Kelimeler arşivinde; içinde "küt" olan, toplam 142 tane kelime bulunuyor. İçerisinde küt bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu küt ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında küt olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÜTÜPHANECİLİK
İNEBOLUKÜTÜĞÜ
KÜTLEŞTİRMEK, REİSÜLKÜTTAP, ENDOKÜTİKÜLA, KÜTAHYALILIK, KÜTKUYRUKLAR
HAFIZIKÜTÜP, KÜTLEŞTİRME, KÜTÜKLEŞMEK, KÜTÜPHANECİ, KÜTÜRDETMEK, ENDOKÜTİKÜL, EPİKÜTİKÜLA, KÜTÜRTDENEK
KÜTİNLEŞME, KÜTÜKLEŞME, KÜTÜRDEMEK, KÜTÜRDETME, KÜTKAĞNISI, KÜTÜKARABA, KÜTÜKÇÜLÜK, KÜTÜKLEMEK, KÜTÜKUŞAĞI, ÖKÜZKÜTÜĞÜ, TENBELKÜTÜ, ÜRKÜTÜLMEK
BİYOKÜTLE, KÜTLEŞMEK, KÜTLETMEK, KÜTÜPHANE, KÜTÜRDEME, ŞARKÜTERİ, BÖRKÜTMEK, GARAKÜTÜK, KARAKÜTÜK, KÜTAHYALI, KÜTELEMEK, KÜTİKULİN, KÜTİKÜLİN, KÜTLEKLİK, KÜTÜKLEME, KÜTÜLEMEK, KÜTÜREDEK, KÜTÜRTDEK, ÖRSKÜTÜĞÜ, ÜLKÜTMEYH, ÜRKÜTÜLME
KÖRKÜTÜK, KÜSKÜTÜK, KÜTLEMEK, KÜTLESEL, KÜTLEŞME, KÜTLETME, KÜTTEDEK, KÜTÜKLÜK, ÜRKÜTMEK, BÜKÜTMEK, ÇÖKÜTMEK, ETKÜTÜĞÜ, KELEKÜTE, KÜTDEMİR, KÜTDÜĞÜM, KÜTELMEG, KÜTELMEK, KÜTİKULA, KÜTİKÜLA, KÜTKERİÇ, KÜTÜKKÖY, KÜTÜLMEK, KÜTÜRDEK, KÜTZIMBA, PERKÜTEN, PESKÜTAN, PESKÜTEN, PEŞKÜTAN, SÖKÜTMEK, ÜLKÜTMEK, Devamını Oku »»
KÜTAHYA, KÜTİKÜL, KÜTLEME, KÜTÜRTÜ, ÜRKÜTME, KEZKÜTÜ, KÜTEDEK, KÜTEDEN, KÜTELEÇ, KÜTELEK, KÜTELEZ, KÜTEMEK, KÜTEŞEK, KÜTÜKÇÜ, KÜTÜKLÜ, KÜTÜLDÜ, KÜTÜLTİ, KÜTÜMEK, KÜTÜPÜR, KÜTÜRGE, KÜTÜRÜM, KÜTÜVAL, ÜLKÜTAN, ÜRKÜTLÜ
KÜSKÜT, KÜTLÜK, BÜRKÜT, ÇÜNKÜT, KÜRKÜT, KÜTDEK, KÜTLEK, KÜTLEZ, KÜTMEÇ, KÜTMEK, KÜTMEN, KÜTMÜK, KÜTNER, KÜTÜRE, PATKÜT, ŞÜNKÜT
KÜTİN, KÜTLE, KÜTÜK, ELKÜT, HÖKÜT, KÜTAN, KÜTAY, KÜTEK, KÜTEN, KÜTEŞ, KÜTLÜ, KÜTÖR, KÜTÜH, KÜTÜR, KÜTÜZ, MEKÜT, SÜKÜT, ÜLKÜT, ÜRKÜT, ZÜKÜT
KÜTE
KÜT
KÜT
Kısa ve kalınca. Keskin olmayan. Tahta ve benzerleri katı şeylere vurulduğunda çıkan ses. Smaç. Kötürüm, sakat. Kuluçka tavuğun altındaki bozulmuş yumurta. Kesme özelliği, sivriliği kaybolmuş kesici araç. Tandıra pişirilmek için yapıştırılan hamurdan düşen parçalar. Kısa, yuvarlak (burun için). Kepçe vb, eşyaların asıldığı yuvarlak ağaç çivi. Pulluk, saban. Çekirdekli pamuk. Eli ayağı tutmayan, inmeli kişi. İnmeli; çolak; kötürüm; sakat. Uyuşuk, karmaşık, körelmiş.
KÜTÜRDETMEK
"Kütür kütür" diye ses çıkartmak.
HAFIZIKÜTÜP
Kitaplık görevlisi.
İNEBOLUKÜTÜĞÜ
Karadeniz'de kereste taşımakta kullanılan bir tür küçük mavna.
KÜTÜPHANECİLİK
Kitaplık görevlisinin işi, bibliyotekçilik. Kitaplık bilimi.
KÜTÜPHANECİ
Kitaplıkta görevli kimse, bibliyotekçi. Kitaplık bilimci, bibliyotekçi. Kitabevi sahibi, kitapçı.
KÜTAHYALILIK
Kütahyalı olma durumu.
EPİKÜTİKÜLA
Eklem bacaklılarda kütikülanın en dış tabakası. Sklerotin içeren ancak kitin içermeyen ince tabaka.
KÜTKUYRUKLAR
Omurgalıların bağırsak asalağı olarak yaşayan, küt kuyruklu ve çoğunlukla ince yapılı lifsikurtlar familyası.
KÜTÜKLEŞMEK
Sert ve duygusuz bir duruma gelmek.
KÜTÜRTDENEK
"Küt"diye ses çıkararak.
KÜTLEŞTİRME
Kütleştirmek işi.
ENDOKÜTİKÜL
Eklem bacaklılarda kütikülün en iç tabakası, endokütiküla. Eklem bacaklıların kütikülasının en iç tabakası.
REİSÜLKÜTTAP
XVII. yüzyıla kadar Osmanlılarda padişah divanı kâtiplerinin başı, reis efendi. Tanzimattan önce Osmanlı Devleti'nin Dışişleri Bakanı.
KÜTLEŞTİRMEK
Küt duruma getirmek.
ENDOKÜTİKÜLA
Endokütikül.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜT geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇATLAK
Çatlamış olan. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Değişimin başlangıcı. Deli. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Ara, aralık. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık.
BAŞKALAŞIM
Bir kütlenin fiziki ve kimyasal özelliklerinin değişmesi, istihale, metamorfizm.
CİSİM
Doğada element, bileşik veya bunların karışımları hâlinde bulunan, kütlesi ve ağırlığı olan, duyularla algılanabilen şey. Gövde, beden, vücut.
BAĞBOĞAN
Küsküt.
CANAVARLAŞMAK
Canavar gibi davranmak. Korkunç, ürkütücü bir durum almak.
BEŞME
Her çubuğu ayrı ayrı beş renkte olan, yollu bir kumaş türü. Tabaklanmamış ham deri. Çıkrıkçı tezgâhının kütüğü.
BEYİN
Kafatasının içinde beyin zarları ile örtülü, iki yarım küre biçiminde sinir kütlesinden oluşan, duyum ve bilinç merkezlerinin bulunduğu organ, ensefal, dimağ. Muhakeme, usa vurma. Bilgisi, eğitimi, düşüncesi yüksek düzeyde olan kimse. Akıl, anlayış. Bir şeyi yönetmede önemli görevi olan kimse.
BİYOKÜTLE
Belirli zamanda sınırları belirli bir biyotopta bulunan canlı organizmaların toplam kütlesi.
ALTINTAŞ
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri.
BİYOENERJİ
Biyokütlenin kimyasal dönüşümüyle elde edilen enerji.
CİNSAÇI
Küsküt.
CEPHE
Bir şeyin veya yapının ön tarafta bulunan bölümü. Üzerinde savaşın sürdüğü bölge. Yan, yön, taraf. Farklı ısıdaki iki su kütlesi arasındaki sınır. Belli bir düşünce, istek çevresinde sağlanan beraberlik. Yerde veya daha yükseklerde sıklık, sıcaklık bakımından iki ayrı hava yığınının karşılaştıkları yer.
BAŞYILDIZ
Çift yıldızlarda kütlesi büyük olan yıldız. Sinema, tiyatro veya müzikhol sanatçılarının en önde geleni.
BAĞ
Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.
BREŞ
Doğal çimento ile lavlı, kavkılı, kabuklu, kemikli kırıntıların kaynaşmasıyla oluşmuş kütle. Bir yapay mermer türü.
ANTİSİKLON
Yüksek basınçlı atmosfer kütlesi.
ASLANAPA
Kütahya iline bağlı ilçelerden biri.
BUZUL
Kutup bölgelerinde veya dağ başlarında bulunan büyük kar ve buz kütlesi, cümudiye.
BİBLİYOTEKÇİ
Kütüphaneci.
BORASİT
Sert billur veya yumuşak beyaz kütle durumunda bulunan magnezyum boratı.