Kelimeler arşivinde; içinde "küv" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde küv bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu küv ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında küv olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BÜKÜVERMEK, ÇÖKÜVERMEK, DÖKÜVERMEK
BÜKÜVERME, ÇÖKÜVERME, DÖKÜVERME, KÜVŞENMEK
PÜSKÜVÜT, KÜVLELİK, KÜVLEMEK, KÜVERMEK, KÜVÜSTÜR
BİSKÜVİ, İLKÜVEZ, EKÜVYON
KÜVRÜÇ, KÜVMEK, KÜVEKİ, KÜVLEK, KÜVERE
KÜVLE, KÜVİK, KÜVET
KÜVE
KÜV
KÜV
Köy (bk. köy, kû, küy).
KÜVŞENMEK
Geviş getirmek.
EKÜVYON
İlaç sürme, svab.
DÖKÜVERMEK
Aniden dökmek.
ÇÖKÜVERME
Çöküvermek işi.
DÖKÜVERME
Döküvermek işi.
KÜVERMEK
Bırakmak, koy vermek.
KÜVLEMEK
Birini başkasına karşı kışkırtmak, fitlemek.
BİSKÜVİ
Un, süt, şeker veya tuzla yapılmış olan ince, gevrek bir tür kuru pasta.
KÜVÜSTÜR
Sacayağı.
PÜSKÜVÜT
Bisküvi.
BÜKÜVERME
Büküvermek işi.
KÜVLELİK
Tandırların hava deliklerini kapatmaya yarayan paçavra. Tandırın hava deliğini kapamakta kullanılan kapak, paçavra.
BÜKÜVERMEK
Çabucak bükmek.
İLKÜVEZ
Ordu şehrinde, Çaybaşı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
ÇÖKÜVERMEK
Ansızın çökmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KÜV geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KU
Çeltik tarlası sulanırken su üstünde toplanan çerçöp. Köy (bk. köy, küv, küy). Kurçatovyum elementinin simgesi. "Kurçatovyum" isimli elementin sembolu.
PÖTİBÖR
Çifte fırınlanmış, tereyağlı, dikdörtgen biçiminde, kenarları tırtıklı bir bisküvi türü.
KRAKER
Bir tür gevrek ve tuzlu bisküvi.
GOFRET
Üzeri petek biçiminde, arasında krema bulunan, bisküviye benzer tatlı, hafif bir yiyecek.
BANYO
Yapılarda, içinde yıkanılan bölüm. Vücudun bir bölümünü veya bütününü, fiziksel veya kimyasal bir etki altında bir süre bulundurma işlemi. Tedavi amacı ile hazırlanan ilaçlı su. Film ve fotoğraf kâğıdını bu sıvıya batırma. Fotoğrafçılıkta ve filmcilikte duyarlı yüzeylerin işlenmesinde belirli bir işlemin gerektirdiği maddeyi erimiş olarak içinde bulunduran sıvı. Banyo küvetinde yıkanma işi.
KÖY
Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri veya nüfus yoğunluğu yönünden şehirden ayırt edilen, genellikle tarımsal alanda çalışılan, konutları ve öteki yapıları bu hayata uygun yerleşim birimi, köylük yer, köy yeri. Köy halkı. Köy (bk. kü, küv, küy). Belli bir adı, okul, cami, muhtarlık ve benzerleri toplumsal ve dinsel kuruluşları, komşu köyden ayrıldığı sınırları, tarla, otlak ve korusu bulunan, halkının yaşamı aşağı yukarı tümüyle toprağa bağlı olan yerleşim biçimi. Birbirleriyle akraba olan ya da olmayan birden çok ailenin bir araya gelerek tarım yapmaya ya da hayvan yetiştirmeye elverişli yerey parçasının bir köşesinde kurdukları, alan ve sokaklar çevresinde toplanan küçük ya da büyük, dağınık ya da toplu yapılarla, bunların eklentilerinden oluşan evrensel ve geleneksel yerleşme yeri. bk. köylü, köy topluluğu, akraba. Yönetim durumu, toplumsal ve ekonomik özellikleri ya da nüfus yoğunluğu yönünden kentten ayırt edilen, genellikle tarımsal uğraşıda bulunmak gibi işlevlerle ayrımlaşan ve belirlenen, konutları ve öteki yapıları bu yaşamı yansıtan yerleşme birimi. Köz, kor; yanık, yanma; azap, ıztırap.
APIŞMAK
Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.
SVAB
Eküvyon.
BİSKİVİT
(Fransızca kökenli biscuit) bisküvi.
PUDİNG
Meyve, bisküvi vb. ile yapılmış olan bir tür sütlü tatlı. Çakıl ve taş kırıntılarının kendi kendine çimentolaşmasından oluşmuş kütle.
KÜY
Köy (bk. köy, kû, küv).
KEDİDİLİ
Genellikle dondurmanın yanında yenilen bir tür tatlı bisküvi.
MOZAİK
Türlü renklerde, küçük küp biçiminde mermer, taş veya pişmiş toprak parçalarının yan yana getirilmesiyle yapılmış olan resim ve bezeme işi. Bu sıvayla yapılmış olan (döşeme, merdiven vb.). İnce kum, çimento ve küçük mermer parçalarından oluşan karışımla döşeme sıvası. Değişik dillere ve kültürlere sahip insan topluluğu. Tatlı bisküvi parçalarıyla yapılmış olan kakaolu pasta. Bu iş için kullanılan mermer parçaları.
DUSSAK
Cezaevi. Tembel kişi. Açık, belli, meydanda. Boşuboşuna tutulan kap: Artan yemeği döküver, bir lokma yemek için tabak dussak olmasın.