Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kep" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kep ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kep olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kep olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MÜREKKEP
MERKEP, KEPKEP, KERKEP, KEVKEP, METKEP, NEZKEP
İŞKEP, MEKEP
KEP
KEP
Başlık, sipersiz şapka. Asker şapkası. Bazı törenlerde profesör ve öğrencilerin giydikleri özel başlık. Hemşirelerin giydiği başlık.
KEVKEP
Yıldız.
MERKEP
Eşek.
KEPKEP
Kavrulmuş mısır. Büyük çuval. İşe yaramaz, beceriksiz. Küçük ayakkabı çivisi. Leblebi. Ufak demir çivi.
NEZKEP
Kadınların başlarına taktıkları üstü işlemeli ve altınlı başlık. Başörtüsü.
İŞKEP
Kirişler üzerine köşeden köşeye çapraz atılan direkler.
KERKEP
Ufak çivi.
MÜREKKEP
Yazı yazmak, desen çizmek veya basmak için kullanılan, türlü renklerde sıvı madde. Birleşmiş, birleşik. -den oluşmuş.
MEKEP
Merkep.
METKEP
Delgi aracı, matkap.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHTAPOT
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.
BİLEŞİK
Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
DONRA
Saç kepeği, kaş konağı. Kalınlaşmış, tabaka durumuna gelmiş kir.
DALDIZ
Marangozların kullandığı ağaç oymaya yarayan oluklu demir alet. Ağaçtan oyulmuş arı kovanı. Ağaçtan oyulmuş yayık. Petekten bal almak için kullanılan demir kepçe, demir bıçak.
KEMRE
Gübre, tezek. Deride kalınlaşmış kir tabakası. Başta olan kepek.
HOKKA
Metal, cam veya topraktan yapılmış, içine mürekkep vb. şeyler konulan küçük kap.
KAZARATAR
Eklemli bir kol üzerinde hareket eden kepçeli bir çark veya zincirle donatılmış kazı makinesi, kazmaç, ekskavatör.
EŞEK
Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus). Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.
DREÇ
Ağlı kepçe, tarama ağı.
KEPAZELİK
Kepaze olma durumu. Kepazece davranış.
KEBE
Kısa kepenek.
KARTUŞ
Merminin arkasından namluya sürülen bezden veya kartondan barut kesesi, hartuç. Yazıcıya yerleştirilen mürekkep dolu tüp. Resim yazıda kralın adını diğerlerinden farklı bir biçimde göstermeyi sağlayan oval çerçeve. Dolma kalem içine yerleştirilen mürekkep dolu tüp.
BOYA
Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş. Yazmak için kullanılan mürekkep. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.
FODLA
Çoğunlukla imaretlerde yoksullara verilen kepekli undan yapılmış pideye benzer bir ekmek türü.
KALAMAR
Bir tür mürekkep balığı (Loligo vulgaris).
ISTAMPA
Ağaç, metal vb. üzerine oyulduktan sonra bir yere basılan biçim. İçinde, mühür, damga vb.ni mürekkeplemeye yarayan çuha bulunan kutu. Bu tür biçim veya resimleri basmaya yarayan kalıp, damga, mühür.
EŞEKÇİ
Eşeklerle yük taşıyan veya insan gezdiren kimse, merkepçi.
EŞEKÇİLİK
Eşekçinin yaptığı iş, merkepçilik.
ÇÖMÇE
Tahta kepçe, çemçe.