Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lah" olan, toplam 203 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lah ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında lah olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lah olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
HASBETENLİLLAH, HESBETENLİLLAH
ELHAMDÜLİLLAH, ESTAĞFURULLAH, ESTAĞFİRULLAH, FESÜPHANALLAH
FİSEBİLİLLAH, HAFAZANALLAH, ELEMDÜLİLLAH, ESDAFİRULLAH, ESTEFURULLAH, HACIABDULLAH, VESUPANALLAH
HİKMETULLAH, KESTENKÜLAH, KUDRETULLAH, NEUZÜBİLLAH, RAHMETULLAH, SÜPHANALLAH, ZİYNETULLAH
VELİYULLAH, FENAFİLLAH, FAKİRULLAH, HALİLULLAH, NİMETULLAH, ÖMRÜBİLLAH, SELAMULLAH, SUBHANALLAH, ÜBEYDULLAH
ALİMALLAH, İBADULLAH, İNŞAALLAH, MAAZALLAH, AYETULLAH, BAĞIRTLAH, BEYTULLAH, BİSMİLLAH, CISCIBLAH, CÜNDULLAH, ÇİPÇİPLAH, EMANULLAH, EMETULLAH, ESEDULLAH, EVELALLAH, FAZLULLAH, FETHULLAH, FEVZULLAH, FEYZULLAH, GABACALAH, HAMDULLAH, HAYRULLAH, HIFZULLAH, KARAİSLAH, KEÇEKÜLAH, MADIMALAH, NASRULLAH, RIZKULLAH, SAPIRTLAH, SENGÜLLAH, Devamını Oku »»
EYVALLAH, ABDULLAH, ATAULLAH, AZICILAH, BUNCULAH, BURCALAH, CARULLAH, DOMBALAH, EMRULLAH, GANDALAH, İNŞALLAH, İPİMİLAH, MAŞALLAH, MAZALLAH, MİTİLLAH, NAMAZLAH, NANCILAH, NURULLAH, PANPALAH, RUHULLAH, SADULLAH, SUNULLAH, ŞAVŞALAH, ŞORULLAH, ŞURULLAH, YUVARLAH, ZEBELLAH
ISTILAH, AMSALAH, BAATLAH, BUZALAH, CIBILAH, CİRTLAH, ÇAPALAH, DAZALAH, FIRTLAH, FOSALAH, GABALAH, GAHALAH, GAMALAH, GOBALAH, HARTLAH, HIRILAH, HIRTLAH, HORTLAH, HOZALAH, KAMALAH, MOZALAH, ONCULAH, PORTLAH, SOBALAH, ŞAPALAH, TAĞALAH, VAZALAH, YAPALAH, YUVALAH, ZIRTLAH
FELLAH, MAŞLAH, ABALAH, AVALAH, BOZLAH, CATLAH, CIVLAH, CIZLAH, CİLLAH, ÇATLAH, ÇITLAH, ÇİPLAH, DASLAH, DAYLAH, GAVLAH, GIŞLAH, HAŞLAH, IŞILAH, KAVLAH, KİŞLAH, KULLAH, KÜLLAH, LAHLAH, LEYLAH, MABLAH, MAHLAH, MASLAH, MUSLAH, MUTLAH, PATLAH, Devamını Oku »»
FELAH, ISLAH, KÜLAH, SALAH, SİLAH, ABLAH, AHLAH, ALLAH, APLAH, AVLAH, BALAH, BİLAH, CALAH, DALAH, DOLAH, ELLAH, ESLAH, GALAH, GELAH, GULAH, İFLAH, İSLAH, KALAH, KULAH, MALAH, MOLAH, OGLAH, OĞLAH, OKLAH, PALAH, Devamını Oku »»
İLAH, ULAH, ALAH, OLAH
LAH
LAH
Aşkolsun anlamında kınama sözcüğü.
ESTEFURULLAH
Affedersiniz, pardon.
ELHAMDÜLİLLAH
"Allah'a şükür" anlamında kullanılan bir söz.
ELEMDÜLİLLAH
Arapça kökenli el-hamdüli-llâh: elhamdülillah.
ESTAĞFİRULLAH
Şanlıurfa ilinde, Akziyaret nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
HAFAZANALLAH
Kötü bir durumdan uzak bulunmayı dilemek için "Allah bizi korusun" anlamında kullanılan bir söz.
KESTENKÜLAH
Kertenkele.
HACIABDULLAH
Niğde ili.
ESDAFİRULLAH
Arapça kökenli esteğfirullah: estağfurullah; afedersiniz (yanlış söylenilen bir sözü düzeltmek için kullanılır).
HASBETENLİLLAH
Tanrı için, Tanrı uğruna, Tanrı rızası için, karşılık beklemeksizin.
HİKMETULLAH
Allah'ın hikmeti.
FESÜPHANALLAH
Süphanallah.
FİSEBİLİLLAH
Hiçbir karşılık beklemeden.
VESUPANALLAH
Arapça kökenli fe-sübhân-Allah: fesüphanallah.
HESBETENLİLLAH
Allah rızası için' anlamında bir söz.
ESTAĞFURULLAH
İncelik ve alçak gönüllülük göstermek üzere teşekkür edilen veya övülen bir kimsenin söylediği bir söz.
Bu bölümde tanımı içerisinde LAH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ARPACIK
Göz kapağının kenarında çıkan küçük çıban, it dirseği. Tüfek, tabanca vb. ateşli silahlarda namlunun en ileri bölümünde bulunan ve nişan alırken gezle birlikte göz ile hedef arasında aynı çizgi üzerine getirilen küçük çıkıntı.
ALİ
Yüce, yüksek. "Kurnazca ve haince düzen" anlamında Ali Cengiz oyunu, "çok zorba" anlamında Ali kıran baş kesen, "bir kimse birinden aldığını ötekine, ötekinden aldığını bir başkasına vererek işini yürütmek" anlamında Ali'nin külahını Veli'ye, Veli'nin külahını Ali'ye giydirmek deyimlerinde geçen bir söz.
AMENTÜ
Bir oluş, düşünce veya ideolojinin temelini oluşturan değer yargıları. Arapça "inandım" anlamına gelen ve İslamiyetin temel inançları olan "Allah'a, onun meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, ahiret gününe, kadere, hayır ve şerrin Allah'tan geldiğine inanma"yı dile getiren söz.
ASTSUBAY
Silahlı Kuvvetler Yasası'na göre astsubay meslek yüksekokullarında yetişerek Silahlı Kuvvetlere katılan astsubay çavuştan astsubay kıdemli başçavuşa kadar rütbesi olan asker, gedikli.
BARUT
Ateşli silahla bir merminin atılmasına veya herhangi bir aracın fırlatılmasına yarayan, patlayıcı madde.
AKPAS
Lahana, turp, şalgam, karnabahar vb. bitkilerin kök dışındaki bütün bölgelerine yerleşebilen, özellikle semizotugillerde karşılaşılan yosunumsu mantar (Albugo candida).
BARDAKALTI
Bardağın konulduğu yeri kirletmemesi için kullanılan, genellikle örgü, kâğıt veya plastik örtü. Yemek öncesi yenilen küçük bir lahmacun türü.
BAHT
Gelecekteki olayları kaçınılmaz bir biçimde belirleyen ilahi iradenin insan ve toplum için çizdiği yaşayış biçimi, kader, talih. Şans.
ATEŞ
Yanıcı cisimlerin tutuşmasıyla beliren ısı ve ışık, od, nâr. Isıtmak, pişirmek için kullanılan yer veya araç. Tutuşmuş olan cisim. Genellikle hastalık etkisiyle artan vücut sıcaklığı, kızdırma. Öfke, hırs, hınç. Tehlike, felaket. Coşkunluk. Büyük üzüntü, acı. Patlayıcı silahların atılması.
ARAKİYE
Dervişlerin giydikleri, tiftikten yapılmış ince külah. Bir tür küçük zurna.
ARKEBÜZ
XV. yüzyılda Fransa'da kullanılmaya başlanan, taşınabilir ateşli silah.
ARAP
Fotoğrafın negatifi. Koyu esmer. Fellah. Orta Doğu ile Kuzey Afrika'nın büyük bir bölümünde yaşayan halk ve bu halkın soyundan olan kimse.
BALİSTİK
Ateşli silahlarda barut gazının basıncı ile fırlayıp hedefe varıncaya kadar merminin havadaki hareketini inceleyen bilim. Mermi çekirdeği üzerindeki fiziksel değişimleri inceleyerek merminin çıktığı silahın tanımlanmasını sağlayan işlem.
ATICILIK
Atıcı olma durumu. Bazı ateşli silahlar kullanarak yapılmış olan spor.
AN
Zamanın bölünemeyecek kadar kısa olan parçası, lahza, dakika. Zihin. İki tarla arasındaki sınır.
BARATA
Bilim doktorları ile kardinallerin giydikleri dört köşe külah veya başlık. Osmanlı sarayında genellikle bostancıların, baltacı ve kapıcıların giydikleri, kırmızı çuhadan yapılmış, ucu kıvrık, uzunca başlık.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
ALIKLIK
Alık olma durumu, belahet.
ALİMALLAH
Söylenen bir sözün doğruluğuna inandırmak için "en iyisini Allah bilir" anlamında kullanılan bir söz.
BABA
Çocuğu olan erkek, peder. Kazılarda çıkarılan toprağın miktarını hesaplayabilmek için yer yer bırakılan toprak dikme. Çok kaliteli, üstün nitelikli. Tarikatların bazısında tekke büyüğü. Çocuğun dünyaya gelmesinde etken olan erkek. Koruyucu, babalık duyguları ile dolu kimse. Çatı merteği. Bir ülkeye veya bir topluluğa yararlı olmuş kimse. Gemi veya iskelede halatın takıldığı yuvarlak başlı iri demir, ağaç veya beton dikme. Anlayışlı, iyi huylu erkek. Silah kaçakçılığı, kara para aklama ve uyuşturucu madde ticareti vb. kirli ve gizli işler yapan çetenin başı. Ata. Bir merdivende, tırabzanın sahanlıkla birleştiği yerde bulunan dikey öge. Bu gibi kimselere verilen unvan.