Kelimeler arşivi içinde; sonunda "las" olan, toplam 43 adet kelime bulunmaktadır. Sonu las ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında las olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde las olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PİYASTRELLAS
PLEKSİGLAS, KARASAVLAS, ERİSİPELAS, CARISPALAS
BEHERGLAS, FİBERGLAS, SÜPERKLAS
TAVRALAS, KOAGULAS
ZİMİLAS, BALALAS, İHTİLAS
MAHLAS, LOĞLAS, PALLAS, ŞİLLAS, ŞİRLAS, CİMLAS, YALLAS
HALAS, LALAS, TELAS, İFLAS, İHLAS, TOLAS, OFLAS, MİLAS, ATLAS, PALAS, KALAS, HELAS, GALAS, FOLAS, DOLAS, DALAS, MELAS, CALAS, MOLAS, TALAS
LAS
Biçilmiş otlardan yapılmış ot dizisi. Bağ hâline getirilmeden önee, biçildikleri yerde, soldurulmak üzre sıralar hâlinde bekletilen ve zaman zaman aktarılan yem bitkileri, ot vb.
TAVRALAS
İneklerin çiftleşme zamanlarında boğalarla koşuşmaları: Bizim tosun da tavralasa katıldı, ezilecek.
BEHERGLAS
Silindir biçiminde cam deney çubuğu, beher (II).
CARISPALAS
Arsız, terbiyesiz.
KARASAVLAS
Her zaman nemli, ıslak tarla.
ERİSİPELAS
Erysipelothrix insidiosa (rhusipathiea) tarafından meydana getirilen, yumurta veriminde düşüklük ve mortaliteyle seyreden kanatlı hastalığı.
MAHLAS
Takma ad.
ZİMİLAS
Kışın yemiş veren bir çeşit diken.
FİBERGLAS
Plastik maddelerden, özellikle polyesterden parçalar yapımında kullanılan sağlamlaştırma maddesi.
İHTİLAS
Aşırma. Bir malı açıkça sahibinden veya evinden hızla kapıp alma.
SÜPERKLAS
Üst sınıf.
PLEKSİGLAS
Bir polimetil-2-metilpropenoat plastiğinin ticari adı. Monomerinin kütle veya süspansiyon polimerleşmesi sonucu oluşur. Asit, baz ve pekçok inorganik çözücüde çözünmez. Lineer yapıda, berrak, renksiz, saydam, yüksek yumuşama sıcaklığına sahip, darbe dayanımı yüksek, hava şartlarına dayanıklı bir termoplastiktir. Metil akrilat plastiklerinin ticari adı.
KOAGULAS
Proteinleri çöktüren ve pıhtılaştıran bir enzim.
PİYASTRELLAS
Değişik büyüklükte maden parçalarından oluşmuş, soytarıların çaldığı bir çalgı.
BALALAS
Aptal, budala, deli.
LOĞLAS
Taze ya da kuru fasulye, börülce.
Bu bölümde tanımı içerisinde LAS geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ACEMBUSELİK
Klasik Türk müziğinde kullanılan birleşik bir makam.
ACEM
Klasik Türk müziğinde mi notasına yakın bir perde. İran ülkesi. İranlı.
ARABANKÜRDİ
Klasik Türk müziğinde az kullanılmış birleşik bir makam.
ACEMAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.
ACEMKÜRDİ
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam.
AGORA
Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.
ARPALIK
Arpa ekilen yer, arpa tarlası. Karşılıksız yarar sağlanılan yer veya kimse, yemlik. Osmanlılarda memurlara görevleri sırasında maaşlarına ek olarak, görevden ayrıldıktan sonra ise bir tür emeklilik maaşı olarak verilen gelir. Hayvanın dişinde bulunan ve hayvan yaşlandıkça silindiği için yaşını belli eden bir nişan. Arpa konulan yer.
ARKAİK
Güzel sanatlarda klasik çağ öncesinden kalan. Konuşulan ve yazılan dilde, kullanımdan düşmüş olan (eski söz veya deyim).
AYARLAMA
Ayarlamak işi, kalibraj. Düzene koyma, regülasyon.
BAKLALIK
Bakla tarlası.
BADANALAMAK
Duvarları boyamak için sulandırılmış kireç veya plastik boya sürmek.
AŞIRMA
Aşırmak işi. Özellikle para aşırma, aşırtı, ihtilas. Küçük kazan, kova, bakraç. Aşırılmış. Başkalarının yazılarından bölümler, dizeler alıp kendisininmiş gibi gösterme veya başkalarının konularını benimseyip değişik bir biçimde anlatma, intihal. Yapı çatılarında uzun mertek, aşık.
BAĞINTI
Bir nesneyi başka bir nesne ile uyarlı kılan bağ. İki veya daha fazla değişken arasındaki bağıntı. Görelik. İki ayrı veri grubu arasında bulunan ilişki derecesinin ölçümü, deneştirme, korelasyon. İki veya daha çok nitelik arasında matematik işlemleri yardımı ile kurulan bağlılık veya eşitlik. Organizmanın değişik yapı, özellik ve olaylarında görülen karşılıklı ilgi, bağlılık, korelasyon.
AMBALAJ
Eşyayı sarmaya yarayan mukavva, kâğıt, tahta, plastik vb. malzeme.
AYAKKABI
Genellikle sokakta giyilen ve altı kösele, lastik vb. dayanıklı maddelerden yapılmış olan giyecek, başmak, pabuç.
AKICILIK
Akıcı olma durumu. Söz, yazı ve anlatımın akıcı olma özelliği, selaset.
ABARTMAK
Bir nesneyi veya durumu olduğundan daha önemli, daha büyük veya daha çok göstermek, mübalağa etmek. Bir iş, bir davranış vb.nde gereğinden fazlasına kaçmak, aşırıya kaçmak.
ARABAN
Klasik Türk müziğinde bir makam. Gaziantep iline bağlı ilçelerden biri.
BAKLALI
Baklası olan.
BAGET
Bateri çalmaya yarayan ince, kısa çubuk. Tavuk, piliç vb. kanatlılarda but ile paça arasında kalan etli bölüm. Çorabı gergin tutmak ve düşmesini engellemek için kullanılan sert lastik. Tıraşlanmış, dikdörtgen biçiminde değerli taş. Düşük gramajlı ince, uzun ekmek.