Sonu LAL ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lal" olan, toplam 33 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lal ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında lal olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

KADICELAL

8 harfli kelimeler

NURHİLAL, İSTİDLAL, İSTİKLAL, İZMİHLAL, PÜRMELAL

7 harfli kelimeler

İHTİLAL, İNHİLAL, EHDİLAL

6 harfli kelimeler

DELLAL, DALLAL, ŞELLAL, TELLAL

5 harfli kelimeler

İTLAL, İCLAL, YOLAL, HALAL, SİLAL, ŞULAL, YELAL, CELAL, GÜLAL, FİLAL, EHLAL, DELAL, BİLAL, ZÜLAL, MELAL, İHLAL, HİLAL, HELAL

Bazı kelimelerin anlamları

LAL

Dili tutulmuş, konuşamaz duruma gelmiş, dilsiz. Parlak kırmızı renkte, billurlaşmış, saydam bir alüminyum oksidi olan değerli bir taş. Bu taşın renginde olan. Kırmızı renkli bir tür mürekkep.

PÜRMELAL

Hüzünlü, üzüntülü. Sıkıntılı.

DALLAL

Tellal.

İNHİLAL

Dağılma, bölünme, parçalanma. Açılma. Ayrışma.

İHTİLAL

Bir ülkenin siyasal, sosyal ve ekonomik yapısını veya yönetim düzenini değiştirmek amacıyla kanunlara uymaksızın cebir ve kuvvet kullanarak yapılmış olan geniş halk hareketi, devrim. Kargaşalık, düzensizlik, karışıklık. Köklü değişim.

İSTİKLAL

Bağımsızlık.

TELLAL

Herhangi bir şeyi, olayı veya bir şeyin satılacağını halka duyurmak için çarşıda, pazarda yüksek sesle bağıran kimse, çağırtmaç. Satışlarda aracılık eden kimse. Açık artırmayı yöneten kişi.

İTLAL

Damlatma. Hayvanı yedeğinde götürme. Telef etme, öldürme, yok etme.

İSTİDLAL

Bir konuda kanıtlara dayanarak sonuç çıkarma. Çıkarım.

DELLAL

Tellal.

NURHİLAL

Ay ışığı, parlaklığı.

KADICELAL

Erzurum şehrinde, Horasan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

İCLAL

Büyüklük. Büyüklük, ululuk. Saygı gösterme, ağırlama, ikram.

ŞELLAL

Dalkavuk.

EHDİLAL

Arapça kökenli ihtilâl: ihtilal.

İZMİHLAL

Yıkılma, çökme.

  -   -   -  

Anlamında LAL bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde LAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARTMAK

Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.

ANEMON

Dağ lalesi.

ARALIKLI

Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.

APRESİZ

Apresi yapılmamış, perdahlanmamış veya cilalanmamış.

ALEM

Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.

AYNA

Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.

ANTROK

Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.

ARTAĞAN

Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.

APRE

Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.

ARTI

Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.

AKILSIZLIK

Akılsız olma durumu. Akılsızca yapılmış olan iş veya davranış, budalalık.

ANTRİKOT

Sığırın iki kürek kemiği arasından ve pirzolalık yerinden çıkartılan, kemiğinden sıyrılmış et dilimi.

APRELİ

Apresi yapılmış, perdahlanmış veya cilalanmış.

AHAR

Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.

ALALAMA

Alalamak işi, kamuflaj.

AVARIZ

Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.

AHMAKLIK

Zekâsı az gelişmiş olma durumu, budalalık, anlayışsızlık, akılsızlık.

AYRIŞMA

Ayrışmak işi. Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi, inhilal.

AYÇA

Hilal. Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem.

APRELEMEK

Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.