KÜY ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "küy" olan, toplam 18 adet kelime bulunmaktadır. küy ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu küy ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde küy olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

11 harfli kelimeler

KÜYÜRDETMEK

10 harfli kelimeler

KÜYEGÖRMEK, KÜYÜRDEMEK

9 harfli kelimeler

KÜYDÜRMEK, KÜYTÜRMEK

8 harfli kelimeler

KÜYESİYE, KÜYÜKMEK

7 harfli kelimeler

KÜYÜRTÜ

6 harfli kelimeler

KÜYDÜR, KÜYNÜK, KÜYNER, KÜYMEK

5 harfli kelimeler

KÜYÜK, KÜYLE, KÜYKÜ, KÜYÜŞ

4 harfli kelimeler

KÜYE

3 harfli kelimeler

KÜY

Bazı kelimelerin anlamları

KÜY

Köy (bk. köy, kû, küv).

KÜYÜRDETMEK

Sert yiyecekleri yerken ses çıkartmak.

KÜYNER

Çam sakızı. Gürgen ağacı.

KÜYÜRTÜ

Gevrek şeylerin kırılırken çıkardığı ses.

KÜYNÜK

İçi çürümüş, kof (ağaç ya da meyve için).

KÜYTÜRMEK

Elinden bir şeyi atmak, fırlatmak.

KÜYMEK

Gözlemek, beklemek: Nerde kaldın? Sabahtan beri seni küyüyorum. Kaçmak. Sessiz olmak. Yanmak. Güvenmek. Sabretmek. Beklemek, sabretmek, teenni etmek, intizarda bulunmak, etrafı gözetlemek.

KÜYÜK

Çürük.

KÜYÜRDEMEK

Gevremek, kurumak.

KÜYESİYE

Vadeli olarak.

KÜYKÜ

Yel almayan kuytu yer.

KÜYÜKMEK

Çürümek.

KÜYEGÖRMEK

Bekleyedurmak.

KÜYLE

Tandırdaki ateşin yanmasını sağlayan hava deliği. Tandırın hava bacası (Erzincan Merkez).

KÜYDÜR

Uzun floş eteklik.

KÜYDÜRMEK

Elinden bir şeyi atmak, fırlatmak. Bir şeyi eliyle itmek, sürmek. Yerinden etmek, ayağını kaydırmak, ilgisini kesmek. Bekletmek, intizarda bırakmak.

  -   -   -  

Anlamında KÜY bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÜY geçen kelimeler listesi verilmiştir.

MİSYONER

Bir dini, özellikle Hristiyanlığı yaymakla görevli kimse. Kendini herhangi bir düşünceyi, bir ülküyü yaymaya adayan kimse.

KÖY

Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri veya nüfus yoğunluğu yönünden şehirden ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi, köylük yer, köy yeri. Köy halkı. Köy (bk. kü, küv, küy). Belli bir adı, okul, cami, muhtarlık ve benzerleri toplumsal ve dinsel kuruluşları, komşu köyden ayrıldığı sınırları, tarla, otlak ve korusu bulunan, halkının yaşamı aşağı yukarı tümüyle toprağa bağlı olan yerleşim biçimi. Birbirleriyle akraba olan ya da olmayan birden çok ailenin bir araya gelerek tarım yapmaya ya da hayvan yetiştirmeye elverişli yerey parçasının bir köşesinde kurdukları, alan ve sokaklar çevresinde toplanan küçük ya da büyük, dağınık ya da toplu yapılarla, bunların eklentilerinden oluşan evrensel ve geleneksel yerleşme yeri. bk. köylü, köy topluluğu, akraba. Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri ya da nüfus yoğunluğu yönünden kentten ayırt edilen, genellikle tarımsal uğraşıda bulunmak gibi işlevlerle ayrımlaşan ve belirlenen, konutları ve öteki yapıları bu yaşamı yansıtan yerleşme birimi. Köz, kor; yanık, yanma; azap, ıztırap.

ÜLKÜMEN

Ülküsü olan, bir ülküye bağlı olan kimse.

DÜZERLEME

Bozuk bir şeyi onarma, yapma. Bir türküyü harmonize etme.

ÜLKÜDAŞ

Aynı ülküye bağlı olanlardan her biri.

KÜV

Köy (bk. köy, kû, küy).

TÜRHİYE

Türkiye, karşılığı türküye.

GÖRÜNKMEK

Belli olmak, görünmek: Ay görünküyor.

DÖNDERME

İnce söğüt dalından örülen, kulpsuz, ağzı geniş, yemeklerin üstüne örtülen bir çeşit sepet. Mayasız hamurdan yapılan ve yağda kızartılan pide. Kuru yufkadan yapılmış börek. Birinin gönderdiğine ısmarladığına karşılık gönderme: Bu ne kahvesi ? Siz ona kahve ısmarladınızsa o da dönderme yaptı. Bar denilen halay oyununda oyunculardan ilk üç kişinin söylediği türküyü biraz sonra başka üç kişinin tekrarlaması. Doğu Anadolu saz ozanları arasında kullanılan dörtlük sonlarındaki kavuştak.

ÜLKÜCÜLÜK

Bir ülküyle belirlenmiş olan, bu ülküye çıkar gütmeden bağlı kalan yaşama biçimi ve dünya görüşü, idealizm.

ÜLKÜCÜ

Bir ülküye çıkar gütmeden bağlı olan, idealist.

KU

Çeltik tarlası sulanırken su üstünde toplanan çerçöp. Köy (bk. köy, küv, küy). Kurçatovyum elementinin simgesi. "Kurçatovyum" isimli elementin sembolu.

ÜLKÜDEŞ

Aynı ülküye bağlı olanlardan her biri.

HALKEVİ

Halkı eğitip millî birliğe ve ülküye yöneltmek amacıyla açılan kuruluş. Bu kuruluşun görev yaptığı yapı.

KÖKERTMEK

Köklemek. Fide, sebze veya asma çubuğunun ufaklarını köküyle çıkararak başka yere dikmek.