Kelimeler arşivinde; içinde "yoh" olan, toplam 28 tane kelime bulunuyor. İçerisinde yoh bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu yoh ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında yoh olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KOLANJİYOHÜCRESEL
İHTİYOHEMOTOKSİN
ANJİYOHEMOFİLİ, PİYOHEMOTORAKS
YOHTAŞDIRMAK, YOHSUZNUĞNAN
BAŞYOHARI, BAŞYOHARİ, YOHSULLUK
YOHSAMAK, YOHLAMAK, YOHİMBİN
YOHARDA
YOHARİ, YOHSUL, YOHSAM, ABIYOH, YOHARI, YAYOHU
YOHNA, YOHSA, YEYOH, YAYOH, YOHUŞ, YOHUT
YOHO, YOHA
YOH
YOH
Yok, hayır. Yok, bk. yog. Yok. Yok (olumsuz isim cümlesi hâlinde) - vari yoği: bütün mülkü.
YOHARİ
Yukarı. Yukarı, bk. yoharu, yuharı.
BAŞYOHARI
Yukarı doğru, yukarı taraf.
YOHTAŞDIRMAK
Araştırmak.
YOHSAMAK
Hıçkırarak ağlamak.
YOHİMBİN
Corynanthe yohimbe ağacının kabuklarından elde edilen, indolalkilamin türevi alfa-almaç engelleyicisi ilaç.
KOLANJİYOHÜCRESEL
Safra kanallarına ait, onlarla ilişkili veya ilişkin.
YOHSULLUK
Yoksulluk, fakirlik.
BAŞYOHARİ
Yokuş yukarı.
YOHSUL
Yoksul. Fakir, yoksul.
ANJİYOHEMOFİLİ
von Willebrand hastalığı.
İHTİYOHEMOTOKSİN
Bazı balıkların kanında bulunan zehir.
YOHARDA
Yukarıda.
PİYOHEMOTORAKS
Göğüs zarı boşluğunda irin ve kan toplanması.
YOHLAMAK
Yoklamak. Araştırmak. Sınamak.
YOHSUZNUĞNAN
Yoksulluk ile, fakirlik ile.
Bu bölümde tanımı içerisinde YOH geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SIZICILAŞMA
Patlayıcı ünsüzlerin çeşitli nedenlerle sızıcı ünsüzlere dönüşmesi olayı: yoksul> yohsul, takı > dahı > dahi, çıkar- > çıhar-, bu kadar> bu ğadar (Z. Korkmaz, Nevşehir ve yöresi Ağızları, s. 87), arka > arha, sağdıç > sağdış (A. Ercilasun, Kars ili Ağızları, s. 113), gece > geje (A. Ercilasun. göst. y.) vb.
ALVER
Alışveriş, alım satım, ticaret, ilgi. Alışveriş: Seninle alverimiz yoh. Alışveriş. Ticaret, alışveriş.
SARIBAŞ
Sarı başaklı bir çeşit buğday. Parlak ve düzgün tüylü, küçük bir çeşit kuş. Bir çeşit buğday. Güzün ekilen bir tür buğday. "Zatı sarıbaş ekmeği, buğda ekmeği yoh.".
TEHLEMEK
1.Gözetlemek. 2.Dikkat etmek. 3.Her an uyanık durmak. 4.Gizlice dinlemek. 5.Bir kimseyi yalnızken kıstırmak : Hasan'ı tehlediler yohsa onnara alt olası oğul döyüldü. Sınavdan geçirmek. Tanımak. Gözetmek, bakmak.
FİZ
Kurnaz: Fizlina diyecek yoh.
KORİNANTRİN
Yohimbinin diasteroizomeri olan ve alfa 2 almaçlarını alfa 2'ye göre daha güçlü engelleyerek sempatolitik etkinliğe neden olan bir alkaloit.
ŞİŞLİG
Şişlik et parası, "deligannılara şişlig alurlar, başlıh yoh.".
YOG
Yok, hayır. Yok (bk. yo, yok). Yok, bk. yoh.
DİLBENT
Tercüman: Velinin dili yoh du mu, sen onun dilbendisen mi?. Tülbent. Tercüman. Tülbent, bk. dülbet. Gönül bağı, gönül bağlayan.
YOSA
Yoksa. Yok ise, karşılığı yohsa.
YENİŞ
İniş. İniş - yeniş yohuş: engebeli. Yanlış.
BAĞTAP
Din, dinsel inanç: Bu kişinin bağtabı yoh.
GONADEKTOMİ
Gonadların çıkarılması. Erkeklerin ya da dişilerin kısırlaştırılması. Yaygın olarak pet hayvanlarında gonatların cerrahi yolla çıkarılmasıyla gerçekleştirilen kısırlaştırma. Erkeklerde bu işlem kastrasyon, dişilerde ise overyohisterektomi olarak da adlandırılır.
VAR
Mevcut, evrende veya düşüncede yer alan, yok karşıtı. Sahiplik bildiren olumlu ad cümleleri kuran bir söz. Elde bulunan her şey. Varlıklı: Var evi kerem evi yok evi verem evi. Çekil, yıkıl, savul: Var, git gözümün önünden!. Kale. Mevcut, var// var mal: mal mülk// var yoh: bütün mülk. Varlığı, mevcudiyeti. Hepsi, olancası, mevcudu. Olanca, hep. Servet, mal, varlık. Haydi, durma. (Olumlu fiillerle birlikte gelince teşvik pekitmesi oluyor.). Sakın! (Olumsuz fiillerle birlikte gelince sakındırma pekitmesi oluyor.).