Kelimeler arşivi içinde; başında "küv" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. küv ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu küv ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde küv olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KÜVŞENMEK
KÜVERMEK, KÜVLELİK, KÜVLEMEK, KÜVÜSTÜR
KÜVEKİ, KÜVERE, KÜVLEK, KÜVMEK, KÜVRÜÇ
KÜVET, KÜVİK, KÜVLE
KÜVE
KÜV
KÜV
Köy (bk. köy, kû, küy).
KÜVİK
Huni.
KÜVŞENMEK
Geviş getirmek.
KÜVERMEK
Bırakmak, koy vermek.
KÜVLE
Tandırdaki ateşin yanmasını sağlayan hava deliği. Tandırın hava deliği.
KÜVRÜÇ
Dayanıklı ve uzun boylu bir çeşit ağaç.
KÜVLELİK
Tandırların hava deliklerini kapatmaya yarayan paçavra. Tandırın hava deliğini kapamakta kullanılan kapak, paçavra.
KÜVEKİ
Boğaz ağrılarında kullanılan bir çeşit em.
KÜVERE
Çamurdan yapılmış tahıl ambarı.
KÜVLEK
Ağaçtan yapılmış su kabı. Tahta yağ kutusu.
KÜVET
İçinde bazı şeyler veya el yıkanan kap. Banyoda içinde yıkanılan tekne.
KÜVLEMEK
Birini başkasına karşı kışkırtmak, fitlemek.
KÜVMEK
Beklemek.
KÜVÜSTÜR
Sacayağı.
KÜVE
Köye.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
APIŞMAK
Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.
KU
Çeltik tarlası sulanırken su üstünde toplanan çerçöp. Köy (bk. köy, küv, küy). Kurçatovyum elementinin simgesi. "Kurçatovyum" isimli elementin sembolu.
GOFRET
Üzeri petek biçiminde, arasında krema bulunan, bisküviye benzer tatlı, hafif bir yiyecek.
BANYO
Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.
BİSKİVİT
(Fransızca kökenli biscuit) bisküvi.
KEDİDİLİ
Genellikle dondurmanın yanında yenilen bir tür tatlı bisküvi.
MOZAİK
Türlü renklerde, küçük küp biçiminde mermer, taş veya pişmiş toprak parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılmış olan resim ve bezeme işi. Bu sıvayla yapılmış olan (döşeme, merdiven vb.). İnce kum, çimento ve küçük mermer parçalarından oluşan karışımla döşeme sıvası. Değişik dillere ve kültürlere sahip insan topluluğu. Tatlı bisküvi parçalarıyla yapılmış olan kakaolu pasta. Bu iş için kullanılan mermer parçaları.
PÜSKÜVÜT
Bisküvi.
KÜY
Köy (bk. köy, kû, küv).
PUDİNG
Meyve, bisküvi vb. ile yapılmış olan bir tür sütlü tatlı. Çakıl ve taş kırıntılarının kendi kendine çimentolaşmasından oluşmuş kütle.
ÇÖKÜVERME
Çöküvermek işi.
BÜKÜVERME
Büküvermek işi.
SVAB
Eküvyon.
PÖTİBÖR
Çifte fırınlanmış, tereyağlı, dikdörtgen biçiminde, kenarları tırtıklı bir bisküvi türü.
KÖY
Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri veya nüfus yoğunluğu yönünden şehirden ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi, köylük yer, köy yeri. Köy halkı. Köy (bk. kü, küv, küy). Belli bir adı, okul, cami, muhtarlık ve benzerleri toplumsal ve dinsel kuruluşları, komşu köyden ayrıldığı sınırları, tarla, otlak ve korusu bulunan, halkının yaşamı aşağı yukarı tümüyle toprağa bağlı olan yerleşim biçimi. Birbirleriyle akraba olan ya da olmayan birden çok ailenin bir araya gelerek tarım yapmaya ya da hayvan yetiştirmeye elverişli yerey parçasının bir köşesinde kurdukları, alan ve sokaklar çevresinde toplanan küçük ya da büyük, dağınık ya da toplu yapılarla, bunların eklentilerinden oluşan evrensel ve geleneksel yerleşme yeri. bk. köylü, köy topluluğu, akraba. Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri ya da nüfus yoğunluğu yönünden kentten ayırt edilen, genellikle tarımsal uğraşıda bulunmak gibi işlevlerle ayrımlaşan ve belirlenen, konutları ve öteki yapıları bu yaşamı yansıtan yerleşme birimi. Köz, kor; yanık, yanma; azap, ıztırap.
KRAKER
Bir tür gevrek ve tuzlu bisküvi.
DÖKÜVERME
Döküvermek işi.
DUSSAK
Cezaevi. Tembel kişi. Açık, belli, meydanda. Boşuboşuna tutulan kap: Artan yemeği döküver, bir lokma yemek için tabak dussak olmasın.