Kelimeler arşivi içinde; sonunda "laf" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. Sonu laf ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında laf olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde laf olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
İSTİHLAF
İHTİLAF, EHDİLAF
İTİLAF, GÜLLAF
YOLAF, AHLAF, YALAF, TALAF, SOLAF, SELAF, DALAF, CULAF, ALLAF, YULAF, İTLAF, HİLAF, ESLAF
ELAF, ILAF, İLAF, ALAF, ULAF
LAF
LAF
Söz, lakırtı. Konu, mevzu, bahis. Konuşma. Dedikodu. "Öyle şey olamaz, bu sözün hiçbir değeri yok" anlamlarında hafifseme yollu kullanılan bir söz. Sonuçsuz, yararı olmayan söz.
TALAF
Atlarda görülen arpalama hastalığı.
ALLAF
Zahireci, aşlıkçı: Allaftan un aldık.
AHLAF
Bizden sonrakiler, eslaf karşıtı.
GÜLLAF
Kapı sürgüsü, menteşe.
İSTİHLAF
ardıl (halef) olma.
YOLAF
Yulaf.
CULAF
Pekmez şerbeti. Arılara verilen yem.
SELAF
Sel yolu.
SOLAF
Erik hoşafı. (Kartal Eskişehir).
DALAF
At isteyen kısrak, erkek isteyen dişi eşek ya da hayvan.
İHTİLAF
Ayrılık, anlaşmazlık, aykırılık, uyuşmazlık.
YALAF
Alev.
YULAF
Buğdaygillerden, en çok hayvan yemi olarak yetiştirilen otsu bitki (Avena sativa). Bu bitkinin tohumu.
EHDİLAF
Arapça kökenli ihtilâf: ihtilaf.
İTİLAF
Anlaşma, uyuşma, uzlaşma.
Bu bölümde tanımı içerisinde LAF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALAFRANGALAŞMAK
Alafranga olmak, alafranga davranmak.
GEVEZE
Çok konuşan, çenesi düşük, gevşek ağızlı, lafçı, lafazan, zevzek, lakırtı ebesi, ağız kavafı, lakırtı kavafı, çene kavafı, cır cır, çaçaron. Sır saklamayan, boşboğaz, ayran ağızlı.
CİN
Dinî inanışa göre duyularla kavranamayan, insanlar gibi irade ve anlama yeteneğine sahip, ilahi emirlere uymakla yükümlü tutulan yaratık. Masallarda göze görünmeyen, türlü biçimlere girebilen, iyilik de kötülük de yapabilen yaratık. Akıllı, zeki, uyanık kimse. Buğday, arpa, yulaf vb.nden elde edilen ve ardıçla kokulandırılan bir alkollü içki türü, ardıç rakısı. Pamuklu, kalın kumaştan giysi veya pantolon.
BUĞDAYGİLLER
Bir çeneklilerden, örneği buğday, yulaf, arpa, pirinç, çavdar, mısır, ayrık ve çayır otları, kamış, bambu olan, çiçekleri başak durumunda büyük bir bitki familyası.
BİLAR
Katranlı kıldan yapılmış olan ve kalafat işlerinde kullanılan bir macun türü.
ALATURKA
Eski Türk gelenek, görenek, töre ve hayatına uygun, Doğuluca, alafranga karşıtı. Düzensiz, yöntemsiz. Alaturka saat. Bu töre ve hayatı benimsemiş (kimse).
DEMAGOJİK
Laf cambazlığı ile ilgili.
ALAFRANGALAŞMA
Alafrangalaşmak durumu.
ALAFRANGACI
Alafrangayı benimseyen kimse.
ALAFRANGALIK
Alafranga olma durumu.
BOĞUMLANMA
Boğumlanmak işi. Ciğerlerden gelen havanın, ağız ve burundaki çeşitli nokta ve bölgelerde engellemeye uğrayarak ses olarak çıkması, telaffuz, artikülasyon.
ANLAŞMA
Anlaşmak durumu. Devletler arası siyasal, ekonomik, kültürel vb. alanlarda yapılmış olan uzlaşma ve bu uzlaşmanın tespit edildiği belge, uyuşma, itilaf, antant, konvansiyon. Sözleşme.
ALAFRANGALAŞTIRMA
Alafrangalaştırmak işi.
DEMAGOJİ
Laf cambazlığı.
DEMAGOG
Laf cambazı.
ALAFRANGACILIK
Alafrangacı olma durumu.
HALİFELİK
Halife olma durumu. Halifenin egemenliği altındaki ülkeler. Halife niteliği ve makamı. Halifenin görevi, hilafet.
ANLAŞMAZLIK
İki veya daha çok tarafın düşünce ve amaçları arasında ayrılık, uyuşmazlık, ihtilaf, ikilik, maraza, sürtüşme.
ESLAF
Bizden öncekiler, geçmişler, ahlaf karşıtı.
GEVEZELİK
Geveze olma durumu, zevzeklik, lafazanlık. Düzensiz, gelişigüzel konuşma, yazma.