İçinde ZAĞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "zağ" olan, toplam 99 tane kelime bulunuyor. İçerisinde zağ bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu zağ ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında zağ olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

SIDIKLIİKİZAĞIL

13 harfli kelimeler

DOMUZAĞIRŞAĞI, BAYIRKOZAĞACI

12 harfli kelimeler

BUZAĞILAŞMAK, HOROZAĞIRLIK, KAPLANKOZAĞI

11 harfli kelimeler

SIÇANDUZAĞI, DUZAĞIBURNU, DİZAĞURŞAĞI, BUZAĞIBURNU, BUZAĞCIOĞLU, BIZAĞILAMAK, KARGAKOZAĞI, ZAĞARCIBAŞI, BUZAĞILAMAK, BUZAĞILAŞMA, KUNDUZAĞILI

10 harfli kelimeler

GAZOZAĞACI, DİLLİZAĞAR, CAMUZAĞILI, CAMIZAĞILI, SUBUZAĞISI, BUZAĞILAMA, BUZAĞIDİŞİ, KIZAĞLAMAK, BOZAĞANLIK, YALNIZAĞIL, BIZAĞLAMAK, ARZAĞALARI, YALNIZAĞAÇ

9 harfli kelimeler

SARIZAĞAR, ZAĞLANMAK, ZAĞLATMAK, BUZAĞILIK, BUZAĞISIZ, ZAĞILTTAK, DOKUZAĞAÇ, DİŞBUZAĞI

8 harfli kelimeler

ÖZAĞRISI, KOZAĞACI, SAHZAĞAN, SAZAĞASI, BUZAĞICI, KIZAĞILI, BUZAĞLIK, BUZAĞILI, ZAĞLAMAN, BIZAĞILI, ZAĞLAMAK, TOZAĞACI, ZAĞILMAK, ZAĞCILIK, ZAĞARLIK

7 harfli kelimeler

SAZAĞAN, KOZAĞZI, ZAĞLAMA, ZAĞARLI, YAZAĞZI, TOZAĞAN, KAREZAĞ, SIZAĞAN, KIZAĞAN, ZAĞARCI, ZAĞANOS, BOZAĞAÇ, DÜZAĞAÇ, DÜZAĞIL, İZAĞNCI, KAZAĞAÇ, KOZAĞAÇ, KAZZAĞI, KEZAĞZI

6 harfli kelimeler

ZAĞRAK, ZAĞNOS, ZAĞSIZ, ZAĞMET, ZAĞMAK, KAZAĞI, ZAĞARA, ZAĞUDA, ZAĞBAL, BOZAĞA, KAZAĞU, SAZAĞI, BUZAĞI, BUZAĞU, BOZAĞI, BIZAĞA, BIZAĞI, ZAĞANA

5 harfli kelimeler

ZAĞAR, ZAĞMA, ZAĞAL, ZAĞCI, ZAĞLI, ZAĞRA, KAZAĞ, BIZAĞ

3 harfli kelimeler

ZAĞ

Bazı kelimelerin anlamları

ZAĞ

Kılağı. Güç, kuvvet: Zağlı bir hayvan. Oğlumun hastalığı zağımı kırdı. Hız, tav, şiddet: At zağından çatlayacaktı. Ateşin zağı kesildi, geçti. Sertlik, peklik. Gürbüzlük, semiz olma durumu. Mutlu. Güçsüz, verimsiz (toprak için). Büyüklenme, kurum, kibir. Çok keskin (bıçak, kılıç gibi kesici araçlar için). Zaman, sıra: Artık işin zağı geldi. Ana kuşun yavruları için gagasıyla taşıdığı yem. Piliç. Bir yaşında kara karga. Köpek yavrusu. Karga. Yayın ucuna sarılan deri.

BAYIRKOZAĞACI

Antalya şehrinde, Güzelbağ nahiyesine bağlı bir bölge.

DİZAĞURŞAĞI

Dizkapağı.

BUZAĞILAŞMAK

Buzağı durumuna gelmek.

KARGAKOZAĞI

Ebucehil-karpuzu, acıhıyar.

DOMUZAĞIRŞAĞI

Buhurumeryem denilen bitki. Çöven denilen bitki.

DUZAĞIBURNU

Danaburnu.

SIDIKLIİKİZAĞIL

Kırşehir şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.

BUZAĞILAMAK

Sığır yavrulamak.

HOROZAĞIRLIK

Yumrukoyununda 51 kg.dan 54 kg.a kadar olan ağırlıklara verilen ad.

BUZAĞCIOĞLU

Yozgat şehrinde, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

BIZAĞILAMAK

Doğurur gibi, çok güçlük çekmek: Mehmet imtihanı verinceye kadar kaç defa bızağıladı.

KAPLANKOZAĞI

Salyangoz, sümüklüböcek.

BUZAĞIBURNU

Danaburnu denilen ve bitki köklerini yiyen bir böcek.

ZAĞARCIBAŞI

Zağarcı ortası komutanına verilen san.

SIÇANDUZAĞI

Aldatılma, fak: Ben heç sıçanduzağına düşecek adam mıyım?.

  -   -   -  

Anlamında ZAĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ZAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

KILAĞI

Taş üzerinde bilenen bir kesici aracın keskin yüzüne yapışan ve aracın iyi kesebilmesi için, yağlanmış yumuşak taşla kaldırılması gereken çok ince çelik parçaları, zağ.

AV

Karada, denizde, gölde veya akarsularda evcil olmayan hayvanları vurma veya yakalama işi, şikâr. Bir hayvanın bir başka hayvanı yemek için yakalaması. Tuzağa düşürülen, kendisinden yararlanılan kimse. Bu yollarla yakalanan hayvan.

DEGAJ

Futbolda kalecinin topu sert bir ayak vuruşuyla uzağa atması, degajman.

BASİRET

Gerçekleri yanılmadan görebilme yeteneği, uzağı görüş, seziş, anlayış, kavrayış, sağgörü, vizyon.

DOLAMIK

Bir tür ağ, bir tür avcı tuzağı.

ATLAMA

Atlamak işi. Belirli bir yerden gerilip hız alarak yapılmış olan sıçrama ile vücudu yerden kesip daha uzak bir yere kondurma veya belli bir yükseklikten aşırma. Bu biçimde en uzağa atlamak veya en yükseği aşmak amacıyla yarışılan atletizm dalı.

BUZAĞILAŞMA

Buzağılaşmak işi.

BASİRETSİZLİK

Gerçekleri, ileriyi ve uzağı görememe, sağgörüsüzlük.

ÇEKİRGE

Düz kanatlılardan, uzun olan art bacaklarına dayanarak uzağa sıçrayabilen, birçok türü olan bir böcek (Acridium).

BİLEMEK

Kesici aletlerin ağzını çark, zımpara, eğe, bileği taşı vb.nde keskinleştirmek, keskin duruma getirmek, kılağılamak, zağlamak. Güçlendirmek, etkisini artırmak.

ÇÖRTEN

Dam çevresindeki yağmur sularını oluklardan alıp duvar temelinden uzağa akıtan, saçak kenarlarından dışarı doğru uzanmış ağaç oluk.

GÖTÜRMEK

Taşımak, ulaştırmak ya da koymak. Öldürmek. Herhangi bir yiyeceği tek başına ve hızlı bir biçimde yemek. Dayanmak, katlanmak, tahammül etmek. Kaybolmasına, yok olmasına yol açmak. Tümüyle sahip olmak. Yerinden ayırıp uzağa atmak veya yok etmek. Haksız kazanç sağlamak, mal veya para sahibi olmak. Bir sonuca vardırmak. Birinin yanında yürüyüp ona bir yere kadar arkadaşlık etmek. Bir kimseyi bir yere kadar yanında yürütmek.

BUZAĞISIZ

Buzağısı olmayan.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AVLAMAK

Bir avı diri veya ölü olarak ele geçirmek. Tuzağa düşürmek, kurnazlıkla kandırmak.

KILAĞILAMA

Kılağılamak işi, zağlama.

BEN

Çoğu doğuştan, tende bulunan ufak, koyu renkli leke ya da kabartı. En çok üzümde görülen olgunlaşma belirtisi. Kişiyi öbür varlıklardan ayıran bilinç. Teklik birinci kişiyi gösteren söz. Olta veya tuzağa konulan yem. Saçta, sakalda beliren beyazlık. Bir kimsenin kişiliğini oluşturan temel öge, ego. Kuşun yavrusuna taşıdığı yem.

BASİRETLİ

Gerçeği görebilen, uzağı görebilen, basireti olan, sağgörülü.

BUZAĞILI

Buzağısı olan.