Kelimeler arşivinde; içinde "kel" olan, toplam 697 tane kelime bulunuyor. İçerisinde kel bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu kel ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında kel olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
MECKELDİVERTİKÜLÜ
MÜSTEMLEKELEŞMEK, TAVUSKELEBEKLERİ
HEYKELLEŞTİRMEK, ÇÖKELTİLEBİLMEK, ENİŞKELENDİRMEK, IŞIKELEKTRİKSEL, KRALİÇEKELEBEĞİ, MÜSTEMLEKELEŞME, SİLKELENEBİLMEK, SİLKELEYEBİLMEK
HEYKELTIRAŞLIK, TEKELLEŞTİRMEK, VELHASILIKELAM, KELİMEİŞEHADET, ÇÖKELTİLEBİLME, ERKTEKELCİLİĞİ, HEYKELLEŞTİRME, İLKELLEŞTİRMEK, İLKELMEMELİLER, KELAYNAKGİLLER, KELİSMAİLUŞAĞI, KONDROSKELETON, ÖFKELENEBİLMEK, SİLKELENEBİLME, SİLKELEYEBİLME
ÖFKELENDİRMEK, TEKELLEŞTİRME, ÇİÇEKLİKELLER, ÇÖKELTEBİLMEK, ERKELENDİRMEK, İLKELEŞTİRMEK, İLKELLEŞTİRME, KELEPÇELENMEK, KELEPÇELETMEK, KELMEYŞAHADET, KERTENKELELER, KERTENKELEMSİ, MERKELHÜCRESİ, MÜKELLEFİYYET, ÖFKELENEBİLME, ÖYKELENDİRMEK, PİCKELHERRİNG, TEKELİIŞIKLAR, ÜNLEMKELEBEĞİ, YILANKELEBEĞİ
BÜYÜKELÇİLİK, KELEPÇELEMEK, KELEPÇELENME, KELEPİRCİLİK, KELİMELEŞMEK, MÜKELLEFİYET, ÖFKELENDİRME, ALTINKELEBEK, ÇÖKELİKKIŞLA, ÇÖKELTEBİLME, IŞIKELEKTRİK, IŞIKELEKTRON, İLKELEŞTİRME, KELEBEKDELGİ, KELEPCELEMEK, KELEPÇELETME, KELPİLDETMEK, KELPİRTETMEK, PANCARDİKELİ, SÖYEKELENMEK, ŞEYTANKELEĞİ, TAHTAKELLESİ, TEKELPANCARI, TENKELLENMEK, TRAKELEKTOMİ
HAREKELEMEK, HEYKELCİLİK, HEYKELTIRAŞ, İLKELLEŞMEK, KELAMIKİBAR, KELEPÇELEME, KELERGİLLER, MASKELENMEK, PARKELETMEK, SİLKELENMEK, SİRKELENMEK, SİRKELEŞMEK, TEKELLEŞMEK, TENEKELEMEK, HASILIKELAM, BÜYÜKELMALI, ÇÖKELTİLMEK, EKZOİSKELET, EŞDEĞİŞKELİ, HEYKELSÜTUN, İŞKELLENMEK, KELEÇLENMEK, KELEMEKEŞİR, KELEMYENİCE, KELEPLENMEK, KELEŞEVLERİ, KELEZLENMEK, KELEZLEŞMEK, KELİMELEŞME, KELLEDAYAĞI, Devamını Oku »»
EDEBİKELAM, FİSKELEMEK, KELEBEKLER, KERTENKELE, LEKELENMEK, MASKELEMEK, MASKELENME, MÜTEKELLİM, NİKELLEMEK, ÖFKELENMEK, PARKELEMEK, PARKELETME, SİKKELEMEK, SİLKELEMEK, SİLKELENME, SİLKELEYİŞ, SİRKELENME, SİRKELEŞME, TEKELCİLİK, TEKELLEŞME, TENEKELEME, TRAKELİLER, ACEMKELERİ, BAŞHEYKELİ, BOYHEYKELİ, ÇÖKELTİLME, DİVERTİKEL, ENGEŞKELER, ERKELEYİCİ, FERRONİKEL, Devamını Oku »»
AKKELEBEK, BERKELYUM, ÇEKELEMEK, ÇÖKELEKLİ, ÇÖKELTMEK, FİSKELEME, İLKELEŞME, KEKELEMEK, KEKELEYİŞ, KELEPÇELİ, KELEPİRCİ, KELEPLEME, KELİMESİZ, KELLEŞMEK, KERRAKELİ, LEKELEMEK, LEKELENME, MASKELEME, NİKELLEME, ÖFKELENİŞ, ÖFKELENME, PARKELEME, SİKKELEME, SİLKELEME, TEHLİKELİ, TEVEKKELİ, BÜYÜKELÇİ, BÖKELEMEK, BÖLÜKELMA, ÇEKELEBÜZ, Devamını Oku »»
ÇEKELEME, ÇÖKELMEK, ÇÖKELTME, DİKELMEK, HAREKELİ, HEYKELCİ, HEYKELLİ, İLKELLİK, KEKELEME, KELAYNAK, KELEKLİK, KELEPSER, KELEŞLİK, KELLEŞME, KELOĞLAN, LEKELEME, MÜKELLEF, MÜŞEKKEL, NİKELSİZ, SİRKELİK, TEKELLÜF, TEKELLÜM, TEVEKKEL, TİKELLİK, KELALAKA, ALİKELLE, BİŞEKKEL, BİTKELLİ, CİYAKELA, ÇERKELEZ, Devamını Oku »»
BÖKELİK, ÇEKELEZ, ÇÖKELEK, ÇÖKELGE, ÇÖKELME, ÇÖKELTİ, DİKELME, İLKELCE, İSKELET, KEKELİK, KELEBEK, KELEPÇE, KELEPİR, KELİFİT, MASKELİ, NİKELLİ, SİRKELİ, ŞNORKEL, TAKKELİ, TEKELCİ, AŞIKELİ, BAŞIKEL, BİKELLE, BÖKELEK, CÖKELEZ, ÇABUKEL, ÇEKELES, ÇEKELGE, ÇEKELİK, ÇEKELOS, Devamını Oku »»
HEYKEL, İSKELE, KELECİ, KELEME, KELİME, KELKİT, KELLİK, LEKELİ, ÖFKELİ, ÖKELİK, ŞİKELİ, VÜKELA, AÇIKEL, AKELMA, BERKEL, BESKEL, BİŞKEL, BİTKEL, ÇEFKEL, ÇENKEL, ÇEPKEL, ÇERKEL, ÇEVKEL, ÇEYKEL, DENKEL, DEŞKEL, DİKKEL, DÖKKEL, DÜKELİ, EKELGE, Devamını Oku »»
ÇEKEL, ÇÖKEL, DİKEL, İLKEL, KELAM, KELEK, KELEM, KELEP, KELER, KELES, KELİK, KELLE, KELLİ, NİKEL, SEKEL, SÖKEL, TEKEL, TİKEL, ÇİKEL, ÇOKEL, EKELE, ERKEL, GÖKEL, HEKEL, HÖKEL, İSKEL, KEKEL, KELAT, KELBE, KELBİ, Devamını Oku »»
KELE, AKEL, KELA, KELB, KELİ, KELP, KELT, KELÜ
KEL
KEL
Saçı dökülmüş olan (kimse). İçinde az eşya bulunan. Çıplak (doğa), yaprakları dökülmüş (bitki). Gelişmemiş, cılız (bitki).
TAVUSKELEBEKLERİ
En büyük, en güzel kelebek türlerini içine alan ve tırtıl çağında yaprakla beslenen pulkanatlılar familyası.
HEYKELTIRAŞLIK
Heykelcilik.
VELHASILIKELAM
Sözün kısası.
KELİMEİŞEHADET
İslam'ın beş şartından biri olan ve "Tanıklık ederim ki Tanrı'dan başka ilah yoktur ve Muhammed onun kulu ve peygamberidir." anlamındaki söz.
TEKELLEŞTİRMEK
Tekel durumuna getirmek.
SİLKELENEBİLMEK
Silkelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
IŞIKELEKTRİKSEL
Işıkelektrik özelliği taşıyan.
HEYKELLEŞTİRMEK
Heykel durumuna getirmek.
MÜSTEMLEKELEŞMEK
Sömürgeleşmek.
MÜSTEMLEKELEŞME
Sömürgeleşme.
KRALİÇEKELEBEĞİ
Tırtıl çağında özellikle kayısılara zarar veren ve yurdumuzda rastlanan, ön kanatları sarı, arka kanatları beyaz kelebek.
MECKELDİVERTİKÜLÜ
Embriyo gelişiminde ince bağırsağın orta bölgesindeki vitellus kesesi artıklarından oluşan duktus vitellinus içerisindeki kalıntılar.
SİLKELEYEBİLMEK
Silkeleme imkânı veya olasılığı bulunmak. Silkelemeye gücü yetmek.
ENİŞKELENDİRMEK
Alçaltmak, seviyeyi düşürmek.
ÇÖKELTİLEBİLMEK
Çökeltilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKKELEBEK
Hemen bütün meyve ağaçları için tomurcuk düşmanı sayılan, iri ak kanatları kalın, kara damarlı bir kelebek (Aporia crataegi).
AKADEMİCİ
Kurallara bağlı resim ve heykel çalışması yapan kişi veya sanatçı.
AKTİNİT
Aktinyum, toryum, protaktinyum, tulyum, plütonyum, amerikyum, küriyum ve berkelyum radyoaktif elementlerinin ortak adı.
AKAMBER
Özellikle amber balığının bağırsaklarından çıkarılan, kül renginde, yapışkan, bükülgen ve misk gibi kokusu olan bir taş. Sıcak ülkelerde yetişen bir ağaçtan elde edilen katı, güzel kokulu reçine.
AKABE
Tehlikeli, sarp ve zor geçit.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
AKKARINCA
Düz kanatlılardan, sıcak veya ılıman ülkelerde yaşayan, bitkilere çok zarar veren bir böcek cinsi, termit, divik (Termes).
AFT
Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.
AKIŞMA
Akışmak işi. Bir sıraya gelen ses, hece veya kelimelerin birbirleriyle uyuşarak kulağa hoş ve dile kolay gelen bir bütün oluşturması.
ABANOZ
Abanozgillerden, sıcak ülkelerde yetişen, kerestesinden yararlanılan birçok ağacın ortak adı. Bu tahtadan yapılmış. Bu ağacın ağır, sert ve siyah renkli tahtası. Koyu, parlak siyah. Bu renkte olan.
ALAVERE
Bir şeyin elden ele geçmesi. Vapurlarda bu biçimde taşıma işi için bordalarda kurulan basamaklı iskele. Kargaşalık. Bir şeyi elden ele vererek aktarma.
ACUR
Kabakgillerden, kabuğu çizgili ve tüylü, yeşil veya sarımtırak, üzeri yeşil lekeli, irice bir meyve (Cucumis flexuosus).
AĞDALI
Ağdalanmış. Karmaşık. Bilinmeyen kelimelerden, anlaşılması güç sözlerden oluşan (deyiş).
AĞIRLAŞMAK
Ağır duruma gelmek. Sıkıcı ve bunaltıcı bir durum almak. Güçleşmek, zorlaşmak. Gökyüzü bulutlu ve karanlık, iç karartıcı bir hâl almak. Ağırbaşlı olmak. Yavaşlamak. Yiyecek bozulmaya yüz tutmak. Gebe kadın doğurması yaklaşmak. Hasta tehlikeli duruma gelmek, fenalaşmak. Organ görevini yapamaz duruma gelmek.
ABANOZGİLLER
İki çeneklilerden, sıcak ülkelerde yetişen bir bitki familyası.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
AKSEPTANS
Yabancı ülkelerde okuyacak öğrenciler için gönderilen kabul belgesi. Poliçelerin üzerine "kabulümdür" biçiminde yazılarak altı imzalanan açıklama, kabul.
ABORDA
Bir deniz teknesinin başka bir tekneye, bir iskeleye veya bir rıhtıma yanını vererek yanaşması.