KEM ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "kem" olan, toplam 190 adet kelime bulunmaktadır. kem ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu kem ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kem olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

KEMİKDİLLİGİLLER

14 harfli kelimeler

KEMİKLEŞTİRMEK, KEMİLÜMİNESANS, KEMOHETEROTROF, KEMOPROFİLAKSİ, KEMRELENDİRMEK

13 harfli kelimeler

KEMİKLEŞTİRME, KEMOPROFLAKSİ, KEMOSORPSİYON, KEMOTERAPOTİK

12 harfli kelimeler

KEMALİAFİYET, KEMENÇECİLİK, KEMERDAMLARI, KEMİREBİLMEK, KEMORESEPTÖR, KEMOTROPİZMA

11 harfli kelimeler

KEMÇİLDEMEK, KEMENTLEMEK, KEMİKLEŞMEK, KEMİKLİALAN, KEMİKLİDERE, KEMİKSİZLİK, KEMİREBİLME, KEMİRGENLER, KEMİRİCİLER, KEMİRİCİLİK, KEMOOTOTROF, KEMRELEŞMEK

10 harfli kelimeler

KEMALETTİN, KEMANCILIK, KEMÇİLEMEK, KEMDİŞEMEK, KEMELDİREK, KEMENTLEME, KEMERBAHÇE, KEMERCİLİK, KEMERHİSAR, KEMERKASIM, KEMERKÖPRÜ, KEMERLEMEK, KEMEROCAĞI, KEMİKGERİŞ, KEMİKLEŞME, KEMİRİLMEK, KEMİRİŞMEK, KEMİSLEMEK, KEMODEKTOM, KEMOKİNLER, KEMOSENSÖR, KEMOSENTEZ, KEMOTAKSİS, KEMOTERAPİ, KEMOTROFİK, KEMRELEMEK

9 harfli kelimeler

KEMALPAŞA, KEMÇİLMEK, KEMÇİRMEK, KEMENÇECİ, KEMERAĞZI, KEMERALTI, KEMERBAŞI, KEMERKAYA, KEMERLEME, KEMERTLEK, KEMERYAKA, KEMERYANI, KEMİRİLME, KEMİRTLİK, KEMKİRMEK, KEMLEYİCİ, KEMOKİNEZ, KEMOTAKSİ, KEMRELEME, KEMREŞMEK, KEMRİŞMEK

8 harfli kelimeler

KEMADRİN, KEMALİST, KEMALİYE, KEMALİZM, KEMALKÖY, KEMALLER, KEMANDAR, KEMANKEŞ, KEMÇİMEK, KEMENDER, KEMENLER, KEMERÇAM, KEMERKÖY, KEMERLER, KEMERLİK, KEMERSİZ, KEMERTAŞ, KEMERYOL, KEMHALLI, KEMİKÇİK, KEMİKÇİL, KEMİKLER, KEMİKLİK, KEMİKMEK, KEMİKSİZ, KEMİRCİK, KEMİRDEK, KEMİRGEN, KEMİRİCİ, KEMİRMEK, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

KEMAKAN, KEMALEÇ, KEMALLI, KEMALLİ, KEMANCI, KEMANÇE, KEMBERE, KEMEKEM, KEMENÇE, KEMENLİ, KEMERCİ, KEMERLİ, KEMFERT, KEMİCEK, KEMİKLİ, KEMİKSİ, KEMİRGE, KEMİRİŞ, KEMİRME, KEMİYET, KEMOKİN, KEMPEŞE, KEMPMEK, KEMRELİ, KEMÜCEK

6 harfli kelimeler

KEMANA, KEMANE, KEMANİ, KEMCİK, KEMCÜK, KEMÇEK, KEMÇİK, KEMÇUK, KEMÇÜK, KEMEÇE, KEMENK, KEMENT, KEMERE, KEMİRE, KEMKEM, KEMLİK, KEMREY, KEMRİK, KEMRÜK, KEMSEK, KEMSİK, KEMSÜK, KEMŞİP, KEMTER, KEMÜRE

5 harfli kelimeler

KEMAH, KEMAL, KEMAN, KEMÇİ, KEMEN, KEMER, KEMEŞ, KEMET, KEMHA, KEMHE, KEMİÇ, KEMİK, KEMİS, KEMİŞ, KEMİZ, KEMKE, KEMKİ, KEMRE, KEMUK, KEMUN, KEMÜK, KEMÜS, KEMÜŞ

4 harfli kelimeler

KEME, KEMİ, KEMK, KEMP, KEMT

3 harfli kelimeler

KEM

Bazı kelimelerin anlamları

KEM

Kötü, fena (göz, söz vb.). Noksan, eksik.

KEMİKLEŞTİRME

Kemikleştirmek işi.

KEMİKLEŞTİRMEK

Kemiğe dönüştürmek.

KEMİLÜMİNESANS

Kimyasal bir reaksiyon sırasında elektromagnetik ışın halinde enerjinin açığa çıkması.

KEMERDAMLARI

Manisa ili, Adala nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

KEMOSORPSİYON

Bir metal veya yüzey enerjisi büyük bir maddenin yüzeyinde, temasta olduğu (sıvı veya gaz) başka bir maddenin moleküllerinin kimyasal bağlara benzer kuvvetle tutunması. Kimyasal bağ oluşumunda etkin olan kuvvetlere benzer kuvvetlerle tutunma.

KEMİREBİLMEK

Kemirme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KEMOTERAPOTİK

Vücudu istila eden mikroorganizmaları ve parazitleri vücuda zarar vermeksizin öldüren ilaçlar.

KEMORESEPTÖR

Kimyasal maddelere karşı duyarlı olan almaçlar. Kimyasal enerji değişikliklerini alan almaçlar, kemosensör. Dildeki lezzet tomurcukları, burundaki koku almaçları, glomus carotikum ve arcus aorticus'ta bulunan glomus aorticum ve kandaki oksijen, karbondioksit ve pH değişikliklerini alan almaçlar.

KEMOHETEROTROF

Kemotrof.

KEMALİAFİYET

Ağız tadı.

KEMOPROFİLAKSİ

İlaç veya kimyasal madde kullanarak hastalığı önleme.

KEMENÇECİLİK

Kemençecinin yaptığı iş.

KEMRELENDİRMEK

Kabuk bağlatmak.

KEMİKDİLLİGİLLER

(Osteoglossidae), bantang (heterotis niloticus) iyi bilinen türleridir.

KEMOPROFLAKSİ

Sağlam kişileri maruz kaldıkları veya kalacakları enfeksiyon etkenlerine karşı korumak ve bu etkenlerin vücuda yerleşmesini engellemek amacıyla uygulanan tedavi şekli.

  -   -   -  

Anlamında KEM bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde KEM geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AKROMEGALİ

Genel gelişme bittikten sonra el, çene, burun vb. vücudun sivri kısımlarındaki kemiklerin kalınlaşması, büyümesi veya uzaması.

AVUKAT

Hak ve yasa işlerinde isteyenlere yol göstermeyi, mahkemelerde, devlet dairelerinde başkalarının hakkını aramayı, korumayı meslek edinen ve bunun için yasanın gerektirdiği şartları taşıyan kimse. Gerekmediği hâlde başkasını savunan, onun adına konuşan kimse.

ALAYLI

Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.

AZAMET

Ululuk, büyüklük. Görkem, gösteriş, heybet. Gurur. Çalım, kurum, tekebbür. Debdebe.

ARŞE

Tren, troleybüs, tramvay vb. elektrikle işleyen taşıtlarda telden elektrik akımı almaya yarayan, yukarıya doğru uzanmış demir yay. Keman yayı.

ANTRİKOT

Sığırın iki kürek kemiği arasından ve pirzolalık yerinden çıkartılan, kemiğinden sıyrılmış et dilimi.

AÇIT

Bir duvarda kapı, pencere, kemerleme vb. bölümler için bırakılmış açıklık.

BACAKKALEMİ

Kaval kemiği.

ALABALIKGİLLER

Omurgalı hayvanlardan, kemikli balıkların bir familyası.

AMUDUFIKARİ

Bel kemiği.

ATATÜRKÇÜ

Atatürkçülük yanlısı, Kemalist.

ATATÜRKÇÜLÜK

Atatürk'ün düşünce ve uygulamalarından kaynaklanan, Türk Devleti'nin bağımsızlık ve bütünlüğünü, millî egemenliğini, kişi özgürlüğünü, çağdaş olmayı amaçlayan, akla, bilime ve gerçeğe dayanan, evrensel ağırlıklı, geleceğe yönelik, birbiri ile uyumlu amaçlar, uygulamalar ve ilkeler bütünü, Kemalistlik, Kemalizm. Bu ilkeye bağlılık.

AKSESUAR

Bir aletin, bir makinenin işlevine katılmayan ancak kendine özgü ayrı bir yararı bulunan alet, araç veya nesne. Konunun gerektirdiği ölçüde kullanılan, bir sahne içinde yer alan veya oyuncunun dekor gereği kullandığı çeşitli eşya. Giysiyi bütünleyen çanta, kemer, şapka, eldiven, mücevher vb. eşya.

AĞIRŞAK

Yün veya iplik eğrilen iği ağırlaştırmak için alt ucuna geçirilen yarım küre biçiminde, ortası delik ağaç veya kemik parça. Teker biçiminde yassı nesne, kurs (I).

AZAMETLİ

Ulu, çok büyük. Debdebeli. Çalımlı, kurumlu. Gururlu. Görkemli, heybetli.

ANITSAL

Anıt niteliğinde olan, anıta benzeyen, abidevi. Görkemli.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

ALT

Bir şeyin yere bakan yanı, zir, üst karşıtı. Birkaç şeyden aşağıda olan. Bir şeyin yere yakın bölümü. Birine göre daha aşağı mevkide olan kimse, madun. Sınıflamalarda ikinci derecede olan. Bir nesnenin tabanı. Oturulurken uyluk kemiklerinin yere gelen bölümü.

AKARCA

Küçük akarsu. Sürekli işleyen çıban, fistül. Kaplıca. Kemik veremi.

AÇAN

Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.