Kelimeler arşivi içinde; başında "lal" olan, toplam 54 adet kelime bulunmaktadır. lal ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu lal ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde lal olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
LALETTAYİN
LALÜEBKEM, LALEAĞACI, LALALANKA, LALALAMAK
LALADAĞI, LALEDERE, LALEGÖLÜ, LALRENGİ, LALAPAŞA, LALANMAK
LALERUH, LALEHAN, LALEGÜL, LALELİK, LALENGİ, LALLIRI, LALEZAR, LALIKGA, LALİKKA, LALOĞLU, LALLALA, LALÇABA, LALACIK, LALAHAN, LALALIK, LALAMAK, LALANGA, LALANGI, LALANKA, LALANKI, LALAVUÇ, LALAVER
LALELİ, LALGUN, LALLOŞ, LALLİK
LALİN, LALUK, LALUÇ, LALAÇ, LALAK, LALİS, LALAS, LALİK, LALIN, LALAŞ, LALIK, LALIH, LALEK
LALM, LALE, LALA
LAL
LAL
Dili tutulmuş, konuşamaz duruma gelmiş, dilsiz. Parlak kırmızı renkte, billurlaşmış, saydam bir alüminyum oksidi olan değerli bir taş. Bu taşın renginde olan. Kırmızı renkli bir tür mürekkep.
LALAPAŞA
Edirne iline bağlı ilçelerden biri.
LALANMAK
Alay etmek, birinin yaptıklarını yineleyerek eğlenmek.
LALÜEBKEM
Dili tutulmuş, konuşamaz duruma gelmiş, dilsiz.
LALEHAN
Lâle gibi güzel olan.
LALELİK
Osmanlı seramik ve cam sanatının güzel örneklerinden olan ve içine lale konulan vazo.
LALALANKA
Mayalı hamurdan yapılan bir çeşit lokma.
LALALAMAK
Alay etmek, birinin yaptıklarını yineleyerek eğlenmek.
LALEDERE
Yalova şehrinde, Kılıç bucağına bağlı bir yer.
LALEGÖLÜ
Osmaniye kenti, Toprakkale belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
LALEGÜL
Lâle ve gül gibi güzel olan.
LALEAĞACI
İçodunu yeşil kahverengi ile sarı arasında değişen, dışodunu açık sarı, hava kurusunun özgül ağırlığı 0.50-0,55 gr/cm3 olan bir tür ağaç.
LALADAĞI
Muş ilinde, Nurettin nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
LALETTAYİN
Herhangi bir. Sıradan.
LALERUH
Lâle yanaklı, yanağı lâle gibi kırmızı olan.
LALRENGİ
(Resim) Koyu vişne renginin mora çalan çeşidi; fırfırı rengi.
Bu bölümde tanımı içerisinde LAL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALALAMA
Alalamak işi, kamuflaj.
APRE
Kumaş ya da derinin cilalanması, perdahlanması. Dokumacılıkta, boyacılıkta cila olarak kullanılan madde.
ANTROK
Triyas devri katmanlarında bulunan, derisi dikenlilerden, deniz lalelerinin saplarını oluşturan kalsiyum karbonat birleşimli fosil.
ANTRİKOT
Sığırın iki kürek kemiği arasından ve pirzolalık yerinden çıkartılan, kemiğinden sıyrılmış et dilimi.
ARALIKLI
Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.
AHAR
Hattatların kâğıt cilalamak için kullandıkları nişasta ve yumurta akından yapılmış olan özel bir karışım.
AVARIZ
Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.
APRESİZ
Apresi yapılmamış, perdahlanmamış veya cilalanmamış.
ARTI
Toplama işleminde + işaretinin adı, zait. Fazlalık. Sıfırdan büyük, önünde artı işareti bulunan (sayı), eksi karşıtı, pozitif.
APRELİ
Apresi yapılmış, perdahlanmış veya cilalanmış.
AKILSIZLIK
Akılsız olma durumu. Akılsızca yapılmış olan iş veya davranış, budalalık.
ALEM
Bayrak. Minare, kubbe, sancak direği vb. yüksek şeylerin tepesinde bulunan, madenden yapılmış ay yıldız veya lale biçiminde süs, ayça. Simge.
AYRIŞMA
Ayrışmak işi. Moleküllerin, türlü etkenlerle geçici olarak daha yalın atom ve moleküllere bölünmesi, inhilal.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
ARTMAK
Büyük heybe. Değeri yükselmek, fazlalaşmak. Çoğalmak. Harcandıktan sonra bir miktar geri kalmak.
ANEMON
Dağ lalesi.
AHMAKLIK
Zekâsı az gelişmiş olma durumu, budalalık, anlayışsızlık, akılsızlık.
AYNA
Işığı yansıtan, varlıkların görüntüsünü veren, cilalı ve sırlı cam, gözgü, mirat. Gemilerde işaretçi erlerin kullandığı dürbün. Atların diz kapağı. İyi bir durumda, yolunda. Doğramacılık ve yapıcılıkta çerçeve içine geçirilen tahta veya taş levha. Küreğin yassı uç bölümü. Karagöz oyununda perde. Bir olayı, bir durumu yansıtan, göz önünde canlandıran olay, durum, şey. Akıntı ve anaforun birleştiği yerde oluşan su burgacı.
AYÇA
Hilal. Bayrak ve sancak direklerinin tepesindeki pirinçten yapılmış ay yıldızlı süs, alem.
APRELEMEK
Kumaş veya deriyi cilalamak, perdahlamak.