Kelimeler arşivi içinde; başında "kek" olan, toplam 79 adet kelime bulunmaktadır. kek ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu kek ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde kek olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
KEKLİKKAYASI, KEKLİKGANAĞI, KEKEMELEŞMEK, KEKLİKPINARI, KEKLİKBALIĞI
KEKREMSİLİK, KEKEMELEŞME, KEKLİKAYAĞI
KEKİKPINAR, KEKLİKOLUK, KEKLİKDERE, KEKİLLİALİ, KEKİLBASTI, KEKLİKTEPE, KEKİKSIRTI, KEKLİKDÜZÜ, KEKLİKOĞLU, KEKEÇLEMEK
KEKMETMEK, KEKELEMEK, KEKELEYİŞ, KEKİRİMSİ, KEKİKTEPE, KEKLİKOVA, KEKLİKOTU, KEKİKDÜZÜ, KEKLEŞMEK, KEKEREMEK, KEKLİKKÖY, KEKEMELİK
KEKLEMEK, KEKELEME, KEKİTMEK, KEKLEŞME, KEKLİCEK, KEKİRMEK, KEKLİKLİ, KEKİLMEK, KEKİLCEN, KEKREMSİ, KEKRELİK
KEKELEZ, KEKELİK, KEKİKLİ, KEKENEK, KEKELEK, KEKLEME, KEKECEN, KEKEÇEN
KEKEME, KEKÜLE, KEKLİK, KEKEVİ, KEKOTİ, KEKMİK, KEKMEK, KEKİRE
KEKRE, KEKUK, KEKÜÇ, KEKÜL, KEKİR, KEKİT, KEKEC, KEKEÇ, KEKEL, KEKEN, KEKEŞ, KEKEY, KEKEZ, KEKİÇ, KEKİK, KEKİL, KEKİŞ, KEKİZ
KEKİ, KEKE, KEKA
KEK
KEK
Ana maddeleri yumurta, un ve şeker olan, içerisine kuru üzüm, kakao, fındık vb. konularak fırında pişirilen tatlı çörek. Aptal, bön, kolay aldatılabilen (kimse).
KEKLİKGANAĞI
Bir çeşit bitki.
KEKİKPINAR
Erzincan şehrinde, Dutluca bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KEKİLBASTI
Kadın feslerine dikilen altın. (Yenikent Aksaray Niğde).
KEKLİKAYAĞI
Bir halı motifi. (Beyköy Şarkikaraağaç Isparta).
KEKLİKBALIĞI
Bir çeşit balık.
KEKEMELEŞME
Kekemeleşmek işi.
KEKLİKPINARI
Malatya kenti, Akçadağ ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KEKLİKTEPE
Bitlis şehrinde, Güroymak belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer. Siirt ilinde, Bağgöze bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sivas ilinde, Sincan bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KEKLİKOLUK
Kahramanmaraş şehrinde, Göksun ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
KEKEMELEŞMEK
Kekeme durumuna gelmek.
KEKLİKDERE
Bingöl ilinde, Genç belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi. Diyarbakır kenti, Silvan ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri. Elâzığ kenti, Palu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
KEKİLLİALİ
Kırşehir ilinde, Savcılı nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KEKLİKKAYASI
Erzincan ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.
KEKREMSİLİK
Kekremsi olma durumu. Asık suratlı olma, yüzü gülmeme.
KEKİKSIRTI
Van kenti, Kocapınar bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
Bu bölümde tanımı içerisinde KEK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHFAT
Erkek torunlar.
ALA
Karışık renkli, çok renkli, alaca. Alabalık. Kekliğin boynundaki siyah halka. Açık kestane renginde olan, ela (göz).
ALAGEYİK
Geyikgillerden, Güney Avrupa ve Kuzey Afrika'da yaşayan, yazın postunda ak benekler oluşan, erkeklerinin boynuzları uca doğru kürek biçiminde genişleyen bir cins geyik, sığın (Dama dama).
ADAMSIZ
Adam olmadan. Güvenecek kimsesi olmayan, dayanağı bulunmayan, arkasız. Erkeksiz, kocasız.
ADAM
İnsan. Birinin yararlandığı, kullandığı kimse. Birinin yanında bulunan ve işini yapan kimse. Bir alanı benimseyen kimse. Eş, koca. Görevli kimse. İyi huylu, güvenilir kimse. Erkek kişi. Daima birinin yanında olan, onu destekleyen, isteklerini yerine getiren kimse.
ASLAN
Kedigillerden, Afrika'da ve Asya'da yaşayan, erkekleri yeleli, yırtıcı, uzunluğu 160, kuyruğu 70 santimetre ve ucu püsküllü, çok koyu sarı renkli güçlü bir tür memeli, arslan. Zodyak üzerinde Yengeç ile Başak arasında yer alan takımyıldızın adı. Gürbüz, cesur ve yiğit adam.
ADAMCAĞIZ
Kendisine sevgi veya acıma duyulan erkek.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ABLA
Bir kimsenin kendisinden büyük olan kız kardeşi. Erkeklerin kız veya kadınlara seslenirken söyledikleri söz. Büyük kız kardeş gibi saygı ve sevgi gösterilen kız veya kadın. Genelev veya randevuevi işletmecisi kadın, çaça, mama (II).
AĞABEY
Büyük erkek kardeş, ağa, aka, ede, efe. Saygı ve sevgi göstermek üzere yaşça büyük olan erkeklere söylenen bir seslenme sözü.
ARGIT
Geçit, boğaz, dağ boğazı, derbent. Keklik tutmakta kullanılan, tahtadan kapanların yan taraflarına bağlanan ağaç parça.
ALABROS
Fırça gibi dik kesilmiş (erkek saçı).
AKTÖR
Erkek oyuncu. Herhangi bir olayda etkisi veya katkısı olan kimse.
ALMAK
Bir şeyi elle ya da başka bir araçla tutarak bulunduğu yerden ayırmak, kaldırmak. Zararlı, tehlikeli bir şeye uğramak. Bir şeyi veya kimseyi bulunduğu yerden ayırmak. Motor çalışması için gerekli olan elektrik veya yakıttan yararlanır duruma gelmek. Satın almak. Erkek, kadınla evlenmek. Göreve, işe başlatmak. Örtmek, koymak. Yolmak, koparmak. Bürümek, sarmak, kaplamak. İçine sığmak. İçecek veya sigara içmek. Görevden, işten çekmek. Kazanç sağlamak. Gidermek, yok etmek. Kazanmak, elde etmek. Çalmak. Kısaltmak, eksiltmek. Vücuttaki hasta bir organı ameliyatla çıkarmak. İçeri sızmak, içine çekmek. Yol gitmek, mesafe katetmek. Kabul etmek. İçeri girmesini sağlamak. Birlikte götürmek. Soldurmak. Kendine ulaştırılmak, iletilmek. Temizlemek. Sürükleyip götürmek. Yer değiştirmek. Yutmak, kullanmak. Tat veya koku duymak. Başlamak. Ele geçirmek, fethetmek.
AMCA
Babanın erkek kardeşi, baba yarısı, emmi. Yaşlı erkeklere saygı için kullanılan bir seslenme sözü.
ANDROPOZ
Erkeklerde, er bezlerinin salgıladıkları hormon miktarının giderek eksilmesi sonucu cinsel gücün azalması, yaş dönümü.
AĞA
Geniş toprakları olan, sözü geçen, varlıklı kimse. Halk arasında sayılan ve sözü geçen erkeklere verilen unvan. Osmanlı Devleti'nde bazı kuruluşların başında bulunanlara verilen resmî san. Ağabey. Cömert, eli açık. Okuryazar olmayan yaşlı kimselerin adlarıyla birlikte kullanılan san. Koca.
AFİF
İffetli (erkek).
ALACA
Birkaç rengin karışımından oluşan renk, ala. Birkaç renkli iplikten yapılmış dokuma. Meyvelere, genellikle üzüme düşen ben. Keklik, bıldırcın vb. kuşları avlamak için kullanılan iki renkli bez. Ağaçta ilk olgunlaşan meyve. İki ya da daha çok renkli. Çorum iline bağlı ilçelerden biri.
AGEL
Arap erkeklerinin kefiyelerinin üzerine bağladıkları, yünden örülmüş kalın çember bağ.