Kelimeler arşivi içinde; başında "lam" olan, toplam 70 adet kelime bulunmaktadır. lam ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu lam ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lam olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
LAMBIRDATMAK, LAMELLİPODYA, LAMARCKÇILIK, LAMARCKCILIK
LAMBLİYAZİS, LAMBLİYOZİS, LAMİNEKTOMİ
LAMBALAMAK, LAMOTRİGİN, LAMELLOSİT, LAMELLOZUS
LAMİNARYA, LAMİNATED, LAMİNİTİS, LAMİNARİN, LAMBATIĞI, LAMBASUYU, LAMİVUDİN, LAMBALAMA, LAMACILIK, LAMBAALTI, LAMPROFİR, LAMARKİZM
LAMBALIK, LAMBASIZ, LAMİNLER, LAMBADAN, LAMİNANT
LAMPREN, LAMAİST, LAMELLA, LAMELİF, LAMAİZM, LAMEKAN, LAMBALI, LAMİNİN, LAMBADA, LAMBERT, LAMBEKİ
LAMİNA, LAMBUR, LAMİSE, LAMİYE, LAMLIK, LAMLİK, LAMPAR, LAMPET, LAMBRİ, LAMBAK, LAMACI, LAMSAN
LAMLI, LAMLİ, LAMPA, LAMTI, LAMSA, LAMLA, LAMİH, LAMİA, LAMES, LAMEL, LAMDA, LAMÇI, LAMCI, LAMBA, LAMAN
LAMİ, LAME, LAMA
LAM
LAM
Mikroskopta incelenecek maddelerin üzerine konulduğu dar, uzun cam parçası. Dar, çok ince metal parça.
LAMELLOSİT
Böcek kanında bulunan, yabancı cisimlerin etrafında kapsül duvarını oluşturan, yassılaşmış disk şeklinde 50-60 (mikron) çapında, 0.2 (micron) den daha ince, bir tip hemosit.
LAMELLOZUS
Yapraklı, lamelli.
LAMİNARİN
Esmer deniz alglerinde %0,5-33 düzeyinde bulunabilen ve kara bitkilerindeki nişastanın yerini alan, başlıca 20-B-D glikoprinoz ünitelerinden oluşan, bir karbonhidrat.
LAMBALAMAK
Lamba ışığıyla incelemek. Kapı ve pencere kenarlarına girinti açmak.
LAMARCKCILIK
(Eş anlamlısı: Lamarckizm), (j. Batı Lamarck: I744-I829) Kazanılmış karakterlerin gelecek döle geçmesi prensibine dayanan ve Lamarck adlı fransız bilgininin ileri sürdüğü bir evrim teorisi.
LAMBLİYAZİS
Giardiyozis.
LAMELLİPODYA
Hücre kültüründeki hücrelerin zemine yapışmak üzere ya da yüzeye doğru tabaka şeklindeki uzantıları.
LAMİNARYA
Bütün denizlerde yetişen, sarı veya esmer renkte, emici köklerle kayalara tutunan, uzun şeritler durumunda bir deniz yosunu (Laminaria).
LAMARCKÇILIK
Canlı bir varlığın, yaşadığı sürece örgenlerinden birini kullanmasından ya da kullanmamasından doğan değişmelerin bir kuşaktan ötekine geçtiğini savunan bir evrim kuramı.
LAMİNATED
İki ince ağaç tabasının, aralarına talaş konularak sıkıştırılmasıyla elde edilen, daha çok akustik ve klasik gitar gövdelerinde kullanılan kaplama malzemesi.
LAMBLİYOZİS
Giardiyozis.
LAMOTRİGİN
Feniltriazin türevi, folik asit antimetaboliti olan, çırpınma önleyici olarak kullanılan ilaç.
LAMİNEKTOMİ
Omurların sivri çıkıntılarıyla enine çıkıntıları arasındaki kemik levhasının ameliyatla çıkarılması.
LAMBIRDATMAK
İçinde sıvı bulunan kabı sallamak: Şişeyi lambırdatmadan getir.
LAMİNİTİS
Arpalama.
Bu bölümde tanımı içerisinde LAM geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIKLANMAK
Açıklama işi yapılmak, izah edilmek, ifşa edilmek.
AÇKILAMA
Açkılamak işi.
ABAŞO
Gemiyi baştan veya kıçtan halatla karaya bağlama. Altta, aşağıda bulunan, alttaki.
ABANDIRMAK
Bir kimsenin bir yere veya bir kimseye yaslanmasını sağlamak. Bir hayvanı yere çöktürmek.
ABBAS
"Yola çıkacak veya ölümü yaklaşan kimse" anlamlarındaki Abbas yolcu deyiminde geçen bir söz.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
AÇIMLANMAK
Açımlama işine konu olmak.
AÇIKLAYIŞ
Açıklama işi.
AÇILIŞ
Açılma işi. Yeni bir yapının, yerin veya kuruluşun çalışmaya başlaması, küşat.
AÇIKLAMALI
Birtakım açıklamalarla anlaşılması, öğrenilmesi kolaylaştırılmış, izahlı.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
AÇIMLAMA
Açımlamak işi, teşrih, şerh.
AÇIKLATMAK
Açıklamasını sağlamak.
AÇILIM
Açılma işi. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapma. Yeni bir bakış açısı getirme. Sağ açıklık. Bir kısaltma veya formülün açık biçimi.
AÇIKLAMA
Açıklamak işi, izah.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
AÇIKLAMAK
Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.