELEÇ, KÜTELEK, KÜTELEZ, KÜTEMEK, KÜTEDEN, KÜTEŞEK, KÜTİKÜL, KÜTEDEK, KÜTÜKÇÜ
KÜTLÜK, KÜTLEZ, KÜTLEK, KÜTDEK, KÜTMEÇ, KÜTMEK, KÜTMEN, KÜTMÜK, KÜTÜRE, KÜTNER
KÜTAY, KÜTÜK, KÜTEK, KÜTAN, KÜTÜZ, KÜTEN, KÜTÜR, KÜTEŞ, KÜTİN, KÜTLE, KÜTLÜ, KÜTÖR, KÜTÜH
KÜTE
KÜT
KÜT
Kısa ve kalınca. Keskin olmayan. Tahta ve benzerleri katı şeylere vurulduğunda çıkan ses. Smaç. Kötürüm, sakat. Kuluçka tavuğun altındaki bozulmuş yumurta. Kesme özelliği, sivriliği kaybolmuş kesici araç. Tandıra pişirilmek için yapıştırılan hamurdan düşen parçalar. Kısa, yuvarlak (burun için). Kepçe vb, eşyaların asıldığı yuvarlak ağaç çivi. Pulluk, saban. Çekirdekli pamuk. Eli ayağı tutmayan, inmeli kişi. İnmeli; çolak; kötürüm; sakat. Uyuşuk, karmaşık, körelmiş.
KÜTİNLEŞME
Selülozun kütin biçimine dönüşmesi.
KÜTÜPHANECİLİK
Kitaplık görevlisinin işi, bibliyotekçilik. Kitaplık bilimi.
KÜTÜRDETMEK
"Kütür kütür" diye ses çıkartmak.
KÜTAHYALILIK
Kütahyalı olma durumu.
KÜTKUYRUKLAR
Omurgalıların bağırsak asalağı olarak yaşayan, küt kuyruklu ve çoğunlukla ince yapılı lifsikurtlar familyası.
KÜTLEŞTİRMEK
Küt duruma getirmek.
KÜTÜPHANECİ
Kitaplıkta görevli kimse, bibliyotekçi. Kitaplık bilimci, bibliyotekçi. Kitabevi sahibi, kitapçı.
KÜTÜKUŞAĞI
Konya ili, Yeniceoba nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KÜTLEŞTİRME
Kütleştirmek işi.
KÜTÜKLEŞME
Kütükleşmek işi.
KÜTÜRTDENEK
"Küt"diye ses çıkararak.
KÜTÜKÇÜLÜK
Kereste alım satımı.
KÜTÜKARABA
Kağnı. (Eşmeyazı Kars).
KÜTÜKLEŞMEK
Sert ve duygusuz bir duruma gelmek.
KÜTÜKLEMEK
Ekilecek olan topraktaki yaban bitki ve ağaç köklerini çıkarmak, temizlemek: Tombak tarlayı kütüklemeli. Büyük ağaçları dört ya da beş metrelik tomruklara ayırmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ASLANAPA
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
CİNSAÇI
Küsküt.
BİYOKÜTLE
Belirli zamanda sınırları belirli bir biyotopta bulunan canlı organizmaların toplam kütlesi.
CEPHE
Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.
BUZUL
Kutup bölgelerinde veya dağ başlarında bulunan büyük kar ve buz kütlesi, cümudiye.
BAŞKALAŞIM
Bir kütlenin fiziki ve kimyasal özelliklerinin değişmesi, istihale, metamorfizm.
BREŞ
Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle. Bir yapay mermer türü.
BİYOENERJİ
Biyokütlenin kimyasal dönüşümüyle elde edilen enerji.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
CANAVARLAŞMAK
Canavar gibi davranmak. Korkunç, ürkütücü bir durum almak.
BİBLİYOTEKÇİ
Kütüphaneci.
BEŞME
Her çubuğu ayrı ayrı beş renkte olan, yollu bir kumaş türü. Tabaklanmamış ham deri. Çıkrıkçı tezgâhının kütüğü.
CİSİM
Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.
BAŞYILDIZ
Çift yıldızlarda kütlesi büyük olan yıldız. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçılarının en önde geleni.
BORASİT
Sert billur veya yumuşak beyaz kütle durumunda bulunan magnezyum boratı.
ALTINTAŞ
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri.
BAĞBOĞAN
Küsküt.
ANTİSİKLON
Yüksek basınçlı atmosfer kütlesi.
ÇATLAK
Çatlamış olan. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Değişimin başlangıcı. Deli. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Ara, aralık. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık.