Kelimeler arşivi içinde; sonunda "kel" olan, toplam 88 adet kelime bulunmaktadır. Sonu kel ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında kel olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde kel olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DİVERTİKEL, FERRONİKEL
PUTHEYKEL, DEVHEYKEL, KARAÇÖKEL
MÜŞEKKEL, DÖVÜŞKEL, PİŞEKKEL, ÇINDIKEL, TEVEKKEL, ŞİNORKEL, PESTİKEL, BİŞEKKEL
SAPAKEL, SÜVEKEL, FRUNKEL, ÇELİKEL, ÇABUKEL, BAŞIKEL, TORAKEL, İSTİKEL, ŞNORKEL
GEÇKEL, KİRKEL, KESKEL, DÖKKEL, KELKEL, SEKKEL, KERKEL, KANKEL, PİNKEL, SEÇKEL, GÖRKEL, HANKEL, PİŞKEL, HENKEL, İPEKEL, DEŞKEL, PESKEL, HEYKEL, TÖSKEL, KÖŞKEL, TEŞKEL, TERKEL, TAZKEL, AÇIKEL, BERKEL, BESKEL, BİŞKEL, BİTKEL, ÇEFKEL, ÇENKEL, Devamını Oku »»
GÖKEL, PAKEL, ŞEKEL, TOKEL, TÖKEL, TÜKEL, ZÖKEL, ÇİKEL, ÇÖKEL, DİKEL, İLKEL, NİKEL, SEKEL, SÖKEL, TEKEL, TİKEL, ÖTKEL, ÇOKEL, ERKEL, ÇEKEL, HEKEL, HÖKEL, İSKEL, KEKEL, KÖKEL, MEKEL, NEKEL
AKEL
KEL
KEL
Saçı dökülmüş olan (kimse). İçinde az eşya bulunan. Çıplak (doğa), yaprakları dökülmüş (bitki). Gelişmemiş, cılız (bitki).
SÜVEKEL
Taş.
TEVEKKEL
Her şeyi oluruna bırakan.
FERRONİKEL
Kütlece %74,2 demir, %25 nikel ve %0,8 karbon içeren çelikte ve aletlerde kullanılan bir alaşım.
SAPAKEL
Pullukta biriken çamur ve pislikleri temizlemekte kullanılan övendirenin arka ucundaki üçgen biçimli küçük yassı demir. (Susuz Kars).
ÇINDIKEL
Eskimiş çorap parçaları.
PİŞEKKEL
Çabuk pişen nohut, fasulye ve benzerleri yiyecekler.
PESTİKEL
Besleyici : Pestikel şeyler insanı kuvvetlendirir.
DÖVÜŞKEL
Kavgacı.
ŞİNORKEL
Nargile.
BİŞEKKEL
Çabuk pişen.
KARAÇÖKEL
Sazlık, bataklık.
PUTHEYKEL
(Heykel) İlkel toplumlarda tapınılan küçük heykel.
DİVERTİKEL
Kör kese.
DEVHEYKEL
(Heykel) Doğaldan birkaç kez büyük heykel.
MÜŞEKKEL
Biçim verilmiş. İri, gösterişli.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AKKARINCA
Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).
AKADEMİCİ
Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
AFT
Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
AKSEPTANS
Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
AKABE
Tehlikeli, sarp ve zor geçit.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
ABANOZGİLLER
İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.
AĞDALI
Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.