Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ker" olan, toplam 140 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ker ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ker olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ker olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
FURKOSERKER
GÜLBEŞEKER, BULUTÇEKER, GÜLMEŞEKER, KADİRASKER, KİTAPÇEKER, METASERKER, MEZOSERKER, PEYSMEYKER, POLİLİNKER, SORMAŞEKER, TREMBUCKER
ÇİFTTEKER, DÖRTÇEKER, BAŞSPİKER, ARTIÇEKER, HUMBUCKER, MAHPEYKER, SUMASAKER, TAYFÇEKER, TEREMEKER
KAZASKER, MÜZEKKER, NEMÇEKER, SERASKER, TEKNİKER, TOPÇEKER, YÜKÇEKER, BALŞEKER, ÇİFTEKER, GERÇEKER, GRAFİKER, GÜLŞEKER, HIZMEKER, HİZMEKER, KUMŞEKER, MERESKER, SELÇUKER, SELESKER, ŞİMŞEKER, TAÇÇEKER, TAŞTEKER, TELÇEKER, TEZERKER, TOPŞEKER
KLİNKER, ÜÇTEKER, ÜRTİKER, CİMEKER, ÇELİKER, ÇİNEKER, DİRİKER, FİNİKER, KELEKER, KENEKER, KOÇAKER, KÖLEKER, ÖRÜSKER, ÖZPEKER, SPEAKER, SUÇEKER, TETİKER, TEZEKER, ÜSTEKER, YANIKER, YEDİKER, YÜRÜKER
BANKER, KALKER, KÖŞKER, LEŞKER, SPİKER, TANKER, AÇIKER, ARIKER, ATAKER, BERKER, BONKER, CENKER, DEÇKER, DENKER, ERİKER, GÖRKER, HELKER, IŞIKER, KENKER, KEVKER, KOŞKER, KRAKER, LESKER, LIFKER, MESKER, MÜŞKER, NEVKER, ONUKER, PEYKER, SERKER, Devamını Oku »»
ASKER, ÇAKER, ÇEKER, JOKER, POKER, ŞEKER, TEKER, ÜLKER, ZEKER, AKKER, ÇOKER, DİKER, EFKER, ERKER, ESKER, EŞKER, GÖKER, İLKER, İNKER, İSKER, KÖKER, KÜKER, LÖKER, NEKER, NÖKER, ÖLKER, ÖZKER, PAKER, SÖKER, TOKER, Devamını Oku »»
AKER, OKER, ÖKER
KER
KER
Kuvvet, kudret.
METASERKER
Birçok digenetik trematodun yaşam döngüsünde görülen serker ve erişkin arasındaki kistlenmiş evre. Birçok digenetik trematodun yaşam siklusunda görülen serker ve erişkin arasındaki kistlenmiş evre.
PEYSMEYKER
Yürütücü doku.
ÇİFTTEKER
Bisiklet.
FURKOSERKER
Furkoserkoz serker.
TREMBUCKER
Genellikle hareketli köprüye sahip gitarlarda kullanılan ve manyetik kutupları birbiriyle normalden daha aralıklı manyetik türü.
GÜLMEŞEKER
Güzel ve sevilen insanlara denir.
KİTAPÇEKER
Kitapları katlar arasında indirip çıkarma işini yapan araç.
BULUTÇEKER
Diyarbakır şehri, Çınar belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
DÖRTÇEKER
Çekiş gücünü ön ile arka tekerlekler arasında belli oranda eşit olarak dağıtan sistem.
MEZOSERKER
Alaria soyuna bağlı digenetik trematodların genç evrelerinden birisi. Serker ve metaserker arasındaki kistlenmemiş evre.
GÜLBEŞEKER
Gül çiçeği ve şeker ile yapılmış olan macun kıvamında bir reçel türü.
SORMAŞEKER
Akide şekeri.
KADİRASKER
Van şehri, Deliçay bucağına bağlı bir bölge.
POLİLİNKER
Bir takım endonükleaz dizelerini tanıyan, kısa sıklıkla sentetik DNA parçası.
BAŞSPİKER
Bir yayın kuruluşunda spiker ve sunucuların yayın sırasında başarımlarını denetleyen, gerektiğinde söyleyiş eğitimi veren kimse.
Bu bölümde tanımı içerisinde KER geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALTMIŞ
Elli dokuzdan sonra gelen sayının adı. Bu sayıyı gösteren 60 ve LX rakamlarının adı. Altı kere on, elli dokuzdan bir artık.
AKITMA
Akıtmak işi, isale. Enli bilezik. Un, süt, yağ, yumurta, şeker veya pekmezle yoğrularak cıvık bir duruma getirilen hamurun kızgın sac üzerinde pişirilmesiyle yapılmış olan bir tatlı türü. Hayvanların, özellikle atların alınlarında bulunan ve burunlarına doğru uzanan beyaz leke.
AHLAMAK
İç çekmek, ah etmek, ah çeker gibi ses çıkarmak.
AĞAÇ
Meyve verebilen, gövdesi odun veya kereste olmaya elverişli bulunan ve uzun yıllar yaşayabilen bitki. Bu gibi bitkilerin gövdesinden ve dallarından yapılan. Tahta, kereste.
AÇMAZ
Satranç oyununda şahı koruyan taşlardan birinin yerinden oynatılamaması durumu. Tuluatta karşısındakine bir nükte veya tekerleme söyleme kolaylığını veren söz. İçinden zor çıkılır durum.
AĞIRŞAK
Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).
ALAY
Herhangi bir törende veya gösteride yer alan topluluk. Bayram, cenaze vb. törenlerde sıralı olarak giden insan topluluğu, kortej. Bir kimsenin, bir şeyin, bir durumun, gülünç, kusurlu, eksik vb. yönlerini küçümseyerek eğlence konusu yapma. Hayvan topluluğu. Genellikle üç tabur ve bunlara bağlı birliklerden oluşan asker topluluğu.
AKİDE
İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.
AKBABA
Akbabagillerden, başı ve boynu çıplak olan, dağlık yerlerde yaşayan, leşle beslenen, çok yüksekten uçarak keskin gözleriyle çok uzakları görebilen, iri ve yırtıcı bir kuş, kerkes (Vultur monachus). İhtiyar. Çıkarı için başkalarını sömüren.
ALAYLI
Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.
ALKOL
Bira, şarap vb. sıvıların veya pancar, patates nişastasının şekere dönüştürülmesi sonucu ortaya çıkan glikoz çözeltilerin mayalaşmış özlerinin damıtılmasıyla elde edilen, kokulu, uçucu, yanıcı, renksiz sıvı, ispirto, etanol, etil alkol. Her türlü alkollü içki.
ARABA
Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı. Bu taşıtın aldığı miktarda olan.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
AĞIL
Evcil küçükbaş hayvanların barındığı çit veya duvarla çevrili yer, arkaç. Hale. Bazı görüntülerdeki çok ışıklı cisimleri çevreleyen ışıklı teker.
AMİLAZ
Nişastayı parçalayarak şekere çeviren bir enzim.
AĞDACI
Şeker, tatlı ve helva yapımında ağda hazırlayan işçi. Ağda ile vücuttaki fazla tüyleri veya kılları temizlemeyi meslek edinmiş kimse.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ADRENALİN
Hekimlikte damarları daraltma, bronşları açma, kanamaları kesme vb. amaçlarla kullanılan, kan şekerinin yükselmesine yol açan böbrek üstü bezlerinin salgısı.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AKAĞAÇ
Gürgengillerin, kerestesinden yararlanılan beyaz kabuklu bir türü (Zelkova carpinifolia).