İçinde KÜT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "küt" olan, toplam 142 tane kelime bulunuyor. İçerisinde küt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu küt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında küt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KÜTÜPHANECİLİK

13 harfli kelimeler

İNEBOLUKÜTÜĞÜ

12 harfli kelimeler

KÜTLEŞTİRMEK, REİSÜLKÜTTAP, ENDOKÜTİKÜLA, KÜTAHYALILIK, KÜTKUYRUKLAR

11 harfli kelimeler

HAFIZIKÜTÜP, KÜTLEŞTİRME, KÜTÜKLEŞMEK, KÜTÜPHANECİ, KÜTÜRDETMEK, ENDOKÜTİKÜL, EPİKÜTİKÜLA, KÜTÜRTDENEK

10 harfli kelimeler

KÜTİNLEŞME, KÜTÜKLEŞME, KÜTÜRDEMEK, KÜTÜRDETME, KÜTKAĞNISI, KÜTÜKARABA, KÜTÜKÇÜLÜK, KÜTÜKLEMEK, KÜTÜKUŞAĞI, ÖKÜZKÜTÜĞÜ, TENBELKÜTÜ, ÜRKÜTÜLMEK

9 harfli kelimeler

BİYOKÜTLE, KÜTLEŞMEK, KÜTLETMEK, KÜTÜPHANE, KÜTÜRDEME, ŞARKÜTERİ, BÖRKÜTMEK, GARAKÜTÜK, KARAKÜTÜK, KÜTAHYALI, KÜTELEMEK, KÜTİKULİN, KÜTİKÜLİN, KÜTLEKLİK, KÜTÜKLEME, KÜTÜLEMEK, KÜTÜREDEK, KÜTÜRTDEK, ÖRSKÜTÜĞÜ, ÜLKÜTMEYH, ÜRKÜTÜLME

8 harfli kelimeler

KÖRKÜTÜK, KÜSKÜTÜK, KÜTLEMEK, KÜTLESEL, KÜTLEŞME, KÜTLETME, KÜTTEDEK, KÜTÜKLÜK, ÜRKÜTMEK, BÜKÜTMEK, ÇÖKÜTMEK, ETKÜTÜĞÜ, KELEKÜTE, KÜTDEMİR, KÜTDÜĞÜM, KÜTELMEG, KÜTELMEK, KÜTİKULA, KÜTİKÜLA, KÜTKERİÇ, KÜTÜKKÖY, KÜTÜLMEK, KÜTÜRDEK, KÜTZIMBA, PERKÜTEN, PESKÜTAN, PESKÜTEN, PEŞKÜTAN, SÖKÜTMEK, ÜLKÜTMEK, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

KÜTAHYA, KÜTİKÜL, KÜTLEME, KÜTÜRTÜ, ÜRKÜTME, KEZKÜTÜ, KÜTEDEK, KÜTEDEN, KÜTELEÇ, KÜTELEK, KÜTELEZ, KÜTEMEK, KÜTEŞEK, KÜTÜKÇÜ, KÜTÜKLÜ, KÜTÜLDÜ, KÜTÜLTİ, KÜTÜMEK, KÜTÜPÜR, KÜTÜRGE, KÜTÜRÜM, KÜTÜVAL, ÜLKÜTAN, ÜRKÜTLÜ

6 harfli kelimeler

KÜSKÜT, KÜTLÜK, BÜRKÜT, ÇÜNKÜT, KÜRKÜT, KÜTDEK, KÜTLEK, KÜTLEZ, KÜTMEÇ, KÜTMEK, KÜTMEN, KÜTMÜK, KÜTNER, KÜTÜRE, PATKÜT, ŞÜNKÜT

5 harfli kelimeler

KÜTİN, KÜTLE, KÜTÜK, ELKÜT, HÖKÜT, KÜTAN, KÜTAY, KÜTEK, KÜTEN, KÜTEŞ, KÜTLÜ, KÜTÖR, KÜTÜH, KÜTÜR, KÜTÜZ, MEKÜT, SÜKÜT, ÜLKÜT, ÜRKÜT, ZÜKÜT

4 harfli kelimeler

KÜTE

3 harfli kelimeler

KÜT

Bazı kelimelerin anlamları

KÜT

Kısa ve kalınca. Keskin olmayan. Tahta ve benzerleri katı şeylere vurulduğunda çıkan ses. Smaç. Kötürüm, sakat. Kuluçka tavuğun altındaki bozulmuş yumurta. Kesme özelliği, sivriliği kaybolmuş kesici araç. Tandıra pişirilmek için yapıştırılan hamurdan düşen parçalar. Kısa, yuvarlak (burun için). Kepçe vb, eşyaların asıldığı yuvarlak ağaç çivi. Pulluk, saban. Çekirdekli pamuk. Eli ayağı tutmayan, inmeli kişi. İnmeli; çolak; kötürüm; sakat. Uyuşuk, karmaşık, körelmiş.

KÜTÜRDETMEK

"Kütür kütür" diye ses çıkartmak.

HAFIZIKÜTÜP

Kitaplık görevlisi.

İNEBOLUKÜTÜĞÜ

Karadeniz'de kereste taşımakta kullanılan bir tür küçük mavna.

KÜTÜPHANECİLİK

Kitaplık görevlisinin işi, bibliyotekçilik. Kitaplık bilimi.

KÜTÜPHANECİ

Kitaplıkta görevli kimse, bibliyotekçi. Kitaplık bilimci, bibliyotekçi. Kitabevi sahibi, kitapçı.

KÜTAHYALILIK

Kütahyalı olma durumu.

EPİKÜTİKÜLA

Eklem bacaklılarda kütikülanın en dış tabakası. Sklerotin içeren ancak kitin içermeyen ince tabaka.

KÜTKUYRUKLAR

Omurgalıların bağırsak asalağı olarak yaşayan, küt kuyruklu ve çoğunlukla ince yapılı lifsikurtlar familyası.

KÜTÜKLEŞMEK

Sert ve duygusuz bir duruma gelmek.

KÜTÜRTDENEK

"Küt"diye ses çıkararak.

KÜTLEŞTİRME

Kütleştirmek işi.

ENDOKÜTİKÜL

Eklem bacaklılarda kütikülün en iç tabakası, endokütiküla. Eklem bacaklıların kütikülasının en iç tabakası.

REİSÜLKÜTTAP

XVII. yüzyıla kadar Osmanlılarda padişah divanı kâtiplerinin başı, reis efendi. Tanzimattan önce Osmanlı Devleti'nin Dışişleri Bakanı.

KÜTLEŞTİRMEK

Küt duruma getirmek.

ENDOKÜTİKÜLA

Endokütikül.

  -   -   -  

Anlamında KÜT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KÜT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇATLAK

Çatlamış olan. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Değişimin başlangıcı. Deli. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Ara, aralık. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık.

BAŞKALAŞIM

Bir kütlenin fiziki ve kimyasal özelliklerinin değişmesi, istihale, metamorfizm.

CİSİM

Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.

BAĞBOĞAN

Küsküt.

CANAVARLAŞMAK

Canavar gibi davranmak. Korkunç, ürkütücü bir durum almak.

BEŞME

Her çubuğu ayrı ayrı beş renkte olan, yollu bir kumaş türü. Tabaklanmamış ham deri. Çıkrıkçı tezgâhının kütüğü.

BEYİN

Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.

BİYOKÜTLE

Belirli zamanda sınırları belirli bir biyotopta bulunan canlı organizmaların toplam kütlesi.

ALTINTAŞ

Kütahya iline bağlı ilçelerden biri.

BİYOENERJİ

Biyokütlenin kimyasal dönüşümüyle elde edilen enerji.

CİNSAÇI

Küsküt.

CEPHE

Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.

BAŞYILDIZ

Çift yıldızlarda kütlesi büyük olan yıldız. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçılarının en önde geleni.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

BREŞ

Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle. Bir yapay mermer türü.

ANTİSİKLON

Yüksek basınçlı atmosfer kütlesi.

ASLANAPA

Kütahya iline bağlı ilçelerden biri.

BUZUL

Kutup bölgelerinde veya dağ başlarında bulunan büyük kar ve buz kütlesi, cümudiye.

BİBLİYOTEKÇİ

Kütüphaneci.

BORASİT

Sert billur veya yumuşak beyaz kütle durumunda bulunan magnezyum boratı.