Kelimeler arşivi içinde; sonunda "lap" olan, toplam 37 adet kelime bulunmaktadır. Sonu lap ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında lap olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde lap olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
GARAGÜLLAP
TELDOLAP, USTURLAP, GARDOLAP
İNGILAP, İNKILAP, HORTLAP, HARTLAP, AYYALAP
MATLAP, HATLAP, HACLAP, GÜLLAP, GULLAP, GOLLAP, KOLLAP, CURLAP, CULLAP, SELLAP, CUKLAP, SULLAP, SEYLAP, TIRLAP, KULLAP
YALAP, KILAP, JALAP, ÇALAP, HALAP, GÜLAP, DILAP, DALAP, CULAP, AKLAP, DOLAP
LAP
Yumuşak ve ağır bir şey düştüğünde çıkan ses.
GÜLLAP
Kapı sürgüsü, menteşe.
İNKILAP
Toplum düzenini ve yapısını daha iyi duruma getirmek için yapılmış olan köklü değişiklik, iyileştirme, devrim, reform. Bir durumdan başka bir duruma geçiş, dönüşüm.
GOLLAP
Kol. Demircinin yaptığı kapı menteşesi.
HARTLAP
Ak gürgene benzer meşe ağacı. Kocayemiş ağacı ve meyvesi. Sel yarıntısı. Taş kovuğu. Kahramanmaraş şehri, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
İNGILAP
İnkılap.
GARAGÜLLAP
Eski tip demirci yapısı menteşe.
GARDOLAP
Giysi dolabı.
USTURLAP
Gök cisimlerinin yükseltisini ölçmekte kullanılan araç.
HORTLAP
Kırmızı kabuklu bir çeşit ağaç.
AYYALAP
Duru ay. Ay gibi parlak ve duru.
TELDOLAP
içinde yemek saklanan dolap. (Aksaray Niğde).
HACLAP
Beştaş oyununun taşları.
MATLAP
Yazmalarda sayfa kenarına konan ve metinde dikkati çekmesi gereken noktayı imleyen sözcük ya da sözcükler. Bu sözcüğün ya da sözcüklerin süslenmesi.
HATLAP
Meyve vermeyen bir çeşit ağaç.
GULLAP
Kapı sürgüsü, menteşe. Kapı menteşesi.
Bu bölümde tanımı içerisinde LAP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKŞAMSEFASI
İki çeneklilerden, gece açan küçük kokulu çiçekleri olan, otsu bir bitki, gecesefası (Mirabilis jalapa).
DEVRİMCİ
Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik yapan kimse. Devrim yapan veya devrime bağlı olan kimse, ihtilalci. İnkılapçı kimse.
ÇURÇUR
Lapina familyasından, eti pek sevilmeyen, küçük bir deniz balığı (Crenilabrus). Önemsiz, değersiz.
DOLAP
Genellikle tahtadan yapılmış, bölme veya çekmelerine eşya konulan kapaklı mobilya. Düzen. Su dolabı. Dönme dolap. İstanbul bedesteninde dükkân. Orta oyununda sahnede dükkân veya ev olarak kullanılan dekor.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
ÇEKTİRME
Çektirmek işi. Arabaların göbek bilyelerini çıkarmak için kullanılan araç. Yaklaşık 30-50 grostonluk yelkenli veya yük taşıyan motorlu büyük kayık. Arabaların değişik bölümlerinde hareketi ve dönüşü sağlamaya yarayan rulmanların yuvalarından çıkarılması işinde kullanılan alet. Çektiri. Sökülebilir elbise, yemek ve salon dolaplarının tablalarını birbirine tutturmak için metal veya plastikten yapılmış bağlantı parçası.
BAZA
Mobilyanın uzunluğunca konulan dar ayak. Dolap gövdesinin zemine düzgün oturmasına yarayan çerçeve şeklindeki kaide. Yatağın yerden yüksek olmasını sağlayan veya sandık olarak kullanılan boş bölmesi.
DOLAPÇI
Dolap yapan veya satan kimse. İstanbul bedesteninde dolap işleten kimse. Hileci, düzenci.
BUZLUK
Yiyecek ve içecekleri soğutarak saklamak için kullanılan, buzla soğutulan kap veya dolap. Buzdolabının içinde buz yapan bölme.
ALTINOLUK
İşlemeli kadın şalvarı. Sarıkların üstüne sarılan sırma şerit. Altın sırma veya kılaptanla işlenmiş çizgili ipek kumaş. Bu cins kumaşların üstünde bulunan sırma işlemeli yollar.
BUZDOLABI
Yiyecek, içecek vb.ni soğuk olarak saklamaya yarayan, motorla çalışan dolap, soğutucu, frijider.
DEVRİM
Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik. Çevrilme, katlanma, bükülme. İhtilal. İnkılap.
DOLAPÇILIK
Dolapçı olma durumu. Dolapçının yaptığı iş.
BİNİ
Binme işi. Kapı, dolap vb. şeylerin, kanatları kapandığında kalan aralığı örtebilmek için bu kanatların kenarına çakılan çıta.
ÇEKMECE
Masa, dolap vb. şeylerin dışarıya çekilen bölümü, göz, çekme. İçinde mücevher vb. değerli şeyler saklanan küçük, süslü sandık. Gemilerin barınabilecekleri koy.
DEVRİMCİLİK
Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik yapma. İnkılapçılık. İhtilalcilik.
BÜFE
Evlerde içine yemek takımlarının konduğu dolap. Yiyecek, içecek, gazete, dergi vb.nin satıldığı küçük dükkân. Toplantılarda yiyecek ve içeceklerin konulduğu masa.
ÇIKRIK
Kuyudan kovayı çekmeye yarayan ve el ile çevrilen araç. Ağır bir şeyi çekecek ipin sarılmasına yarayan ve bir eksen üzerinde uzunca bir kolla çevrilerek dönen silindir. İplik bükme, iplik sarma vb. işlerde kullanılan, el veya ayakla çevrilen dolap.
DÖNÜŞÜM
Olduğundan başka bir biçime girme, başka bir durum alma, şekil değiştirme, tahavvül, inkılap, transformasyon. Görevinin değişikliğe uğraması yüzünden bir organda ortaya çıkan değişme. Bilinçaltına itilmiş bir duygu veya isteğin, karşıtı görünümünde veya başka bir biçimde bilince yükselmesi, transformasyon.
DOĞRAMA
Doğramak işi. Bir yapının kapı, pencere, dolap, raf vb. ağaç, metal veya plastik bölmeleri.