Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ken" olan, toplam 200 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ken ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ken olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ken olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
SÖYLEYÜDÜRKEN, TAHTALIÇERKEN
BAKAYORURKEN, ŞEŞEDURURKEN, TOPUKLUTİKEN
BAYRAKÇEKEN, YAPRAKBÜKEN, YAPRAKDÖKEN, YARIİLETKEN, YAVŞANÇEKEN
ÇAKIRDİKEN, MÜŞTEREKEN, PALANDÖKEN, TEBERRÜKEN, KARGABÜKEN, ÇUBUKDİKEN, DALANDİKEN, DEMİRBÜKEN, GİJİRTİKEN, KAYIŞÇEKEN, KIZILÖYKEN, MÜTTEFİKEN, ÖLMEZDİKEN, PİRİNÇEKEN, SABANBÜKEN, SAKALDÖKEN, SAMANDÖKEN, ŞERİTDÖKEN
BELİRTKEN, SARIDİKEN, DALADİKEN, DEMETEKEN, EMENEŞKEN, GORECEKEN, İLİKÇEKEN, KARADİKEN, KARATİKEN, KÖPÜRTKEN, KURTDÖKEN, ORTASÖKEN, SEĞİRTKEN, SEYİRTKEN, TİTREŞKEN, YERLEŞKEN
BELİTKEN, BİTİŞKEN, BÜYÜTKEN, ÇEKİŞKEN, ÇELİŞKEN, DEĞİŞKEN, DEVİTKEN, DİDİŞKEN, DİREŞKEN, DÖVÜŞKEN, GİRİŞKEN, KÜLDÖKEN, MANTIKEN, NALDÖKEN, AMARİKEN, BELEYKEN, BİLEŞKEN, ÇIKUPKEN, ÇİKİRKEN, DALDİKEN, DİGASKEN, DİRETKEN, DÜKÜSKEN, EMALİKEN, FESLİKEN, GEÇİŞKEN, GIRIŞKEN, GÖREŞKEN, GÜLDİKEN, GÜLÜŞKEN, Devamını Oku »»
AHLAKEN, AKDİKEN, HUKUKEN, İLETKEN, İLİŞKEN, MAROKEN, ÜRETKEN, YELEKEN, AMESKEN, BÖLEKEN, EDİŞKEN, EMESKEN, EMİŞKEN, ERİTKEN, ETİŞKEN, GÖREKEN, İSTİKEN, İTİŞKEN, KELEKEN, KÖREKEN, KÖVEKEN, KUREKEN, KÜREKEN, MELİKEN, NÖREKEN, ÖNETKEN, PİLEKEN, SERPKEN, SİLEKEN, SUÇEKEN, Devamını Oku »»
CEPKEN, KONKEN, MANKEN, MESKEN, SİRKEN, YELKEN, BİRKEN, BİŞKEN, BİTKEN, CEBKEN, CELKEN, ÇEPKEN, ÇERKEN, ÇEVKEN, ÇÖYKEN, DERKEN, DEYKEN, EREKEN, FEŞKEN, GEÇKEN, İBİKEN, KASKEN, KEFKEN, KESKEN, KEŞKEN, KEVKEN, KİMKEN, KÖSKEN, KÜÇKEN, KÜNKEN, Devamını Oku »»
BÜKEN, DİKEN, ERKEN, ETKEN, KÖKEN, LİKEN, BAKEN, BÖKEN, ÇEKEN, ESKEN, İRKEN, İSKEN, KEKEN, KOKEN, ÖĞKEN, ÖRKEN, ÖTKEN, ÖVKEN, ÖYKEN, SÖKEN, ŞİKEN, TİKEN, TÜKEN, ÜLKEN, ÜRKEN, YEKEN
AKEN, EKEN, ÖKEN
KEN
KEN
Büyük, iri fare. Kenar. Ocak önüne konan büyük yassı taş. Dört köşe kesilen çam kerestesi. Yapılarda kullanılan kalın ağaç, tomruk. Dam saçağı. Kez, defa : Bir ken. Ekilmeden bırakılmış tarla. Çok dar raf, pervaz. Kin. Kere, defa.
BAKAYORURKEN
Bakarken, bakıpdururken, bakmakta iken.
BAYRAKÇEKEN
Bir topluluğun işini bozan, kavgayı kızıştırmak için araya fesat sokan.
TOPUKLUTİKEN
Sapı sert tüylerle kaplı, yumru köklü, meyvesi koza biçiminde olan bir çeşit diken.
YAVŞANÇEKEN
Eşek (kaba).
YAPRAKBÜKEN
Tırtıl evresinde, orman ve yemiş ağaçlarının körpe yapraklarını önce ağlarla kıvırıp, sonra oburca yiyen pulkanatlılara örnek tür.
PALANDÖKEN
Taşlık yokuş. Erzurum iline bağlı ilçelerden biri.
YAPRAKDÖKEN
Sonbaharda esen yel.
TEBERRÜKEN
Uğur sayarak, mutlu olsun diye.
SÖYLEYÜDÜRKEN
Söylerken, söylemekte iken.
ŞEŞEDURURKEN
Çözmekte iken, çözerken.
MÜŞTEREKEN
Ortaklaşa.
YARIİLETKEN
Kıvıl akımı pek az ileten siliş, german ya da kimi organik kırılcalara benzer özdekler. Bayağı iletkenlerin tersine, direnci sıcaklık ve katışkı özdeklerinin varlığıyla azalan iletken.
ÇAKIRDİKEN
Maydanozgillerden, hekimlikte kullanılan bir bitki, deveelması (Arctium tomentosum).
TAHTALIÇERKEN
Altıgen biçiminde yapılan uçurtma.
KARGABÜKEN
Bitişik taç yapraklı iki çeneklilerden, yaprakları karşılıklı, çiçekleri talkım durumunda olan, meyvesi zehirli bir ağaç (Stryhnos nux-vomice). Bu ağacın striknin elde edilen tohumu.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ADLANMAK
Kendisine ad verilmek, isimlenmek. Kötü ün kazanmak, isimlenmek.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
ABDESTLİK
Abdest alınacak yer. Abdest alınırken giyilen ve kolsuz hırkaya benzeyen bir giyecek türü.
ADAMAK
Bir dileğin gerçekleşmesi amacıyla kutsal olduğuna inanılan bir güce niyette bulunmak, nezretmek. İthaf etmek. Bir şeyle yoğun olarak ilgilenmek. Kutsal saydığı bir şey uğruna kendini feda etmek üzere söz vermek. Ayırmak, tahsis etmek.
AFOROZ
Hristiyanlıkta kilise tarafından verilen cemaatten kovma cezası. Darılıp biriyle konuşmama, ilgiyi kesip kendinden uzaklaştırma, toplum dışılama.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
ADALET
Yasalarla sahip olunan hakların herkes tarafından kullanılmasının sağlanması, türe. Herkese kendine uygun düşeni, kendi hakkı olanı verme, doğruluk. Bu işi uygulayan, yerine getiren devlet kuruluşları. Hak ve hukuka uygunluk, hakkı gözetme.
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AFRİKALI
Afrika kökenli olan veya Afrika'da yaşayan kimse.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
ADAY
Bir görev, bir iş için kendini ileri süren veya başkaları tarafından ileri sürülen kimse. Bir iş için yetiştirilmekte, eğitilmekte olan kimse, namzet.
AĞ
İplik, sicim, tel vb. ince şeylerden kafes biçiminde yapılmış örgü. Ulaşım ve iletişim gibi alanlarda ülkenin her yerine yaygınlaştırılmış şebeke. Örümcek vb. hayvanların salgılarıyla oluşturdukları örgü. Çaprazlama örgü ile yapılmış olan ve kale direkleri arkasına gerilen örgü, file. Pantolon veya külotun apış arasına gelen yeri, apışlık. Tuzak. Oyun alanını ortadan ikiye bölen iple yapılmış örgü, file.
ADAMCIK
Kendisine acınılan kimse. Yerilen, küçümsenen kimse.
AFYONKEŞ
Keyif için afyon yutan veya çeken, afyon tiryakisi olan kimse.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ADAMCAĞIZ
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.
AÇILMAK
Açma işine konu olmak. Kendine gelmek, biraz iyileşmek, ferahlamak. Kıyıdan uzaklaşmak. Yeni bir bakış açısı getirmek. Renk koyuluğunu yitirmek. Kapı, yol vb. geçit vermek. Gereken güce ulaşmak. Kuruluşlar ilk kez veya yeniden işe başlamak. Sıkılması, çekinmesi, tutukluğu kalmamak. Herhangi bir konuyla veya sorunla ilgili olarak düşünce ve uygulamalarda yeni koşulların gerektirdiği değişiklikleri veya yenilikleri yapmak. Ayrıntıya girmek. Sırrını, üzüntüsünü, sorunlarını birine söylemek. Genişlemek, bollaşmak. İşini gereğinden veya yapabileceğinden geniş tutmak. Delinmek, yırtılmak. Sis, karanlık, duman vb. dağılmak, yoğunluğunu yitirmek.
ACİL
Hemen yapılması gereken, ivedi, ivedili, evgin, müstacel.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.