Kelimeler arşivinde; içinde "kep" olan, toplam 165 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kep bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kep ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kep olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
LEVARİKEPENBESİ
MÜREKKEPLENMEK
MÜREKKEPLEMEK, MÜREKKEPLENME, KIRKKEPENEKLİ, MÜREKKEPÇİLİK, YUKARIKEPİRCE
MÜREKKEPLEME, SERKEPLENMEK
KEPEKLENMEK, KEPEKLİAYNA, KEPEZBELENİ, KEPİLDETMEK, KEPİRDETMEK, MERKEPÇİLİK, MÜREKKEPSİZ, YUKARIKEPEN
KEPEKÇİLİK, MÜREKKEPÇİ, MÜREKKEPLİ, KEPÇEBURUN, AŞAĞIKEPEN, KEPÇELEMEK, KEPEKLENME, KEPİLDEMEK, KEPİLENMEK, KEPİLEŞMEK, KEPİLETMEK, KEPİRHİSAR, KEPİRKESME, KEPİRKUCAK
KEPAZELİK, KEPÇELEME, EYRİKEPÇE, KARAKEPİR, KEPEKDERE, KEPEKTAŞI, KEPELEMEK, KEPENEKLİ, KEPERTMEK, KEPESİMEK, KEPEZİMEK, KEPEZTEPE, KEPİZİMEK, KEPSERMEK, KEPTİRMEK
KEPBASTI, MERKEPÇİ, MÜREKKEP, ALAKEPİR, KELKEPÇE, KEPÇECİK, KEPÇECİL, KEPÇEÇİK, KEPÇÖKEN, KEPDÜŞEN, KEPEKLER, KEPEKLİK, KEPEKSİZ, KEPEKTAŞ, KEPELDEK, KEPELDEN, KEPELTEN, KEPENEYH, KEPENLİK, KEPERMEK, KEPERTME, KEPETMEK, KEPEZENK, KEPİLLİK, KEPİNMEK, KEPİRLER, KEPİRLİK, KEPİRMEK, KEPİŞKEN, KEPİTMEK, Devamını Oku »»
KEPÇELİ, KEPEKÇİ, KEPEKLİ, KEPENEK, KEPÇUKA, KEPELEK, KEPEMEK, KEPENGİ, KEPENĞİ, KEPEREM, KEPERİM, KEPESİZ, KEPESTE, KEPEZLİ, KEPİÇÇİ, KEPİNEK, KEPİNTİ, KEPİRCE, KEPİREM, KEPİRLİ, KEPİŞİK, KEPKEBİ, KEPKEPE, KEPKEPİ, KEPLEME, KEPLEPİ, KEPRİME, YEKEPER
KEPAZE, KEPENK, KEPMEK, KEPSUT, MERKEP, KEPCİK, KEPÇİK, KEPÇİR, KEPÇÜK, KEPENÇ, KEPENE, KEPEYH, KEPİCİ, KEPİNÇ, KEPKEP, KEPREM, KEPSAP, KEPSEK, KEPSEL, KEPŞEK, KEPUZE, KERKEP, KEVKEP, METKEP, NEZKEP
KEPÇE, KEPEK, KEPEZ, KEPİR, KEPME, İŞKEP, KEPCE, KEPCİ, KEPÇA, KEPEÇ, KEPEG, KEPEL, KEPEN, KEPER, KEPET, KEPİÇ, KEPİK, KEPİN, KEPİS, KEPİŞ, KEPLİ, KEPNİ, KEPRE, KEPÜÇ, KEPÜR, KEPZE, MEKEP
KEPE, KEPİ, KEPŞ, KEPÜ
KEP
KEP
Başlık, sipersiz şapka. Asker şapkası. Bazı törenlerde profesör ve öğrencilerin giydikleri özel başlık. Hemşirelerin giydiği başlık.
MÜREKKEPLENME
Mürekkeplenmek işi.
MÜREKKEPÇİLİK
Mürekkepçinin yaptığı iş.
MÜREKKEPLENMEK
Mürekkep sürülmek, dökülmek veya damlatılmak.
SERKEPLENMEK
Davranışlarında ağır olmak, oyalanmak.
LEVARİKEPENBESİ
Mor renk.
MÜREKKEPLEME
Mürekkeplemek işi.
KEPEZBELENİ
Antalya ili, Geriş nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
MERKEPÇİLİK
Eşekçilik.
KIRKKEPENEKLİ
Tekirdağ kenti, Muratlı ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KEPİRDETMEK
Açıp kapamak, kırpmak (göz için).
KEPEKLİAYNA
Torna makinesinde, tornadan geçecek nesnelerin takıldığı kısım. (Aksaray Niğde).
YUKARIKEPİRCE
Hatay ilinde, Uluçınar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
KEPİLDETMEK
Açıp kapamak, kırpmak (göz için).
MÜREKKEPLEMEK
Mürekkep sürmek, mürekkep dökerek veya damlatarak bir yüzeyi lekelemek.
KEPEKLENMEK
Başta kepek oluşmak. Elma, susuz ve tatsız duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEP geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİLEŞİK
Birleşerek oluşmuş, basit olmayan, mürekkep. Kimyasal tepkimeler sonucu iki veya daha çok elementten oluşan ve bunlardan bağımsız fiziksel, kimyasal nitelikler gösteren (madde). Ses ve görüntünün birlikte yer aldığı film parçası.
FODLA
Çoğunlukla imaretlerde yoksullara verilen kepekli undan yapılmış pideye benzer bir ekmek türü.
KEBE
Kısa kepenek.
DALDIZ
Marangozların kullandığı ağaç oymaya yarayan oluklu demir alet. Ağaçtan oyulmuş arı kovanı. Ağaçtan oyulmuş yayık. Petekten bal almak için kullanılan demir kepçe, demir bıçak.
EŞEKÇİLİK
Eşekçinin yaptığı iş, merkepçilik.
AHTAPOT
Kafadan bacaklılardan, dokunaçlı bir tür mürekkep balığı (Octopus). Genellikle burun zarı üzerinde çıkan bir ur türü, polip.
KALAMAR
Bir tür mürekkep balığı (Loligo vulgaris).
DONRA
Saç kepeği, kaş konağı. Kalınlaşmış, tabaka durumuna gelmiş kir.
ABA
Abla. Bu kumaştan yapılmış yakasız ve uzun üstlük. Bu kumaştan yapılan. Kepenek. Yünün dövülmesiyle yapılmış olan kalın ve kaba kumaş. Bu kumaştan yapılmış olan ve dervişlerce giyilen hırka. Anne.
ISTAMPA
Ağaç, metal vb. üzerine oyulduktan sonra bir yere basılan biçim. İçinde, mühür, damga vb.ni mürekkeplemeye yarayan çuha bulunan kutu. Bu tür biçim veya resimleri basmaya yarayan kalıp, damga, mühür.
EŞEKÇİ
Eşeklerle yük taşıyan veya insan gezdiren kimse, merkepçi.
BOYA
Renk vermek, dış etkilerden korumak için eşyanın üzerine sürülen veya içine katılan renkli madde. Aldatıcı görünüş. Yazmak için kullanılan mürekkep. Resim yapmak için kullanılan kuru, sulu veya yağlı boya.
KAZARATAR
Eklemli bir kol üzerinde hareket eden kepçeli bir çark veya zincirle donatılmış kazı makinesi, kazmaç, ekskavatör.
KEMRE
Gübre, tezek. Deride kalınlaşmış kir tabakası. Başta olan kepek.
KARTUŞ
Merminin arkasından namluya sürülen bezden veya kartondan barut kesesi, hartuç. Yazıcıya yerleştirilen mürekkep dolu tüp. Resim yazıda kralın adını diğerlerinden farklı bir biçimde göstermeyi sağlayan oval çerçeve. Dolma kalem içine yerleştirilen mürekkep dolu tüp.
HOKKA
Metal, cam veya topraktan yapılmış, içine mürekkep vb. şeyler konulan küçük kap.
ÇÖMÇE
Tahta kepçe, çemçe.
KEPAZELİK
Kepaze olma durumu. Kepazece davranış.
EŞEK
Atgillerden, uzun kulaklı binek ve hizmet hayvanı, merkep, karakaçan, uzun kulaklı (Equus asinus). Odun kesme, duvar örme, sıva yapma vb. işlerde kullanılan üç veya dört ayaklı sehpa.
DREÇ
Ağlı kepçe, tarama ağı.